Ünal Bolat

Ünal Bolat

Türkiye
Yaşam / Okur Soruları 630 yazı 1 takipçi

"Anne tek başıma gidemem"

"İçime bir kor düştü. Kendi çocukluğum geldi aklıma. Babamın kalın sesini hatırladım..."Kızımla ilgili hatırama bugün de devam ediyorum. Eşim Aynur sessizce yanıma oturup fısıldadı:"Bizim geçmişimiz zordu Hamit... Ama onunki öyle olmayacak, değil mi" Başımı salladım, gözlerim dolmuştu: "Olmayacak Aynur... Olmasın diye çalışıyorum işte. Tozun içinde

Çocukluğum ve çocuğum

"Bu sözleri duyunca içimden bir burukluk geçti. Kendi çocukluğum geldi aklıma..."Demirci'nin sabah ayazı yüzüme vururken fabrika sireninin sesi kulaklarımda çınlıyordu. Henüz gün doğmamıştı ama halı fabrikasının demir kapısından giren onlarca işçi gibi ben de vardiyanın içine karışıyordum. İçerideki hava ağırdı; yün kokusu, iplik tozu, makinelerin

Hoş gelsin yeni yaşım

"Rabbim, kalan ömrümüzü geçenden hayırlı eylesin ve bizi doğru istikametten ayırmasın..."Çocukluğumun bir bölümü, Almanya'nın gri bulutlarının altında, dünyanın karmaşasını henüz bilmeden geçti. O küçücük Gülçin, haberlerde İran-Irak Savaşı'nın haritaları çizilirken, o kırmızı çizgilerin zihnine korkuyla kazındığını çok net hatırlar. Her uçağın rot

'Allah yedirmeyi nasip etsin'

"O ekmekçi amcanın bu güzel duası aklımda kaldı. Hem hoşuma gitti hem garip geldi."İşim gereği sık sık seyahat ederim. Bir keresinde İzmir'e gitmem gerekti. Yaklaşık sekiz yüz km'lik uzun bir yol. Yoldaş olur düşüncesiyle hanımı da yanıma aldım. İzmir'de birkaç gün kalıp işlerimizi hallettik, dönüş yoluna çıktık. Afyonkarahisar'a geldiğimizde akşam

Taze balık nasıl olurmuş

"Solungaçları kıpkırmızı, derisi gergin; gözleri canlı, parlak ve dışa bombeli olmalıymış."Gördes'in balıkçısıyla ilgili hatırama bugün de devam ediyorum. Leyla, beş yaşında, kocaman meraklı gözleriyle her şeye hayran hayran bakan bir kız çocuğuydu. Annesiyle birlikte pazartesi pazarına geldiğinde, ilk durağı hep Abdullah Amca'nın aracı olurdu. Ley

"Dede mahrumu" mu

"Dağarcığı ikiye bölüp gece vakti bizi doyurup yatmışlar. Adam karakola şikâyet etmiş..."Hatırama bugün de devam ediyorum... Dedemin evinde dört tane oda alt katında da dört tane ayrı ayrı ahır vardı. Evindeki eşyaları da dört tane büyük tencere, ona yakın tabak o kadar da kaşık vardı. Bir tane bile çatalı, su bardağı yoktu. Babamın ısrarlarına rağ

Kendi çocuklarıyla beraber

"Kız tarafı kızını, gelin arabası yapılan kağnıya götürürken bile gözyaşıyla uğurlardı..."Uzun kış gecelerinde evimiz dolar taşardı. Bazen dedelerimizin bazen mahallemizin ihtiyar kadınlarının anlattıkları hikâyeler ve acı yaşanmışlıkları dinlerken üzülür bugünkü hâlimize şükrederdik.Savaşlar ve göçler yüzünden bu güzel topraklarda nice zaman huzur

Hiç helva yemez miydiniz

"O yıllarda gaz, tuz ve bez dışında para ile aldığımız bir şey yoktu; desem yalan değil."Antalya'ya bağlı Akseki ilçesinin tarihsel bir köyü olan Gödene'deki çocukluğumla ilgili unutulmaz hatıralarımı paylaşmaya devam ediyorum...Sığırlarla yük hayvanlarımızı yazdan hazırladığımız saman ve kuru ot olan halkamsı burmalarla doyururduk. Onlar sayesinde

Öyleyse niçin çift katlı

"Dalga geçme arkadaş. Böyle bir köyde tüm evlerin dubleks olması mümkün mü"Antalya'ya bağlı Akseki ilçesinin ta Romalılardan kalma tarihsel bir köyü olan Gödene'de doğmuşum. Toros sıra dağlarının ortasında dört yanı dağlarla çevrili olduğundan ekilip dikilebilen arazisi çok kıttı. Dahası, kağnı dâhil tekerlekli hiçbir aracın işlemediği fakir mahrum

Neden ceza yazmadılar

"Bulunduğunuz mevki, aldığınız eğitim, kurallara uymak için ceza yazmayı gerektirmiyor."1987 yılının kış aylarıydı. Eşimle konuşarak izin alıp Malatya'ya, köye gitmeye karar verdik. Çocukların okulu da tatile girmişti. Şubat ayıydı. Arabamıza binmiş, Tokat, Sivas üzerinden Malatya'ya gidiyorduk. Tokat'a doğru giderken yolda önümüzde bir düğün alayı

İlaç gibi sözler...

"Her şeyin ötesinde bizimle birlikte üzülüp gözyaşı dökmen beni derinden etkiledi"dedi...Vezirköprü'de kaymakam olarak görev yaptığım dönemde yaşadığım acı hatıramı anlatmaya bugün de devam ediyorum... O çocuklardan başkasının ölmemesi tek tesellimizdi. On iki çocuğumuzun cenaze töreni için bir gün sonra kaza yaşanan köye gittim. Çok etkilenmiş, ço

Feci piknik kazası!

"Vitesi boşa atan şoför, traktör hızlanınca kontrolü kaybetmiş ve römork devrilmişti..."Vezirköprü'de 80'li yıllarda kaymakam olarak görev yaptığınım süre içinde beni son derece üzen bir kazaolmuştu...Mevsimlerden ilkbahardı. İlçeye bağlı bir köyümüzün öğrencileri bir traktöre bindirilerek Kunduz'a piknik yapmaya götürülmüştü. Piknik dönüşü çocukla