Yetenekli Kalemler

Türkiye

Veda bazen başlangıçtır...

Veda, bazen de insan yüreğindeki umutlu bekleyişin başlangıcıdır. Güneş asma yaprakları üzerinde oynadığı zaman yeni bir güne başladığını sanır insan. Ancak bu yeni gün sayısız hoşça kala yaklaştıran bir basamaktı sadece.Her vedaya şahit olmuş yılların abdest ibriği bu kez abdest için değil de yine bir veda için dolduğunu anlamış, içindeki suyu boş

Aşkın ilahi boyutu

Her yerde, her şeyde aşkı görebiliriz. Gökyüzünde süzülen bir kuşun kanadında, toprağa kök salan bir ağacın sabrında, bir annenin duasında, bir babanın helal lokma mücadelesinde, kardeşin omzunda, dostun tebessümünde… Ama aşkın en kutsal makamı, hiç şüphesiz ki Rabbimizin sevgisidir. Onu sevmek, onun yarattıklarını sevmektir.Aşk, yalnızca gönüllerd

Asırlara ibret hadiseler

Mısır'a Sultan olmaktan söz etmiştik bir önceki yazımızda... Aslında bu yazı da onun bir devamı... Yusuf Peygamberin kıssasını kim bilmez ki... Gerçekten de Sultan olmak dakolay değil, kör kuyularda bir başına kalmak da! Çetin bir sınavdan sağ çıkmak için önce teslim olmak gerekiyor elbet… Ama ne bilsin kuyuda Yusuf olmayan! Ah Yusuf'u bilmeyen ne

Pervane

Ömrümün baharında sandığım yıllarda, kalbimin güzünde açtım gözümü… Nasıl anlatılır, nasıl söylenir nefessiz kalışlarım bilmiyorum. Bilmiyorum hangi kelimeye sığar acılarım… Kaç nefes eksildi ömrümden hiç saymadım. Kaç nefesim kaldı inanın hiç bilmedim, bilmeden yaşadım hatta çoğu zaman, yaşar gibi yaptım. Kaç defa öldüm ölmeden önce saymadım, ben

Özbekçe metinlerde uydurukça göremedim

Kadim lisanımız Türkçe, Öztürkçecilik cereyanında darbe almıştır. Bu akımda dilimize yerleşmiş, 1000 yıllık kelimelerimiz Arapça, Farsça kökenli diye kitaplardan ve neşriyattan atıldı. Hikâyesi, ağırlığı olan kelimelerin yenileri uyduruldu. Osmanlı kelime hazinesi heba edildi.Dilde sadeleşmede maksat "güya" Türk dünyasıyla bağ kurmaktır.Uydurulan,

Mutluluk eşittir huzur demektir

Hayat, bazen istemediğimiz yerde bulundurur bizi. İstemediğimiz olaylarla karşılaştırır. İstemediğimiz kişilerin arasında oturtur. Eğer yoksa çevresinde kendisine iyi gelen birileri, o zaman uzlet en güzel şifadır. Herkesten ve her şeyden olabildiğince uzaklaşmak, mesafeyi korumak, kabuğuna çekilmek bu çağda kendimize yapacağımız en güzel iyiliktir

Yanlış yoldan hakka...

Bu yazımda değişim kavramını insani ve edebîbir dille ele almaya çalışacağım. Amacım değerli okuyucularımıza hem düşündüren hem umut aşılayan bir yazı sunmak. Bu çalışma bu üslup ve amaçla kaleme alınmıştır.İnsan değişir… Hem de bazen tek bir an, tek bir söz, tek bir bakış ile.Kimi zaman ömür boyu sürer sandığımız yanlış yürüyüş, bir kalp atışında

Sema'nın denemeleri

Tercihler ve ihtimaller:Çoğumuz bazı şeylerin değerini çok geç anlıyoruz. Farklı seçimler ve farklı sonlarla. Bir insan aile sevgisinin değerini, ailesini kaybettikten sonra anlar, hiç ailesi olmayanlar ise doğuştan kalbinde olan boşluktan anlar. Bazılarımız bilerek sigara içer, bazıları genetik faktörlerden akciğer kanseridir. Bu iki kişinin tek o

Her şey bir "tık" uzağımızdayken

Arzuhâlcilerden söz etmiştik dün dilimiz döndüğünce. Çocukluğumun arzuhâlcilerini yâd etmiştik… Onların sözleri yalnızca kâğıtta değil, kalplerde yankılanırdı. Kimi veda yemeklerinde, toplantılarda, halk adına öyle duygulu konuşmalar yaparlardı ki, gözler dolar, gönüller yumuşardı. Sır saklamak, dedikodu yapmamak, bilgiyi kötüye kullanmamak onların

Arzuhalcilerin sessiz vedası

Zamanın tozlu raflarında kalan arzuhalciler, yıllar içinde ekmeğini kalemden kazanırken halkın derdine ortak olmuş, kâğıt üzerinde dilekçe yazarken gönüllere umut ekmişlerdir. İşte arzuhalciler, bu toprakların sessiz hafızası, kelimelerle köprü kuran halk bilgesiydi.Çocukluğumun en canlı hatıralarından biridir; babamla gittiğimiz o küçük dükkânlar…