Nahit Topaloğlu

Nahit Topaloğlu

Yeni Asya
Kültür-Sanat / Kitap-Edebiyat 35 yazı 0 takipçi

Kelime mezarlığı (2)

Kelimeler bir ihtiyaçtan doğmuşsa, bu kelimelerin hayatiyeti uzun oluyor.Fıtrî bir doğum neticesi dünyaya gelen bebek ile, hayata gözlerini sezaryenle açmış çocukların sıhhî durumları farklı olmaktaymış. Sezaryenle doğan çocukların immün sistemleri daha zayıf olduğundan, hastalıklara daha mukavemetsiz imişler. Hekimler, bu sebeple "normal doğum" ya

Kelime mezarlığı (1)

Mezar sözünün, Arapça "ziyaret etmek"ten geldiğini biliyor muydunuz"Ziyaret edilen yer" manasındaki mezar, dilimizde "Bir kimsenin öldükten sonra gömüldüğü yer, kabir" anlamında kullanılır. Dünya nasıl kalıcı bir mekân değilse, mezar da öyledir. Önce sayılı nefeslerini tüketenler kendi mezarlarını ziyaret eder, sonra da geride kalan yakınları onla

On Yedinci Sözdeki Mahmud kim (3)

Gazneli ile Ayaz arasındaki muhabbet, Mevlânâ'nın Şems'e duyduğu aşk gibidir. Bu tasavvufî aşkı, beşerî bir sevdâ sanan nâdanların bazısı cehaletlerinden, kimisi de kasdî olarak hakikate mugayir yorumlarla zihinleri bulandırmışlardır.Üstad, -zihinler bulanmasın diye- "Âşık olduğu Ayaz adlı has adamından ayrılan Sultan Gazneli Mahmud gibi, sevgilile

On Yedinci Sözdeki Mahmud kim -2

II. Mahmud, amcası III. Selim'in gazelindeki şu beyti tahmis etmiş ve bu tahmîs çok meşhur olmuştur."Rûz u şeb dîdelerim derdin ile kan ağlar Vâkıf olan benim esrârıma her ân ağlar" (Gözlerim gece gündüz senin aşkının derdiyle kan ağlar. Benim çektiğim aşk acısına vâkıf olanlar da benim hâlime üzülüp her an ağlamaktalar) Tahmîs, kısaca, başka bir

On Yedinci Sözdeki Mahmud kim -1

Bir kardeşimizin: "Sultan Mahmudların ma'lum ve ma'rûf bir aşk/meşk hikâyesi var mı aceb" diye sorması üzerine yaptığım bu çalışma Risâle-i Nurdaki Farisî bir beytin şerhi mesâbesindedir.Onyedinci Söz'ü okumuş olanlar, mezkür sorunun niçin sorulduğunu hemen anlamışlardır. Üstad "Barla Yaylası, çam, katran, ardıç, karakavağın bir meyvesidir." beyânı

Sandalye gıcırtıcıları

Bazen insan, gayr-i ihtiyâri olarak hacâlet-âver bir duruma dûçar olur, müşkül bir vaziyete düşebilir. Yapılması gereken, açıkça özür dilemektir.Süleyman Nazif'in peşine genç bir müteşâir takılmıştır. Nazif'e her fırsatta şiirlerini göstermekte, bir iltifat koparabilmek için didinmektedir. Nazif, şiir heveslisi genci bir türlü uzaklaştıramaz. Devr

Şapka deyip geçmeyin (59)

"Şapka Deyip Geçmeyin" başlığı altında işlediğimiz, "hizmet içi eğitim" mahiyetindeki yazılarımız, hitâma ermek üzere.Diziye başlarken, bazı kardeşlerimiz "Hoca, bu konuda ne yazacak ki bir 'seri' olsun" diye taaccüp etmişlerdi. Sorular, sataşmalar, itirazlar ve serbest çağrışımlarla şumûlünün genişleyeceğini tahmin ediyordum, ama mevzuun bu kadar

Siyasî tövbe

"...kelâmın tabakaları, ulviyet ve kuvvet ve hüsn-ü cemâl cihetinden dört menbaı var: Biri mütekellim, biri muhatap, biri maksat, biri makamdır. Ediplerin, yanlış olarak yalnız makam gösterdikleri gibi değildir. Öyle ise, sözde kim söylemiş, kime söylemiş, niçin söylemiş, ne makamda söylemiş ise bak. Yalnız söze bakıp durma."25.SözCMK md.58–5726 SK

Mantık hatâları (2)

Şapka Deyip Geçmeyin-58 - Anlatım Bozuklukları-39Uygun kelime kullanmamak, aynı zamanda mantık hatasını da netice vermektedir: * "ok sevinçliydi. Adeta etekleri tutuşmuştu." Etekleri zil çalsa, tutuşmazdı böyle! * "Yazar, gelecekle ilgili anılarını yazacakmış." Mâziyle ilgili hâtıraları dedem de yazar, mârifet istikbaldekini önceden yazabilmek! * "

Mantık hatâları (1)

Şapka Deyip Geçmeyin-57 - Anlatım Bozuklukları-38Bir cümlede, iletilmek istenen mesajın sıhhati için mantık son derece önemlidir. Mantık tutarsızlıkları, cümlede dil bilgisi kaidelerine aykırı başka bir pürüz olmasa bile mesajın eksiksiz iletilmesine engel olur. Mantık hatasına dayalı misalleri, birkaçı müstesna kendi yazarlarımızdan değil, hâriçt

Hâl eklerini kullanmada hatâ (3)

Şapka Deyip Geçmeyin-55 - Anlatım Bozuklukları-36*"Bir kızı olmalı insanın. Unutulmayı yüz tutmuş eski dostları hatırlatan..." "Bir kızı olmalı insanın. UnutulmayA yüz tutmuş eski dostları hatırlatan..." *" Test edilince okunanların hakikat olduğunu anlaşılır" Cümlede belirtme hal eki (-i hâli) fazla. " Test edilince okunanların hakikat OLDUĞU anl

Hâl eklerini kullanmada hata (4)

Şapka Deyip Geçmeyin-56 - Anlatım Bozuklukları-37*"Namık Kemal'in hürriyeti destanlaştıran "Hürriyet Kasidesi" şiiriyLE "Rüya" başlıklı makalesi, Üstad Bediüzzaman'ın "Hürriyete Hitap" nutukları arasında da muazzam bir mana ve muhteva paralelliği bulunmaktadır." Vâsıta hâli (şiiriyLE) gereksiz kullanılmış sanarak cümleyi not etmiştim. Vasıta hâli s