Işıl Özgentürk

Cumhuriyet

Hakan Tosun sen gittin gideli

Sevgili okurlarım bu hafta bir vatanseveri, bir doğa koruyucusunu, işi sadece gerçekleri belgelemek olan bir güzel insanı Hakan Tosun'u toprağa verdik. Şimdi bağışladığı organları hayat kurtarmaya devam ediyor. Onu pusuya düşürüp öldürdüler. Ama o alçak katiller unutmasınlar, kim korkar hain kurttan diyerek yüz binlerce insan onu ve hain pusularda

Düzenin yeni kurbanları: Katil çocuklar!

Bir avukat İstanbul'da kalabalık bir caddede, ofisi önünde maskeli kişiler tarafından Kalaşnikoflarla taranarak öldürülüyor. Ankara Keçiören'de, yolda kız kardeşine sarkıntılık eden bir gruptan onu korumaya çalışan bir delikanlı sarkıntılık yapanlar tarafından bıçakla delik deşik ediliyor. İstanbul Kâğıthane'de bir kuyumcuya maskeli kişiler silahlı

Ah bu ne sevgi bu ne ıstırap!

Sevgili okurlarım insanın tüylerini ürperten. "Bu kadar da olmaz" dedirten bir fotoğrafa bakıp duruyorum. Hangi fotoğraf olduğunu hemen anladınız sanıyorum. Meclis açılışında Tayyip Erdoğan'a adeta Uzakdoğulu keşişlerin kutsal Buda'ya baktıkları gibi hayranlıkla bakan, o sırada Erdoğan ne anlatıyorsa kelime kaçırmadan dinleyen, ağız dolusu gülen DE

Adana'nın yolları taştan sen çıkardın beni baştan!

Sevgili okurlarım hepiniz benim Adana sevgimi bilirsiniz. İşte gene 32. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali nedeniyle Adana'dayım. Öncelikle Silivri'de tutuklu Adana Belediye Başkanı Zeydan Karalar'a seslenmek istiyorum: "Sevgili başkan çalışma arkadaşlarınız çok başarılı bir festival gerçekleştirdiler. Yüreğiniz ferahlasın!" Şimdi gelelim

Kırmızı elbiseli küçük kız

Onun hiçbir şeyden haberi yoktu. O işgal altındaki Filistin'de doğmuştu. Hayata her çocuk gibi sevinç çığlığı atarak başlamıştı. 10 aylık olduğunda babası terörist suçlamasıyla İsrail zindanlarına konulmuştu, annesinin o gün sütü kesilmişti, kırmızı elbiseli küçük kız o gün ilk kez açlık nedir bilmişti. Kırmızı elbiseli küçük kız, 7 yaşına bastığın

Vahşetin korkunç sularında

Sevgili okurlarım şimdi gelin İtalya'nın Roma kentinde vahşet resimlerinin sergilendiği bir müzeye girelim. Resimler ortaçağdan günümüze insanoğlunun kötülük dolu tarihini anlatıyor. Bir resmin önünde duralım, bu resimde bir insan var, kafası bir kafesin içinde, kafesin diğer tarafında gene hapsedilmiş kocaman aç bir fare duruyor, adam konuşmazsa f

Bir kitap: 'Sırlarım İpte Asılı Kaldı Balım'

Sevgili okurlarım bugüne kadar hiçbir kitap beni böylesine acıtmamıştı. Zaman zaman dayanamayıp kitabı kendimden uzaklaştırdım. Yeniden başlarken yüreğim ağzımdaydı. Kitaptaki acı, öfke, çaresizlik öylesine yoğun, öylesine sarsıcıydı ki, kimi yerde kitabın yazarı Aygün Kevrina gibi bağırarak ağladım, kimi yerde bir hemcinsimin yaşadığı çaresizlik n

Devlet bir sivil itaatsizlik örgütü müdür

Sevgili okurlarım, sivil itaatsizlik özellikle yasalardan, yönetimden hoşnut olmayanların başvurduğu bir eylemdir. Ve bu günlerde izlediğim filmlerin büyük çoğunluğu kapitalizmin dünyayı getirdiği duruma isyan eden insanların topluca ya da tek tek gerçekleştirdikleri "sivil itaatsizlik" eylemleriyle dolu. Anlaşılan o ki pek çok insan dünyanın kapit

Bize kim düşe

Sevgili okurlarım bugün yazıma Leonard Cohen'in "Herkes biliyor geminin su aldığını./ Herkes biliyor kaptanın yalan söylediğini./ Ve herkes biliyor zarların hileli olduğunu" şiiriyle başlayayım dedim, herkes biliyor da ben neden böyle doktorun az önce biyopsi yaptığı bir hasta gibi endişeyle bekliyorum. Hey doktor bir an önce konuş beni rahatlat! N

Ah ah beni belediye başkanı yapmadılar!

Sevgili okurlarım iyice kafa sersemi olduk. Yahu ne biçim bir ülkede yaşıyoruz! Her gün farklı yerlerde gökyüzünü kızıla boyayan yangın felaketlerine, günaşırı ölüm emri verilen asker ölümlerine, bir ertesi gün çeşitli kurumlarda ve üniversitelerde başlayıp ülkeyi sarsan diploma-unvan sahtekârlıklarına, sıradanlaşan kadın ve çocuk işçi ölümlerine g