Halil Kağan Öyken

Yeniçağ

Çağrı Merkezleri İnsan Öğütüyor

Gün boyu kulaklık kulağında, "Merhaba, size nasıl yardımcı olabilirim" ya da "Size özel bir sigorta poliçesi sunmak istiyorum!" diye başlayan konuşmalarla yaşayan çağrı merkezi çalışanları telefonun bir ucunda diğer ucunda ise en münasebetsiz zamanda aranan kurban. Çoğu zaman ne arayan memnun ne aranan. Kahve fincanıyla dinç kalmaya çalışan, satış

Ticari İlişkilerde Dedektiflik Oyunu

Günümüzün karmaşık ekonomik ilişkiler ağında, şirketler yeni bir ticari ilişkiye adım atmadan önce adeta birer Sherlock Holmes kesiliyor. Bir iş ortaklığı kurmadan önce iş ortağını tanımak istiyor. Sonra başı ağrıyacağına önce araştırma maliyetlerine katlanıyor. Dimyat'a pirince giderken evdeki bulgurdan olma. Malum atasözümüz sanki kurulacak iş or

Market çalışanlarının şikayeti bitmiyor

Market sektörü, perakende sektörünün en dinamik alanlarından biri. Süpermarketler, hipermarketler ve yerel market zincirleri, milyonlarca insanın her gün ihtiyaçlarını karşılamak için en sık uğradıkları yerler. Neredeyse hepimiz bu sektörde çalışanların karşılaştığı uzun çalışma saatleri, fiziksel ve zihinsel yükler, ayakta kalma zorunluluğu ve yük

Yeşil müşteri yeni bir ekonomi doğuruyor

Günümüzde alışveriş alışkanlıkları ve tercihleri hızla değişiyor. Artık tüketiciler sadece fiyat ve kalite peşinde değiller, çevreye duyarlılık da yeni bir odak noktası. Yeşil müşteri olarak adlandırılan bu yeni nesil tüketici; karbon ayak izini azaltan, çevre dostu ürün ve hizmetleri talep ediyor. Bu istek, yalnızca şirketlerin iş modellerini deği

Yan Gelir Zorunluluk mu Oldu

Yan gelir, eskiden meraklı, yerinde duramayan ya da vizyoner insanların tercihi olarak görülürdü. Asıl işi sürdürürken hobisini işe dönüştüren, boş zamanlarında ikinci işini yapan ya da birikimlerini küçük bir girişime yatıranların seçimi gibiydi. Ama artık bu tercihler, romantik girişimcilik çabalarından çıkıp bir zorunluluğa dönüşmeye başladı diy

İşçinin ücret ödemesi geciktirilirse sonuçları ne olur

İşçinin verdiği hizmetin karşılığı olan ücretin; düzenli ve zamanında ödenmesi, hem yasal hem de etik bir zorunluluktur. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 32 inci maddesi, işverenin işçiye ücretini en geç ayda bir ödemesini açıkça hükme bağlamaktadır. İş sözleşmesi veya toplu iş sözleşmesi ile bu süre bir haftaya kadar indirilebilir, ancak daha uzun sürele

Dijital göçebe olmak ister miydiniz

İnternet, pasaport aramıyor. Veri alış-verişinde aramadığı gibi, çalışma ilişkilerinde de durum pek farklı değil. Sabah uyanıyorsunuz. Kahvenizi Singapur'da içiyorsunuz. Toplantınızı Barselona saatine göre yapıyor, verginizi Estonya'da ödüyor, sosyal sigorta sistemine ya da çalışma yasalarına hiçbir yerde tabi olmuyorsunuz.Bu bir şaka ya da kurgu d

Cezalar artıyor, risk küçülüyor mu

İşverenlere kesilen cezalar artıyor. Peki bu durum çalışanın hayatında ne değiştiriyor İş dünyasını ve sosyal güvenlik sistemini ilgilendiren cezalar yüksek. Kayıt dışı işçi çalıştıran işverene kesilen ceza, iş güvenliği tedbirlerini almayanlara uygulanan yaptırımlar, SGK'ya geç bildirim yapanlara çıkan faturalar... Kısacası, kurallara uymamanın be

Yeni nesil çalışma biçimleri, eski nesil mevzuat

Dijitalleşme ve iş yapma biçimlerindeki değişim, Türkiye'de de iş gücü piyasasını önemli ölçüde dönüştürüyor. Bu dönüşümün başında ise freelance çalışma geliyor. Ancak hızlı gelişen bu model, Türkiye'de halen iş mevzuatının tam anlamıyla kapsayamadığı bir alan oluşturuyor.Pandemiyle birlikte hız kazanan esnek ve freelance çalışma biçimleri, bugün i

Sessiz ayrılıkları, sessiz dönüşler mi izliyor

Bir dönem sessizce gelen bir cümle gibi yayılmıştı: "Artık sadece işimi yapıyorum."Bu cümle, ne bir istifa mektubuydu ne de açık bir protesto. Ama milyonlarca çalışanın duygusunu dile getiriyordu. Pandemi sonrası dönemde global iş gücünün ruh halini özetleyen bu tutum, literatüre "quiet quitting" yani sessiz istifa olarak geçti. İşe gidip gelen ama