Özgür Bayram Soylu

Yeni Şafak

En kötüsü geride kaldı

TÜİK'in Ekim 2025 verilerine göre yıllık tüketici enflasyonu %32,87, aylık artış ise %2,55 oldu. Kâğıt üzerindeki bu düşüş ve revize edile edile bir hal olan enflasyon tahmini, iki buçuk yılın ardından bir "başarı hikâyesi" olarak sunuluyor. Ancak tabloya yakından bakıldığında, bu gerilemenin yapısal bir iyileşmeden değil, yüksek faizli bir durgunl

Bir TÜGVA meselesi

Bazı kurumlar vardır; varlığıyla hatırlatır insana, iyiliğin hâlâ mümkün olduğunu. Bir yanda hızla değişen bir dünya, diğer yanda değerlerini korumaya çalışan bir gençlik. Kimileri modernliğin ritminde yürürken, kimileri maneviyatın sükûnetinde soluklanıyor. Ama aslında herkesin aradığı şey aynı: anlam.İşte TÜGVA, tam da bu arayışın ortasında duruy

Orta sınıfın yeni dramı: Gizli evsizlik

Türkiye'de bir dönem toplumsal istikrarın teminatı sayılan "orta sınıf", bugün sessiz bir çöküşün tam ortasında. Ne yoksulluk sınırının üstüne çıkabilmeyi başarmış durumda ne de eski refah standardını koruyabiliyor. Makro-ekonomik göstergeler, yüksek enflasyon, kalıcı hayat pahalılığı, kısa vadeli dış borç baskısı ve reel gelirdeki erime, bu kesimi

Babalar ve oğulları: Karşılıksız parayı kim bastı

Para arzı, merkez bankasının matbaasında değil, ekonominin damarlarında oluşuyor. Bankalar kredi verdikçe para yaratılıyor; merkez bankası yalnızca bu sürecin gerektirdiği rezervi sağlıyor. Yani para arzı, yukarıdan yönetilen bir miktar değil, ekonomik faaliyetin kendisi tarafından belirlenen bir süreç olarak karşımızda duruyor. Bu bakış açısı, eko

Şimşekler ekonomiye, gök gürültüsü vatandaşa…

Faiz kararları, kur hamleleri ve politika belirsizlikleri ekonominin sinir sistemini sarsmaya devam ediyor. Gök gürültüsü etkileyici ve ses getirici olsa da, çözüm getirmiyor. Vatandaş her açıklamada "Enflasyon düşecek, ekonomi toparlanıyor" sözlerini duysa da, bu ifadeler yalnızca gürültüde yankılanıyor; beklenen somut çözüm, yani yağmur, hâlâ vat

Kuzey Kıbrıs seçimleri fragman mı

Ankara ve İstanbul'dan sonra aynı aklın yeni yenilgisi Lefkoşa'dan yükseldi. Kıbrıs seçimleri ada halkının tercihinin ötesinde Türkiye'deki seçim stratejisti aydınlarının da kronik kör noktalarını bir kez daha açığa çıkarmış oldu. İstanbul ve Ankara'da kaybedilen seçimlerin uyarısını ciddiye almayan siyasi stratejiler bu kez Lefkoşa'da aynı duvara

Soykırıma ara verildi, ya boykot

Gazze'de bombaların sesi bir süreliğine kesildi. Birkaç çocuğun daha ölmeden büyümesine izin veren bu "ara", kâğıt üzerinde bir ateşkes; gerçekteyse insanlığın vicdanına verilen kısa bir nefes molasına benziyor. Ama unutmamak gerekir ki, bu sadece bir ara. Soykırıma ara verildi. Peki ya boykotAteşkes haberleriyle birlikte sosyal medya akışlarımızda

Etme!

Duydum ki konkordato ilan edenleri küçümsüyormuşsun,Milletin kepenk sesini istatistik sanıyorsun, etme.Ey döviz, seni mukaddes sandılar,Artışını mucize, düşüşünü günah saydılar, etme.Ey faiz, kalplerin ritmine karıştın,Halkın umudunu taksit taksit topluyorsun, etme.Bir zamanlar alın teriyle ıslanan toprak,Şimdi borsa terimleriyle sulanıyor, etme.Fa

Yara kaldı

Türkiye ekonomisinin nabzını ölçen Areda Survey'in son Sosyometre verileri, toplumun yalnızca cebinde değil, ruh halinde de bir yorgunluk biriktiğini ortaya koyuyor. Bu yorgunluk, tek bir ekonomik göstergeden değil; ardı ardına gelen belirsizliklerin ve dalgalı umutların bileşiminden doğuyor. Artık mesele sadece enflasyon oranı, büyüme hedefi ya da

Post-endüstriyel ruhun otopsisi

Post-endüstriyel ekonomilerde para, artık yalnızca bir değişim aracı olmaktan çıkmış; dijitalleşme, otomatik ödeme sistemleri, temassız alışveriş ve sanal cüzdan uygulamalarıyla birlikte soyut bir varlığa dönüşmüştür. Vatandaş, maaşının yattığına dair bir bildirim alsa bile, parayı fiziksel olarak deneyimleyemediği için ekonomik doyum hissi eksik k