Latif Bozdoğan

Milat

Ters kelepçe en çok size yakışır!

Akşamüstü zihnime Nasreddin Hoca'nın o meşhur kıssası düştü yine. Tecrübeli bir devlet adamının isabetle hatırlattığı üzere; Hoca, anahtarını karanlık bir ahırda düşürmüş ama dışarıda, sokak lambasının altında arıyormuş. Komşuları şaşkınlıkla, "Hocam, orada düşürmediysen burada niye arıyorsun" deyince; "Orası karanlık, burası daha aydınlık, işime g

Kimse mutlu herkes haklı

Dünya haritasını önünüze koyup baktığınızda, herkesin kendine göre haklı olduğu, ancak kimsenin günün sonunda mutlu uyanamadığı tuhaf, sisli bir zaman diliminden geçiyoruz. Bir yanda Donald Trump... Beyaz Saray'ın oval ofisinde, elinde kırmızı kalemiyle Amerikan çıkarlarını en tepeye yazıyor. Venezuela'dan Grönland'ın buzullarına kadar uzanan o gen

Stratejik körebe

Bu yazıdan kaçamazsınız. Çünkü kaçmak için ihtiyaç duyduğunuz o kapıyı, yani 'yön duygunuzu' çoktan o parlak ekranlara teslim ettiniz. Nereye gideceksiniz Usturlapınız yok. Haritanız silinmiş. Zihninizdeki yön tabelaları sökülmüş. Madem kaçış yok, o zaman yüzleşelim. Şans bu ya yine eski bir ahşap masada karşılıklı oturmuşuz, dışarıda Ocak ayının a

Lütfen ayarlarımla oynamayınız

Olay mahallimiz sıradan bir market kasası. Önümdeki beyefendi, elindeki kredi kartını POS cihazına tutuyor ama beklenen o kutsal "bip" sesi bir türlü gelmiyor. Kasiyer kızımız, cihazın tuşlarına sanki nükleer füze kodlarını giriyormuş gibi gergin bir dikkatle basıyor. Arkada bekleyen on kişiyiz. Ortamdaki sessizlik o kadar yoğun ki, en arkadaki tey

Kusurlu olma cesareti

Bir hard diskten veriyi sildiğinizde, hatta üzerine "Shift+Delete" yapsanız bile o veri aslında silinmez. İşletim sistemi sadece o alanın üzerine "yeni bir şey yazabilirsin" izni verir. Adli bilişimcilerin yıllar önceki dosyaları geri getirebilmesi bundandır. Çünkü fizikte ve dijitalde "yok oluş" yoktur, sadece dönüşüm vardır. Bizim "Ctrl+Z Nesli"

Kanlı krampon

Futbol sahalarında çim kokusu bazen toprak kokusuna karışır. Tribünlerin o coşkulu uğultusu bıçak gibi kesilir, yerini tekinsiz bir bekleyişe bırakır. Aaron Ramsey... Kariyerinin o en şaşaalı yıllarında kramponlarını bağlayıp sahaya çıktığında, dünya üzerindeki bazı "kudretli" adamların eceli de o kramponun bağcıklarında düğümleniyordu sanki. Hatır

Asıl çapulcu

Beşiktaş'ta, Barbaros Hayrettin Paşa'nın huzurunda duruyorum. Bir yanda denizlerin o mağrur fatihi, diğer yanda modern zamanın aciz bir izi. Türbenin hemen karşısındaki duvara, aceleci bir el, sprey boyayla bir şeyler karalamış: "Çapulcular Burada." Bu yazıyı görünce, bir İletişim Fakültesi mezunu olarak acı bir tebessüm belirdi yüzümde. Biz okulda

En güzeli de bilir ki aşk İstanbul'da yaşanır!

Herkesin yorgunluktan dem vurduğu, kiminin "buralardan gitsek mi" diye iç geçirdiği şu günlerde, hakikati görenler ve kalbiyle bakanlar şunu çok iyi biliyor: En güzeli de bilir ki aşk İstanbul'da yaşanır! Bu aşk; sadece şehrin silüetini sevmek değil, zorluklara rağmen burada kalıp mücadele etmenin, hayata tutunmanın aşkıdır. Hayatı sadece şikayet e

Mevsim rüzgârları

Karadeniz'in hırçın dalgalarına bakıp da karşı kıyıyı düşündünüz mü hiç O soğuk suyun öteki tarafında, bizimle aynı denize uyanan ama sabahları kuş seslerinden çok siren sesleriyle irkilen bir coğrafya var. Dört yıldır süren o gürültünün arasında, bugünlerde garip bir hareketlilik hâkim. Başlıkları takip ediyorsanız fark etmişsinizdir; sanki her şe

Görüldü

Yarısı bölünmüş bir simit ve karton bardakta soğumaya yüz tutmuş bir çay... Bütün hikaye bu kadardı aslında. Ama bazen bir simit kırıntısı, en pahalı sofralardan daha çok şey anlatır. Başımı kaldırdım, o simidin ve çayın sahiplerine baktım. O an etrafta neyin çaldığının, şehrin hangi telaşla aktığının hiçbir önemi kalmamıştı. Çünkü karşımda duranla