Doç. Dr. Harun Bekiroğlu

Doç. Dr. Harun Bekiroğlu

Milli Gazete
Yaşam / Din 36 yazı 0 takipçi

Ağaçlarımız bile sizi tanır (mı)

Deliller üzerine bina edilmiş muhkem bir fikri altyapıya sahip olmayan ve yaptığı çalışmaları şuurlu bir zihinle ifa etmeyen insanlar, dara düştüklerinde yaşadıkları menfi süreçleri olumlu bir şekilde yorumlama çabasına girerler. Basit hadiseleri hayra yorar; rüyalara sığınarak güzel günlerin hayalini kurarlar. Olağanüstülüklere başvurarak kahraman

Bosna'da İsrail'e çekilen hançer

Ulus devlet tasavvurunun yerleştiği bir beynin en büyük kaybı, fikirlerini oluştururken kendi yaşadığı diyardan başka bir yerlerin ve insanların varlığından bihaber olmasıdır. Bu nedenle kendisini âlemin en güçlüsü; yaşadığı yerin de en müreffeh arazi olduğu zehabına kapılır. Bu tasavvura sahip beyin, en büyük hasarı tarih ilmine verir ve tarihi y

Otuz Üç Yaşında Bir Kitap

Otuz üç sayısı üzerinde konuştuğunuz oldu mu Bu sayının bizim medeniyetimizde köklü bir geçmişi bulunmaktadır. İnancımızı, Allah'a bağlılığımızı, Peygamber'e sadakatimizi ve ölümden sonraki hayatla irtibatımızı kuran bir niteliğe sahiptir. Sadece bir sayıdan ibaret değildir. Bu sayının tarihimizde ifade ettiği manayı sırayla ele alalım: Geceye Baş

Bedir Savaşı, Müslümanlara mı anlatılmalı

Hz. Peygamber'in savaşlarını okurken hep kendimiz için bu savaşlardan dersler çıkarmaya ve ibretler almaya çalışırız. Bunda, cihat konusunun birinci derecede Müslümanları ilgilendiren bir ibadet olmasının payı büyüktür. Hz. Peygamber'in son elçi olduğuna inandığımız için ve Müslüman olduğumuz için de kendimize faydalı dersler çıkarmak, birincil ama

Siyonizm: Kısa Süreli Sancı

Oturduğu yerde duramayan, kıpır kıpır bir çocukla karşılaşan büyüklerin, "Evladım! Şurada beş dakika sakin oturup rahat duramadın! Oturduğun minderde sana eziyet veren çalı ve diken mi var Bir rahatsızlığın mı var" dediklerini duymuşsunuzdur. Eziyet kelimesinin tam olarak bu tür bir sahneyi canlandırdığını söyleyebiliriz. Eziyet, kişinin bir davran

Tuzak Kurarken Av Olmak

Tarihteki olayları gözlemleyebilmek için teknolojiyi geçmişe götürebilseydik ne olurdu Farazi olarak söyleyelim: Mesela Bedir Savaşı'nı ele alalım. Mekke'de gazeteler ve televizyonlar yayınlanıyor ve sosyal medya mecraları paylaşım yapabiliyor olsaydı Müslümanların Mekke kervanını basmak için Medine'den yola çıktığı haberini bu kayıtlardan okuyabil

Aksa Tufanı'nda Bir Zaza

Aksa Tufanı boyunca katıldığım pek çok seminerde, konferansta, mitingde, radyo ya da televizyon yayınında sorulan sorulardan yola çıkarak halkımızın Siyonizm, Filistin, Gazze ve direniş ile ilgili tasavvurunun hakikatle uyuşmadığını müşahede ettiğimi söyleyebilirim. Filistin denince çoğu insanın aklına zeytin ve limon yerine uçsuz bucaksız bir çöl;

Ordunun dereleri

"Ordu'nun dereleri, aksa yukarı aksa!" diye başlayan bir halk türküsü, Giresun yöresinin kültürünü taşrı. Bu yazı, bir halk türküsünün ilk mısraıyla başlamış oldu. Bunun bir nedeni olmalı! İnsanlar, şen şakrak sözleri, oyun havalarını ve eğlenceli anlatılardan hoşlanırlar. Ordunun dereleri dendiğinde şırıl şırıl akan ırmaklar ve onu çevreleyen ağaç

Çocukların görmediğine yok denmez!

Çocuklar, çevrelerinde gerçekleşen hadiseleri hayatlarının belirli dönemlerine kadar hatırlamazlar. Çocuklukları esnasında ebeveynlerinin konuştuklarına ve söylediklerine şahitlik edemezler. Akıllarının olgunlaşması, hafızalarının güçlenmesi ve zihinlerinin bilgiyi depolayabilmesi için bir sürenin geçmesi gerekir. Çocukluk anısı olarak akıllarında

Gazi Hüsrev'den Kimliksizliğe Evriliş: Kâbe'de Hacılar Hû Çekti mi

Çocukluğumuzda, Müslümanların tarih, medeniyet ve siyaset tasavvurlarının damıtılmasıyla oluşmuş sözlü kültürlerine olan tanıklığımızın, fikir dünyamızda önemli bir yer oluşturduğunu itiraf etmemiz gerekir. Bunu tahdis-i nimet kabilinden ifade ediyoruz. Bu sözlü kültür içinde kasidelerin ve marşların rolünü ve etkisini hususen vurgulamak lazımdır.

Şakîf Kalesi: Bir taştan daha fazlası!

Küçüklüğümüzde tarihi eserlerin memleketler ve orada yaşayanlar için ne ifade ettiğini tam olarak kavrayamadığımızdan Harput Kalesi'ne bakarken yüklendiği manayı, taşıdığı hikâyeleri tefekkür etmezdik. Kaleyi, taşlarla inşa edilmiş bir yapıdan ibaret görürdük; bunun ötesini pek düşünmezdik. Henüz restore edilmemiş odalarına girer; duvarlarına bakar

Zilhicce ayında on gece: Bereket, ibadet ve teslimiyet

Nesneler onu var edenin onlara atfettiği değer kadar kıymet taşır. Eşya, onu üretenin verdiği değer kadar mana taşır. Zaman ve mekân da bir eşyadır. Allah zamanın bazı dilimlerine manevi bir değer atfetmiştir. Kâbe'nin inşa edildiği taşlar, Allah buraya değer atfettiği için kutsaldır. Ramazan ayı, bir zaman dilimidir. Allah bu aya değer atfettiği i