Yetenekli Kalemler

Yetenekli Kalemler

Türkiye
Kültür-Sanat 642 yazı 0 takipçi

Beton kaleler

Kendi elimizle beton kaleler ördük. Hani derler ya "kendi kazdığı kuyuya kendi düştü" diye. Sanırım insan da bu beton kalelerle kendine bir yalnızlık çukuru ördü ama haberi yoktu... Apartmanlar insanları tekilleştirdi. Beton kendi gibi soğuklaştırdı bizi de... Kalplerimiz muhabbetsizlikten beton gibi buz kesti. Odalarımız çoğaldı, doğalgazla ısındı

Hasreti çekilen kişi...

Bizim Müslüman olarak bir kimliğimiz, bir duruşumuz, bir vakarımız vardır, olmalıdır. Ettiğimiz laflar, giydiğimiz kıyafetler, hâl ve hareketlerimiz olaylara karşı tepkilerimiz, örnek olması gereken ahlâkımız. Aklımıza ne gelirse artık... Müslüman portresini bu ve bunun gibi konularda, sosyal hayatta doğru bir şekilde temsil edebilmeliyiz.Bir Müslü

İnsan nerede hata yapar

İnsan hata yapar. Bazen düşünmeden konuşur, yanlış bir karar verir veya doğru bildiği bir şeyin aslında yanlış olduğunu zamanla fark eder. Bunların hepsi insana mahsustur. Asıl mesele çoğu zaman hata yapmak değil; yaptığı hata kendisine gösterildiği hâlde onu kabul edememektir.İnsanın kendi yanlışıyla yüzleşmesi kolay değildir. Çünkü "Evet, burada

Nasrettin Hoca mı, Hoca Nasrettin mi

Nasrettin Hoca bizim Nasrettin Hocamızdır ama Türk dünyasının ne kadar geniş olduğunun ve Türk dünyasında yaşayanların aslında birbiriyle tarihî ve kültürel bağlarla bağlı olduğunun en önemli göstergelerinden de biridir.Nasrettin Hoca veya diğer adıyla Hoca Nasrettin bütün Türk dünyasının ortak değeridir... Çünkü Türk dünyasında nereye giderseniz g

Çilesine âşık olanlar

İnsan, kâğıda yazılmış dümdüz bir cümle değildir; aksine, altı çizilmiş, kenarına notlar düşülmüş ve yırtılsa bile tekrar dikilmiş veya yapıştırılmış bir sayfadır. Hayatı sathi ve sığ yaşayanlar için acı, bir an önce kaçılması gereken bir yangındır. Oysa bazı müstesna beden ve ruhlar için dert, bir felaket değil; insanın özüyle, hakikatiyle tanışma

Konforun içinde kaybolan şuur

Bir zamanlar başörtüsü meselesini konuşuyorduk. Başörtüsü yalnızca bir örtü değildi bizim için. Bir haysiyet meselesiydi. Bir aidiyet meselesiydi. İki üç nesil bunun mücadelesini verdi. Kimisi okul kapısında bekledi, kimisi işinden oldu, kimisi hor görüldü, kimisi susturuldu. Ama vazgeçmedi.Bugün dönüp o günlere bakıyorum da... Başörtüsünü kazandık

Yazarlığın asıl derdi, anlaşılmak

Bir dost meclisinde veya bir çay sohbetinde laf ne zaman yazarlıktan açılsa, soru genelde hep aynı noktaya kilitlenir:"Bu işten iyi kazanıyor musun"Toplumda yazarlığı sadece bir kazanç kapısı, kitabı ise rafa konup satılan ticari bir nesne gibi gören bir yaklaşım var. Oysa Türkiye şartlarında bu işin getirisinin ne olduğu ortada. Sırf maddiyat için

Yarının yükünü bugün mü taşıyoruz

İnsan yarın işini, kazancını veya sahip olduğu imkânları kaybetmekten korkabilir. Ortada kesinleşmiş bir durum yokken bile kendisini ağır bir yük altında hissedebilir. Belirsizlik uzadıkça zihin yorulur, gönül daralır; bugünün güzellikleri fark edilmez.Geleceği düşünmek yanlış değildir. İnsan tedbirini almalı, çalışmalı ve imkânlarını dikkatli kull

Kahve köşesi

Kahvenin başına gelenler pişmiş tavuğun başına gelmedi! İnsanoğlu kahve içmeye başladığından beri kahve aynı kahve ama etrafındaki dünya epey değişti. Eskiden bir tepsiye fincan, yanına su ve bir lokum konur, kahve gelirdi. Şimdi kahvenin gelişi için epey hazırlık yapılıyor.Kahve makinesinin modeli, kahvenin çekirdeği, öğütülme derecesi, fincanın ş

Dünyayı küçük görmek, yükü hafifletmek

Günün ilk ışıklarıyla birlikte başlayan ve geceye kadar süren o amansız koşturmacayı bir anlığına düşünün... İşler, yetişmesi gereken teslim tarihleri, bitmek bilmeyen sorumluluklar, makamlar, hırslar ve birikimler... Kendimizi kaptırdığımız bu dünyevi girdapta sürekli bir şeylerin peşinden koşuyoruz. Fakat günün sonunda elimizde kalan tek şey; der

Koşuyoruz lakin hareket etmiyoruz

Sabah evden aceleyle çıkıyor, akşam yorgun dönüyoruz. Gün boyu koşturduğumuzu düşünüyoruz; fakat vaktimiz oturarak geçiyor. Yoğunluk arttıkça düzenli beslenmeyi, hareket etmeyi ve vaktinde uyumayı erteliyoruz. Hazır gıdalar kolayımıza geliyor; ardından hâlsizlik, kilo ve bozulan uyku düzeninden vb. şikâyet ediyoruz.Mesele çoğu zaman neyin doğru old

Üstünlük kimin

Bir hizmette önde görünen mi üstündür, yoksa kimse görmeden yükü taşıyan mı İnsan bazen yapılan işten çok, kendi adının ne kadar anıldığına bakıyor. Böyle olunca hizmet birliği yerini şahısların yarışına bırakıyor.Büyüklerimiz "Hizmette hiç kimse üstün değildir. Üstünlük dinindir, şahsın değildir" buyuruyorlar. Burada sözü edilen hizmet, insanlara