Prof. Dr. İsmet Emre

Prof. Dr. İsmet Emre

Milat
Kültür-Sanat / Kitap-Edebiyat 44 yazı 0 takipçi

Okumak, Anlamak, Anlatmak

Kıymet vermek için anlamak gerekir; anlamanın yolu ise okumaktır. Hayat okumak ile bağlanır insana. Dünya kapılarını okumakla açar, gizemlerini okumakla görünür kılar. Duyularımız bir bakıma okumaya ayarlanmıştır. Göz görüntüleri satır satır okur, hıfzeder, içselleştirdiği mekanları özleme dönüştürür. Kulak ezgiyi yakalamak için sesin peşinden gide

Gökler, Bulutlar ve Hayatlar

Bizi hayatta tutan, bize hayatı sevdiren şey nedir "Gök parçası, dal demeti, kuştüyü" mü Alışkanlıklarımız değil, dünyaya alışmak zorlaştırıyor ölümü. Bak serçeler daldan dala konuyor dışarıda. Bak gök bir mavi, bir beyaz, bir gri... Bak, suyun sesi geliyor ormanın içinden. Bak, çakıl taşları nasıl da parlıyor güneş altında. Çocuk sesidir duyduğun,

Okul Hoşnutsuz Bireyler Üretmelidir

Son yazım bazı yanlış anlaşılmalara sebebiyet vermiş olmalı ki üstü açık veya örtülü sağdan soldan birtakım itirazlar yükseldi. Neymiş efendim, okula karşı mıymışım Okulsuz bir toplum talebim mi varmış Haşa, sümme haşa, ben okula değil, onun içine yerleştirilen müfredata karşıyım. O mekanizmanın varlığına değil, işleyişine karşıyım. Oradan çıkan in

Okul Zihnin Hapishanesidir

O kapıdan içeri girerken dışarıda bıraktığınız şey hayattır; ömrün en güzel, en diri, en harika zaman dilimlerini, tekrar döndüğünüzde bulamayacağınız şekilde ve aslında sonsuza kadar kaybedersiniz. Bir mahkumun içeri girerken etrafına son kez bakmasında olduğu gibi içeri girdikten sonra dışarının, gökyüzünün, mavinin ne kadarının göründüğünü sapta

Derisini Yitirmiş İnsanlık

Edebiyat insanın atmosferidir. Bu atmosferin içine doğar, onunla büyür, yetişir, onun tarafından korunup gözetilir ve o sayede insan oluruz. Edebiyatın uğramadığı insan bu yüzden, bir şekilde eksik kalmıştır. Edebiyat tamamlar, bütüne erdirir, kendisi yapar insanı. Onu dilden ayıran keskin çizgi sadece insana özgü oluşudur, başka hiçbir varlık kate

Dogville ve Kötülük

Toplum bize ne yapar Gözeneklerimizi mi açar, nefesimizi mi keser Eksikliğimizi mi giderir, bütünlüğümüzü mü bozar İçine girdiğimiz andan itibaren bize yüzmeyi mi öğretir, yoksa o devasa, korkunç dalgalarıyla bizi boğar mı Üzerimizdeki ağırlığı mı alır yoksa üstümüze devasa yükler mi bindirir Bu sorulara verilen cevaplardan biri, sıra dışı yapımıyl

Bizim Hikayemiz

Hayal ettiğimiz hiçbir şey gerçekleşmedi. Yola çıkarken varmayı umduğumuz yere hiç ulaşmadık. Bizim, ailemizin, memleketimizin, dünyanın bu bataklıktan, bu çirkeflikten çıkarak harika olmasa da makul bir bahçeye dönüştürülebileceği o umut aşamasına hiçbir zaman varamadık. Çocukluğumuzun dünyasını süsleyen o benzersiz ütopya, o vardığımızda herkesin

İnsanlığın Son Umudu İspanya

Hayat bize kendi karakterimizi görmeye dair sayısız fırsatlar sunar. Bu fırsatları bazen ıskalasak da çoğunlukla ruhumuzun derinlikleriyle yüzleşir, kendimize oradan bazı anlamlar çıkarırız. Aynada gördüğümüz kendimiz ile aynada başkalarının gördüğü biz'in bir sentezi olarak yaşar gideriz. İç dünya görüntüleri izlenimler, imajlarla bitişir, sonra d

Kralın Soytarıları

Bir uzaklaşma, düşme, kendini ansızın yuvarlak bir gezegenin üzerinde bulma olarak hayat gerçekte nedir Hakikati bulma arayışı mı Kaostan düzen elde etme uğraşı mı Eksikliğini tamamlama hevesi, bütünü görme içgüdüsü mü Bir geçiş kipi, bir kapıdan girip ötekinden çıkma yolculuğu mu Yere çarpmanın etkisiyle uyuşan bilinci yeniden kendine getirerek ha

Edebiyat Bölümlerini Öldürdünüz

Edebiyat zihnin grameridir. Edebiyatla buluşmayan hiçbir dil gerçek amacına ulaşamaz. Edebiyatı olmayan dillerin zamana yenilmesinin sebebi budur. Edebiyatsız dil gövdesiz iskelete benzer. Bir yapısı, biçimi vardır ama her tarafından kuruluk akar. Ten nasıl iskelete anlam veriyor, onda estetik duruşu parlatıyorsa edebi oluş da dile estetik görünüm

İnsan Taslakları

Hepimiz, dünyanın bir köşesinde kendi hayatının hikâyesini yazıyor. Şimdi tam da şu anda bile Afrika çöllerinde, kutuplarda, ekvatorun iki çizgisi arasında birileri, birilerine veya bir şeylere bakıyor, aklından kim bilir neler geçiriyor, bir taşı ötekinin üstüne koyuyor, bir binayı yıkma hesapları yapıyor, bir insanı yeryüzünden silmeyi düşünüyor.

Sorumlu Olmak

Bidayette sorumluluk vardı. İnsan olmak sorumlulukla başlar. Belki biraz da bu yüzden akıl ile sorumluluk hep yan yana olmuştur. Akıl sorumluluğu dayatır, sorumluluk kişiyi akıllı yapar. Sorumluluktan kaçışın başkaları nezdinde tahfif edici tarafı buradan gelir. Kendimiz öyle olsak bile sorumsuz insanları sevmeyiz. Bizi birbirimize bağlayan akıl ip