Taceddin Kutay

Akşam

Ankara'da Ölüm Vadisi ve Eriha Gülü

B. Eriha Gülü'nün nasıl bir bitki olduğunu bilenleriniz vardır. Ben bilmeyenler için kısaca tarif edeyim. Bir çöl çalısıdır; kuru, kupkuru bir çalı. Rahmetlinin eline geçseydi muhtemelen soba tutuşturmak için kullanabilirdi. Bu kuru, kupkuru ot bir çanağa koymanız ve dibine azıcık su eklemeniz yahut yapraklarına bir parça püskürtmeniz akabinde yemy

Antep'te Postmodern İstiklal Harbi

B. Televizyonum olmadığı için dizi kültürüm zayıftır. Yine de alakamı celbeden dizileri izledim, izlerim. Dikkatimi celbeden şey, izlediğim bütün dizilerde aynı toplumsal zaafın mukabili karakterlerle karşılaşıyor olmamdır. Leyla ile Mecnun'da İsmail Abi'nin, Ekmek Teknesi'nde Nusrettin Baba'nın, Kurtlar Vadisi'nde Ömer Baba'nın tekabül ettiği kara

Mehabet

B. Heybet kökünden gelir; uluya, yüceye karşı insanın içinde hissettiği istemsiz saygıyı ifade eder... Mehabet. Sakın muhabbetle karıştırmayınız; muhabbet hub kökünden gelir, bambaşka bir şeydir. Dün bir vesileyle, bir büyüğün siyaset ettiği bir mecliste hazirununa dert yandım, sizlerle de paylaşayım. İnanın çok büyük bir talebim yok. Olması gereke

Parke taşları

B. Düzene ve kanunlara yaklaşımımızda temel bir sıkıntımız olduğu aşikar. Yaşadığımız pek çok sosyal sorunun temelinde bu sıkıntı yatmakta. Maalesef kanunlar düzenleyici hükümler olarak yer etmemiştir pek çoğumuzun zihninde; aksine bir hadise vuku bulduktan sonra kabahatin kime yükleneceğini, faturanın kime kesileceğini ortaya koyan kodeks olarak a

Kontlar kontesler, dükler düşesler...

B. Keşke bu meseleyi ben değil de sevgili dostum Yavuz anlatsaydı; zira konunun mütehassısı odur. Alman sosyolog Heinrich Popitz şiddetin dört türü olduğunu öne sürer. İlki bildiğimiz fiziki şiddettir. İkinci şiddet türü ise enstrümantal şiddettir ve tehdit, taciz, psikolojik baskı ile insanları bir şeylere yahut bir pozisyonda bulunmaya icbar etme

İstifham ve konfor

B.Yakın dostlarımın iyi bildikleri ilginç bir hikayedir. 1935 doğumlu Rahip Daniel Edward ile ölçülü bir ahbaplığımız vardı. Pater Edihellip; Polonyalı, ikinci Dünya Savaşı yıllarının en acı sahnelerine küçük bir çocuk olarak şahitlik etmiş, merdümgiriz tarafları olan tonton bir ihtiyardı. Her Polonyalı gibi votkaya müptela, biteviye içen hatta pas

Hasan Efendi, Tımar ve Milli Görüş

B.Mahmud Efendi hazretlerinin vefatı akabinde İsmet Baba Dergahı postuna oturan Hasan Kılıç Efendi hazretleri terk-i alem-i fena eyledi. Menzillleri mübarek olsun. Mahmud Efendi gibi bir zattan sonra öyle bir makama gelmek çok zor, illa velası bitmeyen nicelerin sorgulayıcı nazarına karşı vazife görmek oldukça yıpratıcı olsa gerek. Benim aklım o ka

DEM kayyuma rağmen niye yüksek oy alıyor

B. Dün kaldığımız yerden devam ediyoruz. Nusaybin Kaymakamı Ercan Kayabaşı, bir yanda ilçenin çehresini değiştirirken diğer yanda ahali ile de sağlam gönül köprüleri kurmuş; özellikle ülkemizin ücra bir köşesinde yer alması hasebiyle dezavantajlı durumda olan çocuklara eğilmiş. Taş atan çocuk olmaz, kulaç atan çocuk olur diyerek yarı olimpik yüzme

Nusaybin'de kayyum ve seçim sonuçları

B. Beton blokların hemen ardında, bulunduğumuz yere yalnızca 150 metre mesafede devriye gezen YPG'li teröristler eminim bize bakıp bakıp iç geçiriyor, yerimizde olmak için can atıyordur. Nusaybin ilginç bir yer; ilçe merkezi ile Kamışlı'nın merkezi birbirine nazire yaparcasına birkaç yüz metrelik mesafede. Sınırın hemen dibinde bir zamanlar bir vir

Süpermarket ve din

B.Kelime hazinesi zaten hanidir müflis bir lisanımız vardı; dil melodisini ve ahengini de kaybetti. Amerikanca gibi bir vurgu bir melodi gençlerin dilinde, mutfak robotu gibi bir ritim ile konuşup durup konuşup duruyorlar. Mesele değil demeyiniz. Evet dil bir vasıtadır, esas değildir, bu malumumuz; lakin esas dediğiniz o şey her neyse ona ulaşabilm