Gökhan Özcan

Yeni Şafak

Başımız neden ağrıyor

Bu devirde kendimizi eğlendirmek ya da bir nebze rahatlatmak için yaptığımız hemen her şey, o 'şey'i yapıp bitirdiğimizde bize çoğu zaman tek bir şey bırakıyor: Baş ağrısı!Baş ağrısının tıbbi veçhesine dair tıp dünyası birçok şey söylüyor, bu onların işi, söylesinler elbet. Ve fakat modern baş ağrılarının teşhisini bir de başka yerden de koymak ger

Çözülmeden kalan…

Ne kadar bilirsek, bilemediklerimiz daha da çoğalıyor. Ne kadar işitirsek, işitemediklerimiz daha fazla artıyor. Ne kadar görürsek, göremediklerimiz fazlalaşıyor. Nereden yol açsak kendimize, sanki hayatımız oradan düğümleniyor. Bilmeceler bulmacaları karmaşıklaştırıyor. Çünkü biz aramak denen şeyi çok yanlış biliyoruz. Neyi istersek bizim olacağın

Elimizdeki kitap okunmayı hak ediyor mu

Çok kitap var, gerçekten çok kitap var, çok fazla kitap yazılıyor. Bir kalem erbabının bundan şikâyet etmesi garip gelebilir; ama sanki durum pek öyle değil! Kitapların bir zihinsel ve kalbî yoğunlaşmanın eseri olarak ortaya çıktığı göz önüne alınırsa; bu söylediğim kafamızda bir yere oturacaktır. Bu devirde bu kadar çok insanın, bu kadar birbirini

Bırakalım hayallerimiz bizi kursun!

Hayal kurmak, insanın bugün kendini akıntının dışında tutmasının neredeyse tek yolu... Yani yakın zamanlara kadar öyleydi. Bugünün insanını, hayallerin de hep somut bir faydaya yönelik olması gerektiğine inandırdılar. Başarılı bir kariyer, konforlu bir ev, lüks bir araba, mantıklı bir beraberlik, çok fonksiyonlu dijital oyuncaklar… İmkânına göre bü

Hayatın sözü

Düşünme işini toplumun içinde bizimle birlikte yaşayan ve nedense ortalık yerde değil de daha ziyade kendi tenhasında vakit geçiren az sayıdaki insanın yapması gereken bir şey zannediyoruz. Çoğumuz için o kadar da gerekli bir şey değil yani! Olmasa da olabilen, yerine pek çok daha eğlenceli ve kârlı aktivite koyarak vaktimizi çok daha rantabl kulla

Bilinçler firarda!

Kendinden tamamen bihaber, aynaya bakınca dahi kendini göremeyen insanlar mı oluyoruz Öyle imkanlara sahibiz ki dünyanın her türlü bilgisini birkaç tuşa dokunarak önümüze getirebiliyoruz. Bunlara hayat bilgisi diyebilir miyiz peki, olsa olsa hayat hakkında bilgiler bunlar! Hayat bilgisi diyebileceğimiz şeylere sahip olabilmek için önce kendimize da

Sonsuzluk hakkında

"İnsan; kendisini ilgilendirmeyen tek şeye yani geleceğe kafayı takarak şimdiyi kaybeder ve yıllar geçip sarı yapraklar gibi uçuştuğunda bu kez yine şimdiyi yaşamak yerine geçmişi düşünüp kendinden kaçar, çünkü şimdi denen zaman dilimi sadece cennette ikram edilecektir. Cennet; sonsuzluk içindeki en sonsuz şimdidir."Yukarıdaki satırlar Bülent Akyür

Dünyanın sisi, uğultusu

Bize hep "Bir şey eksik!" diyen bir ses var ya içimizde, haklı o ses! Gerçekten bir şey eksik! Hem de her şey haddinden fazlayken bir şey eksik! Ne peki eksik olan Bizi tamam kılacak şey ne ise o! Hepimiz için aynı şey mi Aslında özünde aynı şey ama belli ki herkesin aradığı yer birbirinden farklı… Aynı yere varacak olsa bile yürüdüğü yol da diğeri

Yaşamayı unutmayalım!

Bir şeyi öğrenme ve bilme işi bir süreci gerektirir; okur, araştırır, sorar öğrenir, bunu zihninize doğru şekilde oturtabilirseniz kendi kapasitenizle sınırlı olmak kaydıyla söz konusu olan şeyi bilir hale gelirsiniz. Yeni zamanlarda herhalde bu sürecin yükü taşınmak istenmediğinden bilmeyi bir süreç işi olmaktan çıkarıp kısayollardan ulaşılabilir

Gazze Kaykay Takımı

Gazze Kaykay Takımı, Gazze Şeridi'nin batısındaki bir rampa etrafında 2008'den itibaren aşama aşama kuruldu. Fotoğrafçı Rajab Al-Rifi bu oluşuma öncülük etti. Kendisi de bir kaykay sporcusuydu. Başlangıçta yirmi kişi civarında bir gruptular. Şehrin içindeki birkaç kaykay rampasında ve müsait buldukları her yerde antrenman yapıyorlardı. Kaykayı için