Özgür Bayram Soylu

Özgür Bayram Soylu

Yeni Şafak
Ekonomi 81 yazı 0 takipçi

Yıl olmuş 2026, hâlâ dövize vergi yok

Ücretlinin maaşı daha eline geçmeden vergiye tabi mi, tabiEsnafın cirosu, stopajı, KDV'si, muhtasar beyanı var mı, var,Bir ev satılsa "kaç yıl tuttun" diye bakılıyor mu bakılıyor,Bir hisse kazancı doğsa "menkul sermaye" deniyor mu, deniyorAma konu döviz olunca...Bir anda tuhaf bir sessizlik başlıyor.Kur artıyor, servet büyüyor, kazanç oluşuyor; ama

Diyanet için son çağrı

Türkiye'de bazı felaketler var ki; gürültüyle gelmez, siren çalmaz, manşet olmaz, enkaz bırakmaz. Ama sessizce ilerler, derinlemesine çöker, aileleri içeriden çürütür. Kumar tam olarak böyle. Ne bir deprem kadar "anlık", ne bir kriz kadar "görünür". Ama etkisi daha kalıcı, tahribatı ise daha sistematik. İşte tam bu yüzden meseleye yakından bakmak,

Hayat bir gün o da bugün.

Eskiden "yarın" diye bir kelime vardı. Planların, hayallerin, birikim defterlerinin ve sabrın sığındığı bir kelimeydi. Bugün ise yarın, takvimde belki var ama zihinlerimizde pek yok. Çünkü hayat pahalı, belirsizlik kalıcı ve beklemek giderek daha lüks bir davranış hâline geliyor. İnsanlar artık geleceği inşa etmeye değil, bugünü idare etmeye çalışı

Beyin yakan asgari ücret klişesi

Türkiye'de bazı cümleler vardır; söylenir, geçilir, sorgulanmaz. Ne kanıt ister ne düşünme zahmeti.Bir refleks gibi dile gelirler, çünkü gerçeği açıklamak için değil, tartışmayı kapatmak için vardırlar.Mesela:"Ankara'da yaşayamam, deniz yok.""Yetenek işi abi bunlar, ben çok istiyorum da yeteneğim yok.""Benim bağlanma korkum var.""Sen daha iyilerine

TÜİK enflasyonda baz yılı değiştirdi: Vatandaşı ne bekliyor

Türkiye, Ocak 2026 itibarıyla 2003=100 baz yılından 2025=100 baz yılına geçiyor. Bu ifade kamuoyunda çoğu zaman "enflasyonu düşürmeye yönelik teknik bir manevra" gibi okunuyor olsa da gerçekte uluslararası standardın aynen uygulanmasından ibaret. Aslında yapılan şey, mutfaktaki tencerenin kapağını değiştirmek değil, tencerenin üzerindeki ölçü birim

İslami finans da İslami finans

Türkiye son beş yılda, ekonominin görünmez koridorlarında aynı kapının önünde bekleyip duruyor: yüksek faiz – yüksek kur – yüksek enflasyon üçlüsünün dar dehlizinde sıkışmış bir ülke fotoğrafı. Her yeni program, her yeni paket, her yeni "rasyonelleşme" hamlesi bizi aynı yere getiriyor. Çünkü sorun, faiz oranlarının kaç olduğundan ziyade, faizli fin

Ben de Harranlıyam!

Ekonominin mutfağında ısınan tencerenin buharı yalnızca fiyatlara değil, ücret adaleti duygusuna da çarpıyor. Areda Survey'in Kasım 2025 Sosyometre verileri bize vatandaşın gündelik hayatta hissettiği basıncın yalnızca pazar yerinde, markette, dijital platformlarda değil; karar süreçlerinde de kendini gösterdiğine işaret ediyor. Paket servis fişind

Nikotin Ayak İzi Vergisi: No smoking, yes taxing

Türkiye'de sigara tüketimi artık bireysel bir tercih alanının çok ötesine geçmiş, adeta toplumsal bir "kendine zarar verme ekonomisi" inşa etmiş durumda. Sağlık Bakanı'nın "Toplumun üçte biri sigara kullanıyor" açıklaması, aslında hepimizin bildiği ama yüksek sesle söylemekten kaçındığı gerçeği yeniden hatırlatıyor. Bir anlamda biz sigaraya değil,

Varan 3: Cumhur Reyonu

Türkiye'de gıda fiyatlarında son yıllarda yaşanan keskin artış artık bir ekonomik gösterge olmanın çok ötesinde; toplumun refahını, kamu vicdanını ve adalet duygusunu doğrudan ilgilendiren bir sınav hâline gelmiş durumda. Tarladaki mahsulün fiyatı ile marketteki etiket arasındaki makas açıldıkça açılıyor; üretici emeğinin karşılığını alamıyor, tüke

Çalışınca yoksullaşan, çalışmayınca suçlanan neslin anatomisi

Türkiye'de son yıllarda izlenen yüksek faiz politikası, ilginç bir paradoks üretmiş durumda: Faiz artışları fiyatları dizginlemek için uygulanıyor; fakat ekonomik yapının kırılganlığı, maliyet geçişkenliği ve piyasa beklentilerinin bozulmuş olması nedeniyle yüksek faiz, yüksek enflasyonu durdurmak yerine kalıcılaştıran bir mekanizmaya dönüşüyor. En

Varan 2: Akaryakıtta ÖTV sıfırlansın

Türkiye uzun süredir yüksek enflasyon, bozulan gelir dağılımı ve tüketim üzerindeki ağır dolaylı vergilerle şekillenen bir mali mimarinin içinde yol almaya çalışıyor. Bu yükün en görünür ve en hissedilir kalemi ise akaryakıt üzerindeki Özel Tüketim Vergisi. Ekonomi yönetimi göreve geldiğinde 19 lira seviyesinde olan ve bugün 60 lirayı gören akaryak

Kadının fendi aileyi yendi

Türkiye bugün tarihinin en derin demografik dönüşümlerinden hatta yıkımlarından birini yaşıyor. Yüzeyde görünen yalnızca düşen doğurganlık hızı olsa da bu düşüşün arkasında yatan ve toplumsal bir mutabakatın sağlanamadığı ekonomik yüklerden toplumsal cinsiyet tartışmalarına, kültürel gerilimlerden aile kurumunun zayıflamasına kadar geniş ve birbiri