Burcu Kapu

Burcu Kapu

Milliyet
Spor 26 yazı 0 takipçi

Kulüp hastalığı

Milli takım teoride hepimizin takımıdır. Pratikte ise kimsenin takımı değildir. Çünkü bizde milli takım izlenmez; şüpheyle denetlenir. Sevilmez; sahiplenilir. Desteklenmez; sorgulanır. Ama bu sorgulama sağlıklı bir aklın ürünü değildir çoğu zaman. Daha çok bir refleksin, bir alışkanlığın sonucudur: "Bizden olan oynuyor mu"Forma kırmızı-beyazdır ama

Önce sabırlı olmalıyız

Kulüpçülüğün toksik ortamının iliklerimize kadar nüfuz ettiği günümüzde, herkese inat; birbiriyle şakalaşan, kin gütmeyen, milli formayı lig yarışından ayrı tutabilen bir milli takım sahaya çıkacak.Uzun yıllardır bireysel yeteneği bu kadar üst düzey, kariyeri bu kadar yüksek seyreden oyuncu birliğine sahip olmamıştık. Yani kağıt üzerinde 2 maçı da

İletişim krizi mi Algı oyunu mu

Futbol kulüpleri artık sadece futbol kulübü değil, aynı zamanda birer medya şirketi. Sahadaki oyundan çok, ekran başındaki algıyı yönetmekle meşguller. Sosyal medya hesapları, milyonlarca takipçi, anlık etkileşim, global görünürlük... Hepsi çağın gereği.Geçtiğimiz günlerde Liverpool - Galatasaray maçının ardından yaşananlar bunu gösterdi. Sahadaki

Hakemlik yeniden tasarlanmalı mı

Futbol belki de tarihinde hiç olmadığı kadar atletik bir spor haline geldi. Top daha hızlı dolaşıyor, oyuncular daha hızlı koşuyor, ataklar birkaç saniyede kale önünde sonlanıyor. Oyuncular daha güçlü, daha atletik, daha patlayıcı.Veri analizleri, sprint mesafeleri, yüksek tempo koşuları, pres yoğunluğu... Modern futbol artık sadece teknik değil, a

Orta saha düellosu

Yeni sezona temel atmaya çalışan Beşiktaş'ı da, bu sezon derbi galibiyeti bulunmayan Galatasaray'ı da üç puan dışında hiçbir şey mutlu etmeyecektir. Maçı orta sahada oynamak isteyen siyah beyazlılar stoperleri rahat bırakıp rakibini bu bölgede bir düelloya davet edecektir. Bu sayede kenar oyuncularını içeride konumlandırıp merkez yoğunluğunu elinde

Ara transfer itirafı

Ocak ayı futbolda sezon başı kurulan planın çatladığı yerdir. Yazın yapılan hesapların eksik çıktığı, sakatlıkların biriktiği, puan kayıplarının sabrı azalttığı dönemdir. Yönetimler uzun vadeli projeyi değil, kısa vadeli müdahaleyi düşünür. Telefonlar açılır, menajerler devreye girer, "acil" etiketi masaya konur.Ara transfer döneminin cazibesi de b

Saha dışında susmak

Futbolun ve genel olarak sporun en büyük yalanlarından biri şudur: Saha dışı ayrı, saha içi ayrı. Oysa bugün bir spor figürü istemese de dünyanın tam ortasında durur. Sadece attığı golle, kazandığı kupayla değil; suskunluğuyla da konuşur. Çünkü artık spor, milyonların izlediği bir oyun olmaktan çıktı; küresel bir sahneye, politik ve kültürel bir et

Kel göründü

Şampiyonlar Ligi son hafta tüm maçlar aynı saatte başladı. UEFA'nın tahmini 800 milyon kişinin aynı anda Şampiyonlar Ligi maçı izleyeceği yönündeydi. Bu büyük rakamın içinde Türkiye'yi temsilen bizler, neyse ki kafamız rahat kurulduk koltuklara. Galatasaray'ın puan mecburiyeti olmadan çıktığı maçta beklentimiz oyuncuların tutkuları ve kimlikleriyle

Hazırlıksız G.Saray

Yeri, zamanı ve formatıyla bir kötü Süper Kupa organizasyonunu daha geride bıraktık. Kupa galibi Fenerbahçe'nin dün getirip bugün oynattığı transferiyle gol perdesini açması, ilk yarım saatte gülen tarafın sarı lacivertliler olacağını hissettirdi. Guendouzi büyük maçlarda baskıyı kıracağını, oyun hakimiyetini artıracağını gösterdi.Galatasaray'ın üs

Kalite farkı kapanıyor

İlk defa turnuva şeklinde düzenlenen Süper Kupa'nın neden şimdi oynatıldığı sorusuna takılmamaya çalışarak bizi nasıl bir maç beklediğine bakalım. Birbirleriyle oynadıkları son maçta ortaya çıkan kalite farkını yeni transferleriyle kapamaya başlayan Fenerbahçe'nin orta sahada yaşadığı eksikler sebebiyle Guendouzi'ye de süre vermesini bekliyorum. Eş

Herkes futbolu biliyor

Geçenlerde eski bir manken, sosyal medyada futbol yorumcusu bir arkadaşımıza sataştı. Cümleler tanıdık, üslup tanıdık, özgüven fazlasıyla tanıdıktı. Aslında mesele o manken de değildi. O, Türkiye'de yıllardır süren bir alışkanlığın görünür hale gelmiş bir başka örneğiydi sadece.Çünkü bu ülkede futbol, herkesin sevdiği bir oyun olmaktan çoktan çıktı

Aynada yüzünü tanıyamamak

2025, Türk futbolunun ne olduğunu değil ne olamadığını gösteren bir yıl oldu. Rekor transferler yaptık, altyapıda finale çıktık, Dünya Kupası hayalini diri tuttuk. Ama aynı zamanda güven, şeffaflık ve sürdürülebilirlik konusunda hâlâ yolun başında olduğumuzu gördük.Aynı yıl içinde hem gurur duyduk hem utandık. Çünkü Türk futbolu, bir yandan vitrini