Mustafa Çelik

Yeni Akit

İslâm coğrafyasını istilâ etmeye gelen müstevlilerin yardımcıları (1)

İslâm coğrafyasını istilâ etmeye gelen müstevlilerin yardımcıları (1) MUSTAFA ÇELİK İslam coğrafyasının tarihine bakıldığında acı bir hakikat kendini tekrar tekrar gösterir: Müstevliler çoğu zaman dışarıdan gelip tek başına hâkimiyet kurmamışlardır. Onlara kapıyı aralayan, içeriden zaaf gösteren, menfaat veya korku uğruna taviz veren hain idarecil

İhlâsın riyaya feda edilmesi

İhlâsın riyaya feda edilmesiMUSTAFA ÇELİK Günümüzde insanlar çoğu zaman yaptıkları iyiliklerin ya da başarıların başkaları tarafından fark edilmesini ister. Bu arzu, zamanla görünme ve övülme hastalığına dönüşebilir. Oysa gerçek değer, başkalarının gözünde değil, Allah'ın katında ölçülür. İşte bu noktada ihlas devreye girer. İhlas, yapılan işlerin

Müstevliler karşısında ümmet cephesinde buluşmak

Müstevliler karşısında ümmet cephesinde buluşmakMUSTAFA ÇELİK Tarih boyunca İslâm coğrafyası, dış müdahaleler, sömürgecilik ve emperyalist politikalar nedeniyle derin yaralar almıştır. Kan, sürgün ve yıkım hafızalara kazınmış; bu acılar, Müslüman toplumlarda haklı bir öfke ve savunma refleksi doğurmuştur. Ancak tam da bu noktada, öfkenin yönü ile s

Amerika'nın dediği değil, Allah'ın dediği olacak (2)

Amerika'nın dediği değil,Allah'ın dediği olacak (2)MUSTAFA ÇELİK Allah'ın dediği olur; çünkü O'nun sözü adalettir. Bunun hilafına düşen, yalnızca Allah'a değil, insanın fıtratına da karşı düşer. Firavun'un akıbeti, bir kıssa olmanın ötesinde bir uyarıdır: Zulüm, sahibini taşırmaz; batırır. Hakikat ise sessizce ama mutlaka kazanır. Bu yüzden mesele

Amerika'nın dediği değil Allah'ın dediği olacak/1

Amerika'nın dediği değilAllah'ın dediği olacak/1 MUSTAFA ÇELİK Tarih, kendini tekrar eden bir ibretler kitabıdır. Her çağda bazı güçler çıkar ve dünyanın bir kısmını "terbiye edilmesi gereken" topraklar olarak görür. İşgal ve istilâyı medeniyet, sömürüyü düzen, tahakkümü ise ilerleme diye sunarlar. İslâm coğrafyası da yüzyıllardır bu kibirli bakışı

Dağ başı yalnızlığı

Dağ başı yalnızlığı MUSTAFA ÇELİK Bir dağ başı yalnızlığında üşüyor yüreğimiz. Ne rüzgârı kesebilecek bir sığınak var ne de içimizi ısıtacak bir ses. Kalabalıkların ortasında, birbirimizin omuzlarına değmeden geçip gidiyoruz. İnsanı insana yakın kılan her şey uzaklaştı bizden; bir bakışın derinliğini, bir sözün iyileştirici gücünü, sessizce omuz ve

Medine aşkın yurdu

Medine aşkın yurdu MUSTAFA ÇELİK Mü'min gönüller, sadece bir bedenin taşıdığı kabuk değil, ruhun ve kalbin derinliklerinde yaşayan bir sığınaktır. İşte bu gönüllerde Medine, bir şehir olmanın ötesinde bir mânâ taşır; deruni aşkın mayasıdır. Onu sadece taşlarla, sokaklarla, minarelerle sınırlamak mümkün değildir. Medine, kalpte yeşeren bir huzurdur;

Hayat bir gün, o da bugün

Hayat bir gün, o da bugün MUSTAFA ÇELİK Hayat, çoğu zaman uzunca bir yol gibi görünür insana. Gelecek planları yapılır, hayaller kurulur, ama aslında hayat dediğimiz şey bir günle sınırlıdır. O gün ise "bugün"dür. Çünkü geçmiş artık yaşanmıştır, geleceği ise kimse garanti edemez. Elimizde olan tek zaman dilimi, tam da şu andır. Hayat günlerden meyd

İyiliğin ağır yükü

İyiliğin ağır yükü MUSTAFA ÇELİK Müslümanların dünyası, bir iyilikler dünyasıdır. Çünkü iyilik, bu dünyanın süsü değil, özüdür. Kur'ân, kendisine iman edenlere yalnızca erdemli davranışlar sergilemeyi emretmez; aynı zamanda onların iyilikle tanınan, iyiliği karakter hâline getiren insanlar olmalarını ister. Bu yönüyle mümin, yaptığı her eylemin ard

Kurdun ensesinde bit aramak

Kurdun ensesinde bit aramak MUSTAFA ÇELİK Toplum olarak başkalarının en küçük hatalarını bile büyütmeye, didiklemeye fazlasıyla meraklıyız. Öyle ki, bazen başkalarının kusurlarını bulmak için gösterdiğimiz çabanın yarısını kendi eksiklerimize harcamıyoruz. İşte tam da bu durumu anlatan güçlü bir söz vardır: "Kurdun ensesinde bit arayacağınıza gidin