Salih Cenap Baydar

Salih Cenap Baydar

Karar
Yaşam 186 yazı 0 takipçi

Silahlar adaletin sesinin duyulması için susmalı

PKK'nın kendisini feshettiğini açıklamasının ardından iktidar Meclis'e silah bırakma sürecinin teknik ve hukuki çerçevesini düzenleyen bir yasa getirdi.Bu, Türkiye'nin uzun süredir taşıdığı ağır meselenin yeni bir eşiğe geldiğini gösteriyor.Onlarca yıldır süren çatışmanın ardından silahların susması çok mühim, çok sevindirici.Fakat silahların susma

Denizdeki balıklar denizi neden fark etmez

Prof. Dr. İlhami Güler Hoca'nın Karar gazetesinde yayınlanan "Dindar/muhafazakâr"ların ahlakı neden zayıf" başlıklı yazısına gelen bir okuyucu yorumu, bir zamandır anlatmaya çalıştığım köreltici mekanizmanın kanlı canlı bir örneği oldu.Neydi o "köreltici mekanizma"Grup kimliğinin, bireyi kendi grubunun günahları karşısında körleştirmesi, sağırlaştı

Hakikati kim öldürüyor

Bu yazıdan önceki iki yazımda, çoğu zaman hakikati aramak yerine, kimliğimiz haline getirdiğimiz inançlarımızı korumaya çalıştığımıza dikkat çekmiştim.Sosyal psikolojinin "kimlik koruyucu biliş" dediği bu mekanizma, Türkiye siyasetinin birbirine taban tabana zıt dört kimlik grubunda da benzer biçimlerde işliyor.Gülen cemaati mensubu pek çok kişi, i

Hakikatin yeni rahipleri

Bir önceki yazımda, insanların çoğu zaman hakikati aramak yerine kimlik ve inançlarıyla örtüşen bilgileri sorgulamadan kabul ettiklerini anlatmıştım. Ayrıca inandıklarıyla çelişen kanıtlardan nasıl kaçındıklarını, yani Dan Kahan'ın kimlik koruyucu biliş dediği olguyu ele almıştım.Şimdi bu tabloyu daha da tehlikeli hâle getiren bir gelişmeyle karşı

Hakikati aramıyoruz, inandığımızı savunuyoruz

Pek çok insanın bir hakikat arayışı yoktur. Çünkü inandıklarının, hakikatin ta kendisi olduğundan şüpheleri yoktur.O yüzden de ömürlerini, –hakikatin değil- inandıklarını teyit edecek delillerin peşinde geçirirler.Böyle birinin önüne, yıllardır savunduğu görüşün yanlış olduğuna dair güçlü kanıtlar koyun.İlk tepkisi çoğu zaman sunulan bilgi ya da be

Oportünizm treninin vagonlarında yitirilen güven

Dün eleştirdiği görüşleri bugün savunan, geçen ay sövdüğü adamı bu ay göklere çıkaran, bir yıl önce "asla kabul edilemez" dediği uygulamalara bugün sahip çıkan insanlarla dolu dört bir yanımız.Bunların ilkesizliğini eleştirdiğinizde şöyle diyorlar:"Romantizmin devri geçti, pragmatik olmak lazım."Ama bu pragmatizm değil, düpedüz oportünizm.Bunların

Dokunulmazlık talebi özgürlüğün sonudur

Her ülkede "ofansif mizah" yapan stand-up'çılar var.Fakat bizdekilerin işi zor.Kırılganlıkta adeta birbirimizle yarışıyoruz.İnançlarımızla ilgili esprilere tahammül edemiyoruz.Herkes bizim gibi inansın, inanmıyorsa bile kutsallarımıza saygı göstersin istiyoruz.Fakat bu, zannedildiği kadar kolay karşılanabilir bir beklenti değil.Taşrada, küçük ve iz

Kılavuzu algoritma olanın

Yaşadıklarımızı izah etme çabasındaki düşünürlerin sık sık gönderme yaptıkları iki distopya vardır: George Orwell'in 1984'ü ve Aldous Huxley'in Cesur Yeni Dünya'sı.Orwell'in kurgusunda bilgilere erişim, devlet baskısıyla büyük ölçüde kontrol edilir ve çoğu zaman engellenir. Kitaplar yasaklanır, düşünceler sansürlenir, insanlar gözetlenir, devlet "g

Kırılgan biz: Kolektif narsisizm ve güç arayışı

Türkiye'de siyasi tartışmalar çoğunlukla liderlerin etrafında döner: Kim iktidara gelecek, kim düşecek, kim kurtaracak, kim mahvedecekBu soruların altında yatan psikoloji üzerine ise pek konuşulmaz.Psikoterapist Dr. Murat Paker'in analizlerine göre, toplumun güce duyduğu aşırı ilginin kökleri büyük ölçüde kolektif narsisizmde yatıyor olabilir.Bu ya

Şu "Biz" dediklerimiz

"Biz"...Bu ülkede en çok kullanılan ama en az tarif edilen kelimelerden biri.Her gün biri çıkıp "biz" adına konuşuyor.Siyasetçiler, kanaat önderleri, akademisyenler, televizyon yorumcuları, sanatçılar..."Milletimiz... Medeniyetimiz... İnsanımız... Değerlerimiz... Bekamız... "Fakat ortada tuhaf bir durum var:Herkes "biz" diyor ama hiç kimse o "biz"i

Küçük Hesaplara Dalıp Tsunamiyi Unutmak

Türkiye'de siyaset okuması maalesef kronik bir yanılgının tutsağı. Siyasi liderlerin yükselişiyle coşkuya kapılıyor ya da karamsarlığa sürükleniyoruz.Zamanın içine yayılan karmaşık, çok katmanlı gelişmelerin sebeplerini ve sonuçlarını çoğu zaman siyasi aktörlerin yapıp ettikleriyle açıklayabileceğimize inanıyoruz.Eski Kültür ve Turizm Bakanı Tınaz

Sana benim gibi bakmayanın mezarını kazacağım!

Tarık Çelenk'in "Medreselerden neden Kant ve Hegel çıkmaz" sorusuna cevap aradığı YouTube söyleşisinde Mehmet Çelik çok ilginç bir zihniyet tanımı yaptı:"Zihniyet aklın çalışma yasasına denir. Zihin aklı yasaklayan şeydir. Sizin aklınızı hangi kurallar ve değerler belirliyorsa zihniyetiniz odur."Bu tanımı aklımda evirip çevirirken, çevrelerine çizi