Selçuk Türkyılmaz

Yeni Şafak

Sınıflar değil, milletler karşı karşıya geliyor

İsrail ateşkes anlaşması yürürlüğe girdikten sonra da tarihî Filistin topraklarında yayılmacı saldırganlığını sürdürüyor. Gazze'de anlaşmayı birçok defa ihlal etti ve savaş suçları listesi biraz daha kabardı. Ne yazık ki Gazze, Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te her gün yeni bir tecavüz haberi ile derinden sarsılıyoruz. Soğuk ve yağmur gündelik hayatı dah

BAE niçin İslam imajını karalama kampanyası düzenliyor

Birleşik Arap Emirliklerinin Batı'da İslam'ın imajına yönelik karalama kampanyalarını yönettiği ve finanse ettiği yönünde bilgiler ortaya çıkmaya başladı. Görünüşe göre bu, oldukça şaşırtıcı bir bilgidir. Çünkü BAE Arap, Müslüman ve Arap coğrafyasına ait bir ülkedir. Bilginin şaşırtıcı olması da buradan kaynaklanıyor. Arap, Müslüman ve Arap coğrafy

Maduro'nun kaçırılması: İki yaklaşım iki ayrı dünya görüşü

Batı ve Avrupa kavramları artık kendi iç çelişkilerini çözmüş bir kıtaya ya da dünyaya işaret etmiyor. Latinlerle Anglosaksonlar ya da Katoliklerle Protestanlar arasındaki milliyet ve din temelli farklılıkları rekabet ve çıkar hesapları sebebiyle yeniden bir kategori olarak düşünülmeye başlandı. Bu durum yaklaşık iki yüz yıldır zihnimizi şekillendi

Anglosakson kolonyalizmi Venezuela'da

7 Ekim 2023'ten sonra Avrupa ve Batı kavramlarının bizim düşündüğümüzden daha farklı bir içeriğe sahip olduğunu görmüş olduk. İspanya Filistin'e desteği ile öne çıkan Avrupa ülkeleri arasındaydı. Aynı şekilde Latin Amerika ülkelerinden bazıları da Filistin'e destek vermekten çekinmedi. Bu, klasik manada Batı ve hususi olarak Avrupa kavramı içinde a

İslam coğrafyasında realist ittifakların yıkıcılığı ve kuşatıcı ideolojiler

İsrail'in kolonyal bir yapı olarak kurulduğu dönemde Ürdün Kralı Abdullah'ın Filistin'e ihaneti, bilinen bir hadisedir. Aslında babası da Osmanlı'ya ihanet etmiş, İngilizlerin İslam coğrafyasında hâkimiyet kurmasında büyük bir rol oynamıştı. Bizde Şerif Hüseyin'in ihaneti daha çok bilinir. Ne yazık ki oğul Abdullah'ın ihaneti de çok büyüktür. Sebep

BAE ve İsrail'in altemperyal hırsları

Birçok defa üzerinde durduğumuz gibi Avrupa ülkeleri Filistin'in tarihî topraklarında işlenen soykırım suçlarından doğrudan sorumludur. Özellikle İngiltere ve Almanya'yı destek kategorisinde anmamak gerekir. Bu iki ülkenin İsrail'le ilişkisi destek kavramı ile tanımlanamayacak kadar ileri düzeydedir. Üstelik bu iki ülkenin ve hassaten İngiltere'nin

Batı'nın ölümcül kimlikleri

Avrupa ülkelerinde ve ABD'de ana akım medya kanallarında Siyonist Yahudilerin soykırım suçlarıyla ilgili eleştirel makalelerle karşılaşmak neredeyse imkânsızdır. Bu dönemde Batı medeniyetini temsil eden seçkin entelektüellerin neredeyse tamamının Siyonizm ideolojisine bağlı olduğu ortaya çıktı. Bunu tahmin edebiliyorduk fakat hakikat çok daha ürper

"Kusursuz tahrik" yönteminin kusurları

Önce köşe yazısında üzerinde durduğumuz "kusursuz tahrik" yöntemi sadece Filistin'de ve Filistin'e komşu ülkelerde uygulanmadı. En genel bir tasnif ile bu metodun aynı anda İslam coğrafyasına ve Batı dünyasına bakan iki ayrı yüzü vardı. Yöntemi hayata geçirenler Filistin'de ve Filistin'e komşu ülkelerde yaşayan Arapları, Müslümanları ve diğer unsur

Siyonistlerin "kusursuz tahrik" yöntemi

İsrail, Filistin'in tarihî topraklarında kurulan İngiliz manda yönetiminde "kusursuz tahrik" yöntemi ile hedeflerine ulaşmaya çalışmıştı. İngiltere himayesinden İsrail koloni devleti olarak çıktıktan sonra aynı yöntemi Filistin'i çevreleyen ülkelere yönelik olarak da kullandılar. Bu yöntemin detaylarını merak edenler özellikle "Altı Gün Savaşı"yla

İngiltere'nin zihinlerimizdeki yeri ve bugünkü İngiltere

İngiltere'nin İsrail'le ilgili politikasında 7 Ekim 2023'ten sonra herhangi bir değişim olmuş mudur sorusunun cevabını bazı gelişmeler ışığında ele almak gerekiyor. Keir Starmer hükûmetinin aldığı kararları ve bu kararların devamı olarak fiilî tutumu ortaya çıkarmak en azından Doğu Akdeniz eksenli gelişmeleri daha iyi yorumlaya imkân sağlayacaktır.