Işıl Özgentürk

Cumhuriyet

Asılacak kadınlar ülkesi

Sevgili okurlarım bu hafta yazar Pınar Kür'ü sonsuza uğurladık. Asılacak Kadın onun en sevdiğim romanıydı. Roman, psikopat bir kişiyle evlenmeye zorlanan ve yaşadığı korku filmi gibi zamanlardan sonra intihar eden bir kadını anlatır. Pınar romanı 1979 yılında yazmış. O zamanlar dijital dünya yok, kadın cinayetleri gazetelerin üçüncü sayfasında yer

Kavşaktayız yeni sorular sorma zamanı!

Sevgili okurlarım ne yazık ki kavşağa geldik arabayı ya uçurumdan aşağı süreceğiz ya da hepimiz yepyeni sorular sormaya, çözümler bulmaya çalışacağız. Görülen o ki seçimle gelmiş belediye başkanları artık birer rehine, muhalif basın, aleni susturuluyor. "Şeriat isteriz!" diye haykıranlar gene sahnede. Ve biz dijital medyada ne kadar haykırsak da me

Topyek

Başlığım kimseyi şaşırtmadı değil mi Evet, bu canım ülkede yepyeni bir savaş deneniyor. Lozan Antlaşması günlerinde İngilizlerin dediği gibi yüzyıl sonra ülkemiz savaşta ve yok olma tehlikesi içinde. Evet, bize henüz insansız savaş uçaklarından bombalar atılmıyor ama içten içe çürütülüyoruz. Başta İngilizler olmak üzere onların taşeronu Amerika ve

Zeytine ağıt

Sevgili okurlarım şimdilik füzelerle, insansız uçaklarla yapılan savaş bitmiş görünüyor, doğrusu ben bittiğine hiç inanmıyorum. Bir yerlerde gene füzeler uçacak, çocuklar ölecek, ölüyor da. Şimdi gelelim bizdeki asıl savaşa. Evet dostlarım ülkemizin zeytinliklerimizi bitirme savaşı bu. Biz savaşa girmeden yenildik ve önümüzdeki günlerde binlerce ze

Dünyanın hali gibi halimiz

Sevgili okurlarım meğer bizim bu kadim ülkemizde ne kadar çok savaş uzmanı varmış. Ya sabır çekerek oturup kanal kanal geziniyorum. Vallahi bir süre sonra kendimi ülkemin tüm kahvelerinde girip çıkmış gibi hissettim ve şöyle bir durdum. Birden gördüğüm bir video gelip beni buldu. Yıl 2025 Gazze'ye sınır bir İsrail kasabasında İsrailli aileler manga

Yeniden Türkiş Dekameron

Sevgili okurlarım, epey bir zamandır yaklaşık 20 yıldır bu köşede neredeyse aynı sorunları yazmaktan bıktım. Resmen neşemizi yitirdik ve zombilerin işgal ettiği bir ülkede hayatta kalmaya çalışıyoruz. Açıkçası ben ülkeyi kurtarmaktan bıktım. Ayrıca sürekli aynı sorunları yazmak insanda inanılmaz bir yorgunluk yapıyor, sizce de öyle değil mi Şimdi s

Yurdumuz yeniden bizim olmalı!

Sevgili okurlarım artık yüreğim ağzımda dolaşıyorum, çünkü bunca mitinge, milyonların "Yeter artık!" çığlıklarına kulak tıkayan, "İnadım inat!" diyen bir yönetimle kuşatılmış durumdayız. Endişem; yaz geliyor başkaldırının günler içinde tıpkı Gezi'de olduğu gibi sönmesi ve derin bir hayal kırıklığına sürüklenmemiz. Artık sağır sultan bile öğrendi ki

24. yılını kutlayan Afyonkarahisar Klasik Müzik Festivali'nde toplu anılar

Sevgili okurlarım her yıl olduğu gibi bu yıl da çocukluğunu, ergenliğini ve şimdilerde de gençliğini yaşayan Afyonkarahisar Klasik Müzik Festivali nedeniyle Afyon'dayım. Bu yıl bir de baktım sevgili arkadaşlarım Zeynep Oral ve Mehmet Aman da festivalde, öyleyse dedim bu yılın güzel yazılarını onlara bırakayım ve sıcak suların keyfini yaşayayım. Üst

Unutma deprem geliyorum der ve gelir!

Sevgili okurlarım, bu haftaki ana konumuz elbette deprem. Ama önce bir sergiden söz etmeliyim. Serginin adı: Karanlıkta Akan Bir Yıldız: Mustafa Kemal Atatürk. Sergi Kadıköy'de Müze Gazhane'de. 1892 yılında kurulan Gazhane, tam 101 yıl boyunca şehri aydınlattı ve yakıt sağladı. Sonra teknolojisi eskidi ve kendi haline terk edildi. Neyse ki bu endüs

Analar babalar, çocuklarımıza kıyıyorlar!

Sevgili okurlarım artık bu zalim iktidarın neler yaptığını, ülkeyi nasıl yok etmeye çalıştığını geç de olsak öğreniyoruz çünkü artık öylesine fütursuz, öylesine kin kusuyorlar ki hiçbir kötülük onlara yetmiyor, tıpkı bir bağımlı gibi hep daha çok kötülük yapmak istiyorlar. En çok da çocuklarımıza kıyıyorlar.Başlayalım, bu hafta içinde CHP milletvek