Erbay Kücet

Milat

Geçmişin Aynasında Bugünün Gölgesi

Erbay Kücet İsraillilerin, yani Yahudilerin Araplara — özellikle de Filistinlilere — yaptığı zulüm, sadece son yılların meselesi değil. Bu hikâye onlarca yıldır, neredeyse bir asırdır aynı coğrafyada, aynı topraklarda kan ve gözyaşıyla yazılıyor. Bugün Gazze'de, dünyanın gözleri önünde yaşanan insanlık dramını anlamak isteyen herkesin eline alması

Kitap Fuarları Nefes mi

Türkiye'de artık neredeyse her şehirde bir kitap fuarı açılıyor. Son günlerde gidemesek de göremesek de İstanbul'dan Ankara'ya, Konya'dan Zonguldak'a, Çorum'dan Kocaeli'ne, Eskişehir'den Gaziantep'e kadar yüzlerce yayınevi, binlerce kitap, on binlerce okur bir araya geliyor. Medyadan takip edebildiğimiz kadarıyla kalabalıklar, imza kuyrukları, söyl

Üsküdar'da Kitabın Kalbi Atıyor

Kitap okumak, insanın kendi içine doğru çıktığı en güzel yolculuklardan biridir. Her sayfa, başka bir dünyanın kapısını aralar; her satır, bize yeni bir bakış kazandırır. Ama sadece okumak değil, yazmak da bir o kadar kıymetlidir. Çünkü yazmak, insanın kendini ifade etme biçimi olduğu kadar, bir milletin hafızasını geleceğe taşıma gayretidir. Bugün

Artık O Türkiye Değiliz

Bir zamanlar, ufacık bir mühimmat parçası için aylarca kapı beklerdik. Bırakın üretmeyi, o bir tek parça için 'dost' bildiklerimizin eşiğinde sıramız gelsin diye dişimizle tırnağımızla sabrederdik. O günleri unutmadık. O bekleyiş, sadece bir parçanın gelmesini beklemek değil tam bağımsızlığın bekleyişiydi. Ama artık o eski Türkiye yok. Kendi gökyüz

Edirne'de Zamanın Kalbini Dinlemek

Son günlerde sanat çevrelerinde sıkça tartışılan bir konu var: Mimar Sinan'ın "ustalık eserim" dediği Selimiye Camii'nin kubbe süslemeleri. Restorasyon sürecine dair geçmişte de eleştiriler olmuştu; ancak bu kez gündeme gelen değişiklik önerileri, sanat dünyasını ikiye bölmüş durumda. Bu tartışmayı uzmanlara bırakarak, biz Edirne'de yürütülen başka

Edebiyat Ortamı'nda Kadın

Yazıya küçük bir itirafla başlamak istiyorum: "Edebiyat Ortamı" dergisinin son sayısında ilk kez Yaşar Nezihe adını duydum. Bu, benim eksikliğim mi, yoksa edebiyat eğitimi boyunca bu ismin hiç gündeme gelmemesi mi, bilemiyorum. Suçlu aramaya girmeden, konuyu bir kenara bırakıp yazıya devam edelim. Son sayısında (Eylül-Ekim 2025/106) "Edebiyatçı Kad

Ölümün Sessiz Dersleri

Geçtiğimiz gün trafikte önüme bir cenaze aracı denk geldi. Üzerinde yeşil harflerle yazılıydı: "Cenaze Nakil Aracı." İşte dedim, hayatın bütün hakikati bu aracın üzerinde yazılı. Çünkü ölüm, ne ertelenir ne de inkâr edilir. Ölümden gayrısı yalan… Günlük telaşlarımızda kendimizi unutturan o küçük hesaplar, sosyal medyaya sıkıştırdığımız sahte mutlul

Su Aktıkça Kirlenir mi

"Su aktıkça kirlenir" derler ya, bazen düşünüyorum: Acaba biz insanlar da öyle miyiz Çocukken tertemiz doğuyoruz; kalbimizde ne kin var ne öfke. Sonra büyüdükçe çevremizden aldıklarımızla, duyduklarımızla, gördüklerimizle bir şekilde bulanıyoruz. Bir bakıyorsun, suyun berraklığını korumak yerine, çamurlu bir dereye dönmüşüz. Ama mesele şu: Kirlenme

Bıçak Nereye Konulacak

Bir zamanlar, kurumların koridorlarında yankılanan protokol ve görgü eğitimleri, tuhaf bir tiyatro sahnesi gibiydi. Bir elinde beyaz eldivenlerle duran eğitmen, diğer elinde bir ders kitabıyla, amir-memur ilişkilerinden tutun da resmiyetin en ince detaylarına kadar bir medeniyet haritası çizerdi. Lakin bu haritanın en ilgi çekici, en parıltılı kısm

Yazının Erdemi, Edebiyatın Mutluluğu

İnsanlık tarihi, aslında tek bir arayışın tarihidir diyerek yazımıza giriş yapalım mı sorduk sormasına ama bu arada girişimiz de oluverdi. Söylemek istediğim aslında şu: kendini ifade etme arayışıdır. Mağara duvarlarına çizilen ilk resimlerde, bir topluluğun ateş başında anlattığı efsanelerde ya da bir şairin kaleminden dökülen mısralarda hep aynı