Seçimin ayak sesleri mi duyuluyor

5 Mayıs 2026 tarihinde AK Parti milletvekilleri tarafından TBMM'ye sunulan "Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi", özellikle ilk maddesiyle dikkat çekti. Teklifin 1 inci maddesi, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 48 inci maddesinde değişiklik öngörüyor. Mevcut durumda vadesinde ödenmeyen kamu alacaklarının (vergi, prim, idari para cezası vb.) taksitlendirilmesinde azami süre 36 ay iken, bu süre 72 aya (6 yıla) çıkarılıyor. Ayrıca teminatsız tecil edilebilecek borç tutarı 50 bin TL'den 1 milyon TL'ye yükseltiliyor. Uygulamada en son Cumhurbaşkanı Kararıyla 250 bin TL'ye çıkmıştı.

Bu düzenleme, sıradan bir teknik değişiklik değil. Türkiye'de vergi ve sosyal güvenlik borçları kronik bir sorun haline geldi. Enflasyon, kur dalgalanmaları, yüksek faiz ortamı ve artan maliyetler nedeniyle birçok esnaf, KOBİ ve hatta orta ölçekli firma, borcunu yapılandırsa bile sonraki taksitleri ödeyemez hale geliyor. Geçmişteki yapılandırma yasaları (7143, 7326, 7440 gibi) geçici af niteliğindeydi ve genellikle seçim dönemlerinde yoğunlaştı. Bu kez ise 6183 sayılı Kanun'a kalıcı bir düzenleme getiriliyor. Borçlunun zor durum şartını kanıtlaması ve belirli limitlerde teminat göstermesi kaydıyla, 6 yıla varan taksit imkanı getiriliyor. Bu, borç yapılandırmalarını tek seferlik af olmaktan çıkarıp, idari bir sürekliliğe dönüştürme girişimi olarak okunabilir.

Türkiye ekonomisi son yıllarda zorlu bir geçiş sürecinden geçiyor. Enflasyonla mücadele, sıkı para politikası ve yapısal reform arayışları devam ederken, reel sektörün nakit sıkıntısı büyüyor. Özellikle esnaf ve küçük işletmelerde vergi-SGK borcu stoku ciddi boyutlara ulaştı. Sosyal güvenlik sistemindeki prim tahsilatını kolaylaştırmak ve borçluları hacze-satıma sürüklemeden sisteme dahil etmek, hem mali disiplini korumak hem de tabanda rahatlama yaratmak açısından kritik.

Düzenlemenin kalıcı niteliği, yine mi af eleştirilerini yumuşatmayı amaçlıyor. Geçici yapılandırmalar piyasada bir dahaki sefere daha iyisini bekleriz beklentisi yaratırken, 6183'e eklenen bu hüküm, idareye esneklik tanıyarak sürekli bir rahatlama mekanizması kurabilir. Teminatsız limitin 1 milyon TL'ye çıkarılması özellikle KOBİ'ler için nefes aldırıcı. 1 milyon TL'ye kadar borçlarda teminat aranmaması, birçok işletmenin banka kefaleti veya mal rehni derdinden kurtulması anlamına geliyor.

Teklif sadece 6183'le de sınırlı değil. Varlık barışı benzeri düzenlemeler (yurt dışı ve yurt içi kayıt dışı varlıkların ekonomiye kazandırılması), nitelikli hizmet merkezleri için vergi istisnaları, tekno girişim teşvikleri, ihracatçılara kurumlar vergisi indirimleri, İstanbul Finans Merkezi'ne ek avantajlar gibi maddeler de var. Bunlar, döviz girişini artırma, nitelikli yatırımı çekme ve girişimcilik ekosistemini güçlendirme odaklı. Paket, bütüncül bir ekonomik cazibe stratejisi çizmeyi amaçlamış. 6183 değişikliği ise paketin sosyal ve reel sektör ayağını oluşturuyor. Esnaf ve sanayicinin borç batağından kurtulmadan ne ihracata ne de yatırıma odaklanabileceğini düşünürsek, bu adım mantıklı görünüyor.