Haşmet Babaoğlu

Sabah

Sistem tıkanınca...

Yeryüzünün tek egemeni olduğunu düşünen Batı zaman zaman gözlerini Doğu'ya çevirir ve önce Müslüman topraklarına, sonra Rusya'ya bakar... Parmağını uzatıp "benim olacaksınız" diye mırıldanır... Acaba yine o zamanlarda mıyız diye içinizden sorduğunuz oluyor mu Mesela ana akım medyanın çubuklu tv yorumcuları bir kez de Napolyon veya Hitler'in Moskov

Gülünç belki...

"Dün yolda olmak yorucuydu ama bugün masmavi bir gün... Buradan ta karşı kıyılara kadar deniz pırıl pırıl... Öğle sularındayız ama herkes uykuda sanki, kasabanın kırmızı kiremitli damlarına bakıyorum; ötesi deniz... İnsan parmaklarının ucunda azıcık yükselse uçacakmış hissine kapılıyor. Şimdi bir fotoğraf çekip; bu mavilikten bir dilimi Instagram'a

Haftanın notları: Anormallik ile normalleşmek mümkün mü

Oturup konuşabilmek, birbirimizi dinlemek "normalleşmek" ise, bu kadarı yeter! İşi daha fazla cilalamayalım... Siyasetin tepelerinde böyle bir süreç olumludur, tamam! Lakin gündelik hayatın mekanizmaları başka türlü işliyor. Farklı kesimler arasında toplumsal uyumun her geçen gün biraz daha yerleştiği açık; güzel bir şey bu... Daha ötesine gelince.

İlle de itiraf edeceklerse...

Belli ki... ABD'nin FETÖ projesi bilinen hâliyle tamamlandı... Belli ki... Kadronun bir bölümü ve uzantılarıyla başka bir proje aşamasına geçilecek... Öyle zamanlarda örgütün "dağıldığı" izlenimi verilir ama bu izlenime asla aldanmamak gerekir. Gülen kaçırıldı mı; Emre Uslu ve Önder Aytaç'ı bile birbirine düşüren çatışmanın altında ne var; birden

Çakma mı gerçek mi

İlkokul çocuğu henüz... Küçücük... Spor ayakkabılarıma bakıyor; "Güzelmiş" diyor, biraz duraksadıktan sonra soruyor: "Gerçek mi, çakma mı" Oho, diyorum, henüz çakmalarla tanışmak zorunda kalmadığımız yıllardan kalma, bayağı eski bu ayakkabılarım... Bir kedi gibi bakışını gözlerime dikiyor ve merak ediyor; doğru mu söylüyorum acaba Sonra başını eğip

Bizi 'hiza'ya sokmanın tadını aldılar bir kere...

Tamam! "Hafıza irin toplamış bir yaradır" diyen filozof haklıydı... Bütün tatsızlıkları ve acıları diri tutarak yaşanamaz çünkü... Fakat kardeşim, dört yıl önce yaşadıklarımızı; çocukların bile ağzını kapattığımız pis bez parçalarını nasıl unuturuz Ya da... 65 yaş üstü insanları "insan" olmaktan çıkaran uygulamalar unutulabilir mi Neden bu kadar hı

En baştan, tam bu noktadan...

Sıra dışı değişimleri anlamak mı istiyorsunuz Sıradan, basit şeylere bakacaksınız... Gündelik hayatlara... Oradaki dönüşüme bakacaksınız. AK Parti yönetim kadrolarından bazı tanıdıklar İstanbul'a geldiklerinde biraz "laflamak" için araya ortak dostlarımızı sokarlar... Her şey zaten görmek isteyen için gayet açık biçimde ortada olduğu için... Çok s

Yaralara bir günlük merhem

"Bize adanmış bir toprağı mahvettik" diyordu bir yazar. Sevinçler yerine kederleri çoğalttık; toprağın bereketini aldık... Biliyorum, bu satırları yazdığım sırada bir büyük savaşın kıvılcımları yeryüzünün her köşesine sıçramakta... Acılar durmadan büyüyor. Ve eşiğinden geçiverdiğimiz güzelim yaz mevsimi bize bakıp düştüğümüz hale acıyor. Biraz daha

Haftanın notları: Yaz mı geldi Sahi mi

Filistin halkına ve onların istiklal savaşına destek veren örgütlere "terörist" demek suç kapsamına alınsın! Bazıları diyorlar ki... "Hayal tarzın hayat tarzından daha önemlidir." Lacivert laf tabii; şık... Oysa al birini vur ötekine! Önce popüler kültür yoluyla "HAYAL TARZI"mızı ele geçirip baştan kurguladılar. Geriye mahkûmu olduğunuz "HAYAT TAR

Böyle geldik de böyle gider mi

Buraya kadar... İsrail'in katliamlarını unutarak... Dünya finans sistemi ile İsrail sömürgeciliği arasındaki bağları umursamayarak... Kendi küçük dünyalarımıza kapanarak geldik... Ya bundan sonra Gazze'den sonra da... Böyle gider mi Görmesini bilen gözler için Gazze, dünyanın bütün cilasını söküyor... Biraz cesaret ve biraz ayıklık yeter! Avuntula