Ali Haydar Haksal

Ali Haydar Haksal

Milli Gazete
Yaşam 92 yazı 0 takipçi

Ankara'nın göbeğinde: "Kudüs ile Golan'ı İsrail'e ben verdim!"

Trump şom ağızlı değil, kendini bilen, kimi zaman kafa karıştırıcı, kimi zaman gerçekleri muhataplarının yüzüne vuran biri. Gücün kendisine verdiği bir pervasızlık, şımarıklık, gurur, dalga geçen biri olarak görebilirsiniz. NATO olgusu İran'a saldırısı sırasında gündeme oturdu. NATO üyesi kimi ülkeler ABD'nin yaptırımları, zorlamaları sonucu bir ye

Şeytanlar şeytanlarla, biz bizimle olalım

Böyle deriz, bunu dileriz, şeytansız yaşamayı arzu ederiz. Ne ki. Bu bizim elimizdeki bir durum değildir. Bizi aşan, bizi de dairesine dahil eden çarklar bulunuyor. Hakikat'imizin dışında başka gerçeklerdir bunlar. Bizimle savaş hâlindedir. Kimi zaman barışır gibi görünür, kimi zaman babacan, kimi zaman asıl yüzünü göstermeden maskeli gibi durur. B

İğdişleşmiş ruhlularla bir yere varılamaz

İnsanın çok yönlü bozulduğu, bozguna uğradığı bir dönem. İdeolojilerin insanı insan olmaktan çıkardığı, kendine göre insan tipleri oluşturduğu sürecin sonundayız. İdeolojilerin etkisi ve gücü yok gibi görünüyorsa da varlığı bir çürüme olarak var ve etkili. Bir Müslüman'ın ideali olan büyük düşüncesinden vazgeçişi, bir insanın sahip bulunduğu ya da

Bir tarih, bir başlangıç

İnsanlığın üzerine abananlar koyulaşarak tam anlamıyla içinden çıkılamaz karabasanlara dönüşebiliyor. Süreçte insanlık bu duruma kendisini kaptırır, onunla yoğrulmaya başlıyor, etkileniyor. Bu, kişiyi ya da toplumu ciddi anlamda etki altında tutuyor. Hayatının bir özü olmaya başladığından itibaren bu karabasanlardan ve baskılardan kurtulması düşünü

Vatan bütünlüğü

Dünya eski dünya değil. İnsanlığın yaşama alanları sınırlı. Emperyalizm insanlığı emekleriyle ve kaynaklarıyla birlikte sömürürken dünyayı kendisine dar ediyor. Soluk aldırmıyor. Yaşama alanını sınırlıyor. Yani hayatın sınırlarını onlar belirliyor. Yaşanılan sınırlarda insanların yaşama alanı daralınca huzursuzluk, karmaşa ve çatışmalar kaçınılmaz

Hayatın tutamakları

Bir yola düşüldüğünden itibaren, her insanın kendine göre bir yürüyüş tarzı yol ve yordamı olur. Bu gidişler genel anlamda özeldir. Özel olmalarına karşın bireyseldir. Bireyseldir ama bu sadece kendisini ilgilendirmez. Sınırları aşkındır. Kendimizi bildik bileli sorumluluk alanımız genişledikçe insanlarla olan ilişkilerimiz, dertlerimizi, kaygıları

Ben geldim

Bu, "ben geldim" ifadesi benim için sıradan olmaktan çıktı bir bakıma. Her yeni bir sürprizin ifade edilişidir de. 2010 yılının başından beri, hastaneler, doktorlar, koğuşlar, aciller arasında bir gezginim. Hemen her biri benim için bir yeni başlangıç ama gene de bana ait olan bir iç sesleniş ile "ben geldim." Hastanelere gidişlerim ise okurlarımda

"Allah'ın kulu bir Müslüman yok mu"

Dünyada insanların üçte birini Müslümanlar oluşturuyor. Müslüman'ın sorumlulukları var. Biz bu sorumluluklardan sorumluyuz. Bir insanın gücünün yetebileceği, giderebileceği bir sorun varsa onun üstesinden gelme sorumluluğu bulunuyor. Sorumluluk da bir sorun. İnsanlık dert sahibi. Büyük bir karmaşa var. Bu, sadece bireysel değil kitlesel de böyle. B

Yolu yürüme görevi

Yol ve yolculuk insan için. İnsan önce kendinden sorumludur. Kendinden ve insandan. Yaratılan her varlıktan. İnsan sorumluluğu gereği Müslüman olmakla da yükümlü. Eğer bu yükümlülüğü üstlenmişse önce insandan, sonra Müslüman'dan ve sonra eşyadan ve yaratılmış olan her şeyden. Dünya karmaşasında zihinler alabildiğine karışık ve şaşkın. Tarih boyunca

Hamlede bulunabilme iradesi

Genel anlamda Müslümanların ne yapmaları gerektiği hususunda önerilerde bulunuyoruz. En temel sorun günümüz Müslümanlarının öneriler ışığında geleceğe dönük girişimlerde bulunmalarıdır. Egemenliklerin kurulduğu, baskın olduğu, toplumları denetime aldığı şu zamanda ulusların çıkış yapmaları elbette ki zordur. Zorluklar aşılabilirse başarılar elde ed

Hamleye karşı hamle

Siyonizm-emperyalizm iş birliği saldırganlığının sınır tanımazlığı insanlığı sindirmişken İran'a başlayan saldırılar sonrasında ilkinde on iki gün süren karşı direniş bir anda bir şaşkınlık oluşturmuştu. Hırs ve hıncını denetleyemeyen bu güç doğrudan İran'a saldırdı. Bu saldırı sonrasında İran'ın kısa sürede yerle bir olup teslim olacağı bile düşün

Akan zamanın hızında

Duvarda bir saat, kadranında akrep ile yelkovan sürekli akıp gidiyor. Biri hızlı ve telaşlı gibi, diğeri ise ağır, kendi seyrinde. Aslında her ikisinin de bir seyri var. Döngüleri belli bir ritimde. Bunlar bizim için de birer gösterge. Hem uyarıcı hem de bilgilendirici. Akan ömrümüzün soluklarını andırıyorlar. Soluk alıp veriyoruz, Allah'ın bağışı.