"O ekmekçi amcanın bu güzel duası aklımda kaldı. Hem hoşuma gitti hem garip geldi."
İşim gereği sık sık seyahat ederim. Bir keresinde İzmir'e gitmem gerekti. Yaklaşık sekiz yüz km'lik uzun bir yol. Yoldaş olur düşüncesiyle hanımı da yanıma aldım. İzmir'de birkaç gün kalıp işlerimizi hallettik, dönüş yoluna çıktık. Afyonkarahisar'a geldiğimizde akşam oluyordu. Karnımız acıkmıştı. "Biraz dolaşırız lokum da alırız" düşüncesiyle şehir içine girdik.
Çarşıda yöresel yemekler yapan bir lokantada yemeğimizi yedik. Arabanın yanına giderken sokakta seyyar araba üzerinde Afyon'a özgü ekşi mayalı yöresel ekmek satan bir amca gördüm. Bilmeyenler için söyleyeyim tadı çok güzeldir. Büyük yuvarlak neredeyse tekerlek gibidir. Amcadan bir tane ekmek aldım. Poşete koyarken 'Allah yedirmeyi nasip etsin' dedi. Bu güzel dua aklımda kaldı. Hem hoşuma gitti hem garip geldi. Öyle ya hangimiz ekmek aldığımızda bu duayı duyuyoruz. Biraz alışveriş yaptık diğer aldıklarımızla beraber ekmeği de arka koltuğa koyduk.
Yola çıktık. Birkaç saat geçti bizim 'yoldaş' uyudu. Gecenin bir saati bir şehrin içinden geçiyorduk. Biraz ileride kırmızı ışık yanmış araçlar durmuş. Ne yazık ki yorgunluk dikkatsizlik ben bunun geç farkına vardım. Hemen önümde kırmızı fren lambaları yanan araca çarpmamak için frene sonuna kadar bastım. Duracağımız yok, son çare bekleyen araca zarar vermemek için direksiyonu sola kırdım. Refüje çarptık, patırtı gürültü araba durdu. Bu hengamede nasıl olduysa arkadaki ekmek hopladı zıpladı yuvarlandı yanımıza geldi. Bize bir şeyler anlatmak ister gibiydi.

4