Ali Haydar Haksal

Ali Haydar Haksal

Milli Gazete
Yaşam 92 yazı 0 takipçi

Sözünün eri olma

İnsan sözleriyle, verdiği sözlerinin değeriyle, sözlerinin karşılık bulmasıyla var olur. Söz değerliyse, bir anlamı ve karşılığı oluyorsa o söz sözdür. Sözlerine bakılınca bir insanın, zamanla sözlerin karşılığının olup olmadığı anlaşılır. Sözleri, insanı tanımlar. Konuştukça o insanın ne olup olmadığı geçmişiyle tartılır, daha çok ona güven duyulu

Gazze'de bir yenilgi varsa bu Müslümanlarındır

Gazze'de tek taraflı bir savaş yaşandı, yaşanıyor. Bu savaş sadece Filistin'e, Gazze halkına karşı yapılmış bir savaş. Israrla vurguluyoruz, bu savaş İslâm ve Müslümanlara karşıdır. Hiçbir kimse kendisini bu sorumluluktan soyutlayamaz. Bundan insanlığın bir kesimi sorumluluğunu öyle ya da böyle yerine getirdi, getirmeye devam ediyor. Onların gücü,

En güçlü dua eylemdir

Dua bir sığınıştır, bir bağlanış, bir sadakat, bir teslimiyet, bir gönül veriş. Allah'a yöneliş ve O'nun buyruklarına, güzelliklerin önerilişine, insanlığın geleceğine, umuduna ve özgürlüğüne adanış. Dua, gönlün ve ruhun, beden ve hâlin bütünlüğündeki bir eylemdir. Güç kazanma, güç verme, yol gösterme eylemidir. Zamanların kimi rahatlıkları, kimi z

Korku ile cesaret arasında

İnsanın yaşama sürecinde belli bir hayat anlayışı ve yürüyüşü vardır. Kişilerin davranışlarında her yönüyle belli olur. Sesinden yüz ifadesine, yürüyüşünden kimi hâllerinde kendini belli eder. Bir insanın tanımanın en iyi yolu birlikte iken iyi gözlemleme, insanı bilme tartmadır. Kimileri kendilerini çok da belli etmezler. Bu, kişiyi bir yere kadar

Sözler neden etkisiz

Hazreti Mevlâna, Mesnevi'de, "Öğüt miski kime fayda vermiyorsa o, mutlaka kötü kokuya alışmıştır" der. Her dönem kendi tarzını belirliyor, dönemin insanlarıyla. Onlar bulundukları asıl yerlerini, konumlarını ve durumlarını gösteriyorlar. Bu döneme bakılınca eylemlerden çok konuşmalar, bağırışlar, sloganlar, höykürüşler baskın. Herkes her konuda sın

Müslümanlar bu kadar da mı zavallı

Müslümanların asıl kişiliği, onurlu, özgürlüğü esas edinen, bununla yaşamayı ilke bilenler olarak bilinir. Müslümanlar inanış ve kabulleniş bakımından özgürdürler. Bunu genel bir durum olarak görüyoruz. Bugünün, korkak, pısırık, içine sinmiş, krallarına, sultanlarına, başkanlarına köle olanlarını kastetmiyoruz. İradeleri ellerinde değil, söz sahibi

Yeni süreç ve gelişmeler

"Terör örgütünün silahı bırakması, terörsüz sürecin başlatılması Bu da emperyalizmden bağımsız düşünülebilir mi" Önceki yazımızı bu sorularla bitirmiştik. "Terörsüz bir Türkiye" özlemi hepimiz için geçerli. Umarız ve dileriz ki söylenenler gerçekleşir. Şimdiki siyasal söylem ve kurgu bunun üzerine. Ülkemizde ve hatta coğrafyamızda çok canlar yandı,

Yeni süreç ve gelişmeler -I-

Yeni olmayan ama yeni gibi görünen bir dönemin başındayız. Bölgemiz geçen yüz yılın başında şekillendirilirken ulus devlet olma özelliklerinden farklı bir yapı oluşturdu. Bu anlamda Türkiye, belki bir ulus devlet görünümünde. Ancak bu da tam anlamıyla karşılayıcı değil. Birçok unsuru barındırmasına karşın bir ırkın veya ulusun etrafında şekillenmiş

Gazze'nin çocukları

Büyük Gazze dramı olanca ağırlığıyla devam ediyor. Dünyaya açık, insanlığın gözünün önünde, acımasız, vahşi ve korkunç. Bu büyük insanlık dramının görünen tuhaflıkları bulunuyor. İnsanlık kısmen birkaç parçaya bölünmüş.Umursamayanlar; bunlar için dünyada böyle bir şey var mıdır, yok mudur ilgilerinin dışında. Vahşeti destekleyenler: Bunlar dünyayı

Birlikte konuşalım ve koşalım

Zor bir zamanda ve dönemdeyiz. Bir yolculuktayız. Hayat zamanla birlikte hızla akıp gidiyor. Biz de bu hayatın, zamanın ve koşulların içinde bulunuyoruz. Olup bitenlerden haberdarız, biliyoruz en azından. Bunun bilincinde olmak ise bir kazanım. Durup bir kenarda beklemenin, kayıtsız kalmanın bir anlamı yok. Yoksa olacaklardan olumlu ya da olumsuz

Uyarılarımız ve dikkatlerimiz

On yıllardır çalkantılı dönemlerden geçiyoruz. Bu yıllar büyük ölçüde genelde insanlığın özelde Müslümanların aleyhine oldu. Burada bu konularda sık yoğunlaşmamız büyük tehlikenin boyutlarını ve geleceğe ilişkin endişelerimizin olmasıdır. İnsanız, kimi zaman yanılgılarımız olabilir. Bulunduğumuz şu zamanda dönüp geriye baktığımızda ufak tefek yanıl

Düşünce derinliği

İnsan için olan bir edimdir düşünce veya düşünme. Akletme, fikretme, buna göre yaşamadır. Zorunlu bir yaşama hâli. En sıradanlıklarda bile insan ne yapacağını, yapılması gerektiğini düşünür. Evinden ilk adımını dışarı atarken ne niyetle, niçin çıktığını bilir. Bu, insandan insana durumu gereği farklı olabilir. Sorumluluklar insan içindir. Koşulları