Pınar Karaman

Pınar Karaman

Yeniçağ
Bölge 70 yazı 0 takipçi

Eski bayramlar

Kurban Bayramı'nı geride bıraktık. Tatil boyunca etrafımı izledim, insanları gözlemledim, geçmişi düşündüm. ocukluğumdaki bayramlarla bugünkü bayramları kıyasladım. Sonra kendi kendime birçok soru sordum: Eskiden bayramlar nasıldı Şimdi neden farklı Ve en önemlisi gelecekte nasıl olacak Niye hiçbir şeyin eski tadı yok Evet, maalesef artık yok. Bunu

BEDDUA, DUA

Dua almak üzerine düşündükçe şunu fark ediyorum: İnsan bedduadan değil, duasız kalmaktan korkmalı. Şahsım adına beddua edenden korkmuyorum. ünkü gerçekten iyi bir insan kolay kolay beddua etmez. Eğer bir insan sürekli kinle, öfkeyle, nefretle konuşuyor, kolayca beddua ediyorsa; onun dilinden çıkan sözün başına döneceğine inanıyorum. Halk arasında s

Karşıyaka Belediyesi

Bu işin içinden çıkamıyorum. Durumu izah edebilecek olan varsa ne mutlu... İzmir'de yaşadığımı okuyucularım bilir. Bostanlı Mahallesi'nde. "Yaşamaz olsaydım." diyenleri duyuyordum. Sonunda bize de dedirttiler... Delirttiler. Bu sene Karşıyaka Belediyemiz bir hanım eline devredildi. B. Yıldız Ünsal'a. Nasıl sevindim... Dedim ki: "Buralar çiçek açaca

BİRLİK OLABİLMEK

Toplumları ayakta tutan görünmez duygular vardır; yoklukları hissedilir. Mesela birlik ve beraberlik... İnsanları bir araya getiren, milletleri tarih sahnesinde kalıcı kılan bir değerdir. Aynı hedefe bakabilmek, zor zamanlarda yan yana durabilmek; milletleri toplumsal kazanımlara taşır. Birlik dediğimiz şey; farklılıklar içinde ortak bir zeminde bu

KUL AKLI - K

Eskiden insanların gözlerine bakardım. Şimdi ise kulaklarına bakıyorum. Acaba kulaklık var mı, yok mu Kulağında kulaklık olan insanlar, görünmez bir duvarın arkasında yaşıyor gibiler. Onlarla iletişim kuramıyorsun. Seni duymuyorlar. Müzik mi dinliyor, yoksa biriyle mi konuşuyor, bilemiyorsun. Bu durum iletişim kadar dikkat ve farkındalık seviyesini

Ah İstanbul

Biliyorsunuz, gidiyorum, geziyorum, sizlerle paylaşıyorum... Kültürel, tarihî ve sanatsal olarak birbirine benzeyen pek çok ülkeye yaptığım seyahatlerden anılarımı yazdığımı beni takip eden okuyucularım bilir. Elimden geldiğince yalnızca genel bilgileri değil, şahsi izlenimlerimi de aktarmaya çalışıyorum. Biliyoruz ki bir şehri şehir yapan; taş bin

KARABASAN

Okul saldırılarından sonra toplumsal dayanışmayı vurgulayan yazı, dijital bağımlılığı gerçek sorun olarak gösteriyor; peki güvenlik önlemleri çocukları ekranlardan çekebilir mi?

SÖVMEMEK

Çocukluğumda hiç küfür duymadım, sonra kendi erkek çocuklarımı yetiştirirken küfür etmeyi başladım—ama bunu duyunca onlar soğudular; peki, kötü sözleri yasaklamaktan mı yoksa modellemekten mi kaçınmalıyız?

ATA TÜRKÇE

Türkçe ne kadar değerli bir dil olursa olsun, sosyal medyada nokta virgül görmemek bizim bilerek mi yoksa önemsemeyerek mi?

SOY

Oğlumla ve Lara'yla Avrupa başkentlerinden birinde geziyoruz. 'Yer yer saray' demek isterdim ama her yer saray. "Ne saraymış!" dedim. Saray saray saray... Süs, ihtişam, lüks. Lüks ki ne lüks. Tuvaleti bulmadan sarayı bulmuşlar.Sohbete başladık; "Şu reenkarnasyon denilen şey gerçekten var mı Aynı insan bir daha dünyaya geliyor mu Geçmişte başka haya

OKULLAR AÇILDI

İslam'ın ilk emri "Oku!" dur. Hepimiz biliriz. Bu emir, bize ilmin Allah'ın adıyla ve O'nun rızası için yapılması gerektiğini hatırlatır.Günümüzde eğitim yalnızca diploma, kariyer ya da maddi kazanç için bir araç hâline geldi. Oysa İslam'ın öğrettiklerinin merkezinde şiddetin yerine muhabbeti, nefretin yerine merhameti koymak vardır.Eğitim, bireyle

Hayatımı değiştiren kaza

Haberleri izlerken çoğu zaman korkuyorum. Çünkü haber niteliği taşıyan olaylar genelde düşündüren, üzen veya ürküten konular. Savaşlar, ölümler, hırsızlıklar, kazalar gibi. Acıtsa da ruhu daraltsa da bu haberlerden uzak durmayı doğru bulmuyorum. Çünkü izlediğimizden ders çıkarma ve tedbir geliştirme şansı kazanıyoruz. "Böyle bir şey olmaz!" dediğim