Yazar, kişisel deneyimiyle küfür kullanımının toplumsal ve bireysel etkileri üzerine düşünüyor: çocuklukta disiplinli ortamda küfür işitmeyen biri, sonradan aynı davranışı modelleme yoluyla çocuklarından uzaklaştırmış. İnsan davranışlarında örnek olmanın, eğitim ve disiplinin rolü nedir; bireyin dil seçimleri gerçekten kişilik ve karakter gelişimini bu denli değiştirebilir mi?
Biz biz idik, biz idik; iki tane kız idik. Dolayısıyla evde iki kız çocuk olduğumuz için hiç küfür duymadık. O zaman bugünkü imkânlar yoktu. Küfür öğrenebileceğimiz bir televizyon ya da sosyal medya bulunmuyordu. Okullarda ise öğretmen korkusu vardı, saygı çoktu. Sövmek gelişememişti.
Eşi ve kızları ile yaşayan babam, ya maç izlemediği için ya da çok özel, Allah dostu bir insan olduğu için hiç küfür etmezdi. Dolayısıyla tertemiz bir çocukluğum oldu.
Sonra büyüdüm, kendi çocuklarım doğdu. Erkek çıktılar. "Artık evde biraz küfür olur." dedim. Bol bol maç falan da izliyoruz. Ama ne olsa beğenirsiniz; kimse sövmedi. Şaşırdım kaldım. Müsabakaları izlerken ufak ufak "Geri zekâlı, nasıl kaçırdın", "Akılsız şey ya!" falan gibi fitiller ateşledim. Yok, devamı gelmiyor.
Zamanla büyüdüler. Bazıları erkek okuluna gitti, bazıları normal okula. Baktım, hareketlenmeler, kıpırdanmalar başlıyor. Dedim, "Yaşasın!" Ayağın kokuyorsa, sesin klasik müzikteki korna aletininkine benziyorsa, bir zahmet küfür de edeceksin. Küfür insanı rahatlatır. Ben sokakta küfür ederek gezin demiyorum ama yani böyle kendi aranda minicik bir şeyler ya da trafikte tatlı tatlı söylenmeler lazım. Olmazsa olmaz.
Onlar başlayınca ben de "Fırsat bu fırsat." dedim. Zaten içimde hep bir çocuk vardı. Ama kız çocuğu değilmiş, oğlan çocuğuymuş. Tam gaz başladım... Bu sefer ters tepti. Ben küfredince onlar küfürden soğudular. Kadına hiç yakışmıyor; çirkin bir şey zaten. (Ama iki üç kere tesadüf ettim, kendi arkadaşlarının yanında ağızlarından kaçırıyorlar.)
Şu an yeni bir sosyal alanda tecrübe ediniyorum. Yaş ortalaması biraz küçük. Sövmekle ilgili rüyalarım sonunda hayat buldu. Muhteşem. Sanki bütün hayatım boyunca istediğim sövmek buraya inmiş! Bir küfür kıyamet, anlatılmaz! İki kere kulağım kanadı. Arada rahatsız bile olmaya başladım. Yani en sevdiğim şey burnumun dibinde bitti ama o kadar her dakika ki sonu gelmiyor. "Alıştım." diyemiyorum; alışılacak gibi değil. İnsanın bütün aurasını değiştiriyor. Hani bir şey bir yeri kirletir ya... Kirletiyor yani; için kirleniyor, kulağın kirleniyor, beynin kirleniyor. (Yine de gıybetten iyi.)
Bir de bunun ne çok çeşidi varmış. O kadar farklılarına denk geldim ki yazabilsem şaşırırsınız. Bu kelimeleri bulurken kullanılan yaratıcılık başka bir branşta değerlendirilse ödül falan alır. Kulaklarına inanamıyorsun. ok şahsına münhasır oldukları için saygı duyasın geliyor ama duyamıyorsun, kin de duyamıyorsun... ok acayip, çok.

19