Taha Kılınç

Taha Kılınç

Yeni Şafak
Gündem / Dünya Gündemi 197 yazı 2 takipçi

15 Temmuz dersleri

Kartal Anadolu İmam-Hatip Lisesi'nde ortaokul hazırlık sınıfına başladığımda, 1991'in sonbaharıydı. Henüz 11 yaşındaydım. Ancak hem içinde yetiştiğimiz ortam hem de Türkiye'nin o dönemki siyasî atmosferi, beni ve akranlarımı, fiziksel yaşlarımızın çok ötesine taşımıştı. Okulumuz henüz "marka" hale gelmemişti gerçi, ama eğitim seviyesi olağanüstüydü

Hafıza dersi

Abdurrahmanoviç, Abidoviç, Ademoviç, Agiç, Ahmedoviç, Ayşiç, Alibaşiç, Aliç, Aliefendiç, Alihociç, Bayraktareviç, Bayramoviç, Beşiroviç, Begoviç, Cananoviç, Caniç, Çelebiç, Davutbaşiç, Davutoviç, Dervişeviç, Dizdareviç, Efendiç, Feyziç, Ferhatoviç, Habiboviç, Haciç, Hafızoviç, Haydareviç, Haliloviç, Hamzabegoviç, Hasanoviç, Hasiç, Hociç, Huremoviç,

Bosna notları

Srebrenitsa'ya gitmek üzere Saraybosna'dan yola koyulduğunuzda, menzilinize 25 dakika kala karşınıza Konyeviçi Polye adlı şirin bir Müslüman köyü çıkar. Ana yoldan içeri sapmadan önce, benzinliğin tam karşısındaki iki katlı beyaz eve dikkatle bakın. Burada dağ gibi bir kadın, kahraman bir Boşnak anası yaşar: Fata Orloviç. Hikâyesini öğrendiğimden b

Şahit olmak

Temmuz ayı, İslâm coğrafyasının tarihinde yaşanan önemli hadiseler bakımından, lebalep dolu bir zaman dilimi. Takvimleri ve kronolojileri şöyle üstünkörü taradığımızda bile karşımıza epey başlık çıkıyor:Mekke'de Tünel Faciası (2 Temmuz 1990), Cezayir'in Fransa'dan bağımsızlığını kazanması (3 Temmuz 1962), Hıttîn Savaşı (4 Temmuz 1187), Hacı Emîn el

Fitne ateşi

"Kitlenin aklı yoktur" sözünü doğrulayan bir süreç yaşadık: Kayseri'de yakılan fitne ateşi birden bire sınırın öte yakasına sıçradı, bindirilmiş kıtalar kulaklarına fısıldananı harfiyen yerine getirdiler ve arkalarında çok boyutlu bir enkaz bıraktılar. Çok derin ve sofistike düşünmeye gerek yok; ortalama zekâya sahip herhangi biri, yaşananların "no

Sudan trajedisi

Rahmetli Suudi Arabistan Kralı Faysal, 17 Mart 1967 günü, hac için Suudi Arabistan'a gelen Müslüman ülke temsilcilerini Mekke'deki kabulü sırasında Yemen krizini ele almış ve şöyle demişti: "Rabbimi ve sizleri şahit tutarak söylüyorum ki, Yemen'de yaşananlardan razı ve memnun değiliz. Bu problemin sürüp gitmesinde hiçbir menfaatimiz yoktur. Yemen'd

Aynı tecrübe

Sovyetler Birliği 1979'da Afganistan'ı işgale başladığında, Ortadoğu'da ABD'nin müttefiki olan bazı ülkeler kendi içlerindeki "radikal" unsurlardan kurtulmak için bir plan hazırladılar. "Afgan cihadı"na katılmak isteyenlerin bölgeye intikali kolaylaştırılacak ve kendilerine her türlü -maddî, ideolojik ve lojistik- destek sunulacaktı. Nitekim sadece

Altalena Olayı

Filistinlilerin, atalarının yüzyıllardır yaşadığı topraklardan cebren sökülüp atıldığı, tehcir ve katliamlarla karşılaştığı o kritik 1948 yılı, aynı zamanda Siyonist Yahudilerin birbirleriyle de kıyasıya mücadele ettiği bir zaman dilimiydi. Söz konusu mücadelenin en keskin safhalarından biri, 22 Haziran günü Tel Aviv kıyılarında yaşandı: Vladimir Z

Haccın faydaları

Kur'ân-ı Kerîm'de, Hz. İbrahim'e şöyle emredildiği haber verilir: "İnsanlara haccı duyur; gerek yaya olarak, gerekse yorgun argın binekler üzerinde çok uzak yollardan sana gelsinler. Ki böylece kendileri için faydalı olan şeyleri açıkça müşahede etsinler" (Hacc 27-28).(Mecburi bir teknik izah: Ayette "fayda" kelimesini karşılamak üzere geçen ifade

Eski ve yeni

Taşkent'te, Özbekistan'da 1990'ların başından itibaren yaşayan ve ticaret yapan bir dostumuzla sohbet ediyorduk. Eskiyle yeniyi kıyaslamasını istedim. Sovyetler Birliği şemsiyesi altından yeni çıkmış ve o dönemin kodlarına göre programlanmış bir ülkeyle, bugünün daha modern ve özgür Özbekistan'ını karşılaştırdığında, şu tespitleri yaptı: "Eskiden h

Uygur düğümü

Tarihler 8 Nisan 1945'i gösterirken, Doğu Türkistan'ın Gülce şehrinde oldukça kalabalık bir askerî merasim düzenleniyordu. Merasim, kısa süre önce Alihan Töre Sagunî ve arkadaşları tarafından kurulan Doğu Türkistan İslâm Cumhuriyeti için bir dönüm noktasını işaret ediyordu: Artık düzenli ve disiplinli bir orduları vardı. 50 bin muvazzaf ve 100 bin

Doğu Türkistan'a içeriden bakınca

"Uygurların gerçek bir Çinli olabilmesi için -Mandarin Çincesi için kullanılan isimle- "milli dil"i konuşması, Çin yiyecek kültürünü benimsemesi, Hanlarla evlenmesi ve geleneksel saygı ve onur anlayışından vazgeçmesi gerekiyordu. Yetkililer birçok yerde Uygurların kamusal alanda milli dil kullanmasını, -tamamen yerlileşmiş Arapça bir deyim olan- "e