Kültür-Sanat

"Fatal" bir tapınakçılık hikâyesi: Dünya bize gebe, ama biz yokuz...

Dünyanın gidişatıyla ilgili dört fotoğraf çekeyim, halimiz niceymiş, yolculuk nereyeymiş, biraz yakından bakalım, görelim…Çin, yapay güneş enerjisi üretmiş!Rusya, Avrupa'nın tepesine çökecekmiş!Eli kulağındaymış!Vurdu vuracakmış!Avrupa, kovuğuna çekilmiş, Rusya'ya muhtemel saldırısı karşısında nasıl cevap vereceğiz, diye kara kara düşünüyormuş!

Yusuf Kaplan

'Gelimli gidimli dünya'da 'Hattat Mezar Taşları'

Gelmek ve gitmek fiillerine 'mezar taşı' terkibinin eklendiği 'Hattat Mezar Taşları' temalı bir kitap adının önce hüznü ihtiva edeceği aşikardır. Zira zamana karşı duyulan kırılganlığın adı olarak hüzün hatırlamaya bitişiktir ve bu manada unutmak hatırlamanın negatifidir. Yaşanan halin düzeyine göre unutmanın -kimi zaman bir nimet olarak

Ömer Lekesiz

Asıl hikaye nerede

Çok sıradan hayatlarımız olduğunu düşünüyoruz ve bu bizim epeyce canımızı sıkıyor. Aslında hayatımız değil, hayata bakışımız fazlasıyla sıradan ve bu sebeple kendi hayatımızın inceliklerini, derinliklerini, heyecan verici ayrıntılarını göremiyoruz. Hiçbir hayat sıradan değil aslında, her hayat ceplerinde ilgiyi, merakı, hayreti ve hayranlığı hak eden çok sayıda ayrıntı taşıyor. Dünya edebiyatının

Gökhan Özcan

Hilafet kavramı ve siyasi düşüncenin krizleri

Klasik dönemde kaleme alınan siyaset metinlerinde halifenin şartları, nasıl seçileceği ve seçim için gereken kurulda kimlerin bulunacağı gibi meseleler işlendiğinden modern dönemde halifelik daha ziyade bir devlet başkanlığı meselesi olarak ele alınagelmiştir. Oysa hilafetin İslam düşüncesi tarihinde iki anlamı vardır. Birincisi, bireysel, içtimai ve siyasi düzenin ilahi irade doğrultusunda

Ömer Türker

Müslüman kadın kimliği III

Türkiye'de özellikle 1980 sonrası gündelik hayatta yayılmaya başlayan ve 1990'larda neredeyse herkesin dilinde olan "ötekileştirme" kavramı, mahiyeti hakkında pek de bilgi sahibi olunmadan modalaşan bir kavram olarak dolaşımdaydı. "Biz" olarak tanımlanan merkezin dışında kalan grupların, kişilerin, tehdit unsuru olarak tasvir edildiği, "biz" ve "onlar"

Fatma Barbarosoğlu

İstanbul Üniversitesi'ndeki mescit nasıl açıldı ve kim kapattı

Meşhur ilahiyatçı hocalarımızın hemen hepsinin hatıralarını okudum ve çok istifade ettim. Bugünlerde de Yusuf Ziya Kavakçı hocamızın "Göçüp Giderken" adıyla neşredilen hatıralarını bitirdim. Nehir söyleşi şeklinde hazırlanan eserin muhtevasını Dr. Müjdat Uluçam Bey'in soruları ve Prof. Dr. Yusuf Ziya Kavakçı hocanın bunlara verdiği cevaplar teşkil ediyor. Belirtmek gerekir ki, bu usul, bu minval üzere kaleme alınan kitapların okunmasını biraz daha kolaylaştırıyor.

Dursun Gürlek

Neyi unuttuğunu hatırla…

Sinemanın bir misyonu da hatırlatmaktır. Geleceğe değil sadece, bugüne de… Geçmişi değil sadece, yarını da hatırlatmaktır… Neyi unuttuğumuzu hatırlamamız için sinemaya tutunmak gerek. Yani ben öyle yapıyorum (Genel manada olumsuz olacak her şeye karşı sinemaya tutunuyorum ama neyse…). İnsanoğlunun umudunun tükendiği anda, her şeyin bittiğini ya da bitmesi

Abdulhamit Güler