Yetenekli Kalemler

Yetenekli Kalemler

Türkiye
Kültür-Sanat 628 yazı 0 takipçi

Gönül penceresinden hayat

İnsan, hayatın karmaşası içinde zaman zaman kendi kabuğuna çekilme ihtiyacı hisseder. Oysa huzur, dışarıda aradığımız büyük olaylarda değil, her gün göz ucuyla baktığımız, belki de hiç dikkat etmediğimiz detaylarda gizlidir. Bir fincan çayın sıcaklığı, eski bir dosttan gelen samimi bir haber veya gün batımında gökyüzünün aldığı o eşsiz renk... Haya

O ihtiyara çocukken çok kızardım

Bizim köyde yaşlı bir amca vardı. Çocukları toplar hikâyeler anlatırdı. Bilmeyenler çoktur; eskiden köylerde evden su akmaz çeşmelerden kaynak sularından insanlar kovalarla su taşırmış. Çeşmeye zincirle bağlı bir de bakır tas bulunurmuş, su içmek için.Yaşlı bir derviş çeşmeden geçiyormuş. Orada kızcağızın birinden bir tas su istemiş. Kızcağız ihtiy

"Çivi yok ama izleri kaldı"

Arkadaş seçimi, hayatımızdaki en kritik kararlardan birisidir şüphesiz. Hem dünyadaki huzurumuz için hem de ahiretteki saadetimiz için salih bir arkadaş önemlidir. Başımıza gelen iyiliklere de vesile olabilir, felaketlerin müsebbibi de. Bu bizim seçimimize bağlıdır. İyi arkadaş, iki cihan için de paha biçilemez bir nimettir.Hadi böyle bir arkadaşı

Osmanlı zarafetinin meydandaki imzası

İstanbul'un tarihî kalbinde, Topkapı Sarayı'nın Bab-ı Hümayun kapısının hemen önünde durup başınızı kaldırdığınızda, size Osmanlı zarafetini fısıldayan bir ihtişamla karşılaşırsınız. Karşınızda arz-ı endam eden bu yapı, sıradan bir su kaynağı değil; mimariyle estetiğin, hayırla ihtişamın buluştuğu bir devrin imzası olan III. Ahmed Çeşmesi'dir.Takvi

Kendi gözündeki mertek

Hatalı kabahatli kusurlu biz olsak bile, kibrimizden gururumuzdan inadımızdan vb. bile bile karşımızdakine bağırıp çağırmamayı, el kol hareketi yapmamayı şanımıza yakışmıyor sanıyoruz... Görenler ne der sonra değil miNe der mesela:' Adama bak, ne kadar estetik bir hareket yaptı, süper yahu! ' Üff, adamın bademcikleri ne kadar kırmızıymış! ' Böylesi

"Gözler yalan söylemez"

"Göz görmeyince gönül katlanmaz." "Gözümün önü" "Gözümün nuru" "Ahh gözlerin!" "Yalan gözlerin..." Bu ve benzeri ifadeler kimi zaman bir atasözü, kimi zaman bir beyit, bir hitap; kimi zaman da bir duvar yazısı vb. şeklinde karşımıza çıkar."Gözler" her yerde ve her zaman geçerli akçedir. İnsanın sağlıklı olmasına en önemli işaretlerden biri olduğu k

"Meğer göremeyen o değilmiş..."

Salon sessizliğe bürünmüştü. Bilal hafız Kur'ân-ı kerim okumaya başladığında, Akif Hoca sese hayran kalmıştı. Hasan Hoca'yla göz göze geldiler: "Demek başardı" dedi.Hasan Hoca tebessüm etti. "Başaran ben değilim hocam. Siz kaydettiniz, annesi dua etti; Rabbim de bu evlada çalışmayı nasip etti."Yıllar geçti. Bilal ilmini tamamladı. Güzel ahlakı, vak

En arka sıradaki hafız

Kur'ân-ı kerim kursunun emekli olmuş yaşlı Akif Hoca'sının artık gözleri bile az görüyordu. Radyoda mukabele sesini duyunca kulak kesildi. Yıllar önceye kapı araladı bu ses...Program bitince spiker okuyan hafızın ismini söylediğinde parmakları bastonunun sapını sıktı. "Bu o" dedi... "Bu o çocuk..."Hatırladı dün gibi... O gün, kursun avlusuna elinde

İbretlik bir hikâye...

Hülâgû, Moğol İmparatorluğu'nun kurucusu Cengiz Han'ın torunu, İlhanlı Devleti'nin kurucusu Mengü Kağan'ın da kardeşidir. 1255'te ağabeyi Mengü Han tarafından Orta Doğu topraklarının ele geçirilmesi için görevlendirilir.Hülâgû, 1258 tarihinde Bağdat'a girerek Abbasi Halifesi Mu'tasım da dâhil bazı kaynaklara göre 200 bin, bazı kaynaklara göre de 40

Süt dişinin hatırlattıkları

Bir süt dişinden söz etmiştim hani... Okuyanlar hatırlayacaktır. Belki de bu yüzden süt dişleri yalnızca biyolojik bir gelişimin parçası değildir. Onlar aynı zamanda anne sevgisinin sessiz hatıralarıdır.Ben görme engelli bir insanım. Bu yüzden çocukluğuma dair hatırladığım şeylerin çoğu görüntülerden oluşmaz. Ben çocukluğumu seslerle, kokularla ve

Çocukluğumun son muhafızı

Bugün bir süt dişimi çektirdim. Normal şartlarda bu cümlenin bir köşe yazısına konu olması beklenmez. Sonuçta süt dişi dediğimiz şey çocukluğun doğal bir parçasıdır; vakti gelince düşer, yerini kalıcı dişlere bırakır ve hayat yoluna devam eder. Çocuklar için küçük bir olay olan bu süreç, yetişkinler için çoğu zaman hatırlanmayan bir ayrıntıya dönüş

Tesadüf mü nasip mi

Hayat dediğimiz bu uzun yolculukta, bazen hiç beklemediğimiz bir anda karşımıza çıkan kapılar, kurduğumuz tesadüf cümleleri ve yolumuzun kesiştiği insanlar... İnsan durup düşünüyor; bütün bunlar birer tesadüf mü, yoksa kaderin ilmek ilmek işlediği bir nasip miModern dünya, her şeyi mantık çerçevesine oturtmaya, her olayı bir sebep-sonuç ilişkisiyle