Mustafa Çelik

Mustafa Çelik

Yeni Akit
Gündem 139 yazı 3 takipçi

Medeniyette geri kalmışlığın sebebi

Çünkü bir medeniyet, sadece kılıçla, servetle yahut coğrafyayla ayakta kalmaz; asıl olarak düşünceyle, hikmetle ve hakikati arama iradesiyle yaşar. Kur'ân'ın ilk muhatapları "oku" emriyle ayağa kalkmışken, sonraki nesillerin bir kısmı zamanla okumayı ezbere, düşünmeyi taklide, anlamayı tekrar etmeye dönüştürdü. Böylece canlı bir akıl, durağan bir z

Zalimlerin karşısında eğilirsek basamak, dik durursak sığınak oluruz

Arapça'da "acele ettirdi, aldattı, bilgisizliklerinden yararlandı, onları bilgisizlikleri ve güçsüzlükleri yüzünden hafife aldı, istediği gibi yönlendirdi" mânalarını ifade etmektedir. Totaliter yönetimlerde yöneticilerin istemediği şey, halkın bilgilenmesi, doğruyu öğrenmesi, örgütlenerek hakkını talep edecek kadar güçlenmesidir. Firavun da aynı y

Çağı Müslümanca okumak ve gereğini yapmak

Bir diğer mesele de çağın sahicilik krizidir. Yapay zekâların, dijital kimliklerin ve sanal vitrinlerin çoğaldığı bir dünyada insan giderek kendi yüzünü kaybetmeye başladı. İnsanlar artık yalnızca başkalarına değil, zaman zaman kendilerine bile yabancılaşıyor. Herkes görünür olmak istiyor fakat çok az insan gerçekten "var" olabiliyor. İşte burada İ

Tesettür cinsiyeti evde bırakıp şahsiyetle dışarı çıkmaktır

Sözlükte "kuş tüyü" mânasına gelen âyet metnindeki rîş kelimesi burada mecazi olarak "ziynet elbisesi" anlamında kullanılmıştır. Âyette üç türlü elbiseden söz edilmiştir: 1. Sadece örtünme ihtiyacını karşılayacak olan basit ve sade elbise. 2. Örtünmenin yanında ziynet maksadı da taşıyan kaliteli, temiz ve düzgün elbise. 3. "Takvâ elbisesi." Burada,

Davan Allah içinse, yükün ağırlığına aldırma

Bu anlayış, insanı sorumluluktan uzaklaştırmaz; bilakis meşru hudutlar içinde en yüksek gayreti göstermeye sevk eder. Saygı gösterilecekse gösterilir, emek verilecekse verilir, mücadele edilecekse edilir. Fakat bütün bunlar bir amaç değil, Allah'ın rızasına ulaşmanın vesileleri olarak görülür. Mümin bilir ki; sonuçlar her zaman elinde değildir, fak

Amerika-İsrail'i Kahredecek İşler Yapmak

Biz Müslümanlara karşı "Haçlı savaşlar" Amerika-İsrail Terör Örgütü öncülüğünde kesintisiz bir şekilde devam etmektedir. Ümmet bilinci de tam burada anlam kazanır. Bir yerde bir çocuk korkuyla uyuyorsa, bir anne evladını toprağa veriyorsa ve bir halk zulmün gölgesinde yaşamaya mahkûm ediliyorsa; buna karşı duyarsız kalmak insanlığın yükünü hafiflet

İnsanlığın aynasında Gazze

Zira Gazze'de ve Batı Yaka'da yaşananlar yalnızca bir bölgenin acısı değildir. Bu, insanlığın aynasıdır. Ve arzın neresinde bir mazlum ağlıyorsa, insanlık orada yeniden imtihan edilmektedir. Tarih bazen savaşları, bazen zaferleri, bazen de sessizlikleri yazar. Öyle zamanlar olur ki yaşananlar sadece bir ülkenin, bir halkın ya da bir dönemin meseles

Kıble hassasiyeti (2)

Bu yüzden mesele, yön değiştirmekten ibaret değildir. Asıl mesele, hangi merkeze bağlandığımızdır. Kıble birleştirir, çünkü hakikatin etrafında toplar. Ondan uzaklaşmak ise insanı çoğaltır ama eksiltir; kalabalıklaştırır ama yalnızlaştırır. İnsan bazen genişlediğini zannederken aslında daralır. Ve en derin daralma, yönünü kaybettiği anda başlar. Te

Kıble hassasiyeti (1)

Lâ dinilerin, münkir ve müşriklerin istikamet yön ve yöntem tayin etmeleri karşısında kendi kıblesiyle iftihar etmeyen Müslüman, Müslüman değildir. Dinde kıble hassasiyeti, iman hassasiyetindendir. Haritalar... İnsanlığın kendine çizdiği sınırların en somut hâli. Cetvelle çekilmiş çizgiler, renklerle ayrılmış coğrafyalar... Oysa bu çizgiler ne kalı

Değerler ve aidiyetler düzleminde hicretin gerçekleşmesi

Hicret, sadece bir terk ediş değil; aynı zamanda bir yöneliştir. Neyi bıraktığından çok, neye yürüdüğünle anlam kazanır. Ve bugün, dine dayanmayan yapılardan bilinçli bir ayrılış; inancını diri tutmak isteyenler için bu çağın en sahici hicretlerinden biridir. Dine yaslanmayan ladinî yapılardan bilinçli ayrılış, bu çağda mümin için bir hicret mesabe

Ümmetten hilafete yol gider

Neticede, İslâm'ın hedeflediği yapı vahdet üzerine kuruludur. Parçalanma ise bu yapının tabiatına aykırı, geçici ve arızî bir durumdur. Müslümanların yeniden dirilişi de, büyük ölçüde bu aslî ilkeyi hatırlamaları ve hayatlarına yeniden hâkim kılmalarıyla mümkün olacaktır. Müslümanlar imanları gereği bir zamanlar aynı imameye dizilmiş tesbih taneler

Emperyalistlerin algı operasyonları

Algı operasyonları, modern çağın görünmez ordularıdır. Üniforma giymezler; ama disiplinlidirler. Silah taşımazlar; ama etkileri öldürücüdür. Bir yalanı bin kez tekrar ederek hakikat gibi sunabilir, bir hakikati ise bin şüpheyle görünmez kılabilirler. Böyle zamanlarda insan, duyduğundan çok duyurulana, gördüğünden çok gösterilene maruz kalır. Daha a