Warning: session_start(): open(/var/lib/lsphp/session/lsphp74/sess_tpv6n5athbaeqbco9i1pe77ja3, O_RDWR) failed: No space left on device (28) in /home/koseyazarioku.com/public_html/maincore.php on line 8

Warning: session_start(): Failed to read session data: files (path: /var/lib/lsphp/session/lsphp74) in /home/koseyazarioku.com/public_html/maincore.php on line 8
Abdüllatif Uyan Köşe Yazıları -Sayfa 44 : koseyazarioku.com
Can't create/write to file '/tmp/#sql-temptable-336-91e6c5-7cd05.MAI' (Errcode: 28 "No space left on device")Can't create/write to file '/tmp/#sql-temptable-336-91e6c5-7cd05.MAI' (Errcode: 28 "No space left on device")

Abdüllatif Uyan

Türkiye

"Onu görmeyi çok mu istiyorsun"

Behâeddîn-i Buhârîhazretlerinin talebelerinden Emîr Burhâneddîn şöyle anlatıyor:Bir gün Hocamız biziteşrîf etti.Mevlânâ Ârif diye bir arkadaşımdan bahsettim kendilerine. Çoktandır görmediğimi arz ettim.Böyle deyince;"Onu görmeyi çok mu istiyorsun"diye sordu.Cevâben;"Evet efendim, çok istiyorum" dedim.Ancak o, uzak bir diyârda yaşıyordu.Bahçeye çıkt

Bir müminin kalbini incitmek!..

Behâeddîn-i Buhârîhazretlerinin bir talebesi anlatıyor:Nesef'te biriyle münâkaşa etmiştim.Kalbini incitmiştim o Müslümanın.Ayrıca özür de dilememiştim kendisinden...Oradan ayrıldım.Hocama geldim.Fakat o da ne!.Hocam yüzüme bakmıyordu.Ve hiç iltifat etmiyordu.Şaşırıp kaldım.Sebebini anlayamadım.Araya sevdiği talebeden bâzısını koydum.Ama fayda etmed

"Beni hâtırından çıkarma!"

Behâeddîn-i Buhârîhazretlerinin genç bir talebesi vardı ki, bu zâtı çok seviyordu.Büyük velî, bu talebeye"Her zaman beni yâd et, hâtırından çıkarma"buyurmuştu.O talebe anlatıyor:Bu emirle hocamı unutmamaya çalışırdım.Bir sene babamla hac yoluna çıktık.Derken Hirat'a ulaştık.Oradayken bir ara unuttum hocamı.Unutmamla birlikte, bendeki bütün güzel "h

Mürşidiminasıl tanıdım

Evliyânın büyüklerindenBehâeddîn-i Buhârîhazretlerinin sevdiklerinden Abdullah-ı Hâcendî anlatıyor:Ben, gençliğimde "bir mürşidim olsa da kendisine hizmet etsem" diyordum.Bu istek dayanılmaz hâl alınca Hakîm-i Tirmizî hazretlerininkabrine vardım.Rûhuna "Fâtiha" okudum.Ve ondan yardım istedim.O ara uyumuşum. Nûrâni "bir zât" göründü rüyâda.Ve bana b

Kalpteki altın sevgisi!..

Evliyânın büyüklerinden Behâeddîn-i Buhârîhazretlerinin bir talebesi anlatıyor:Ben Semerkant'ta iken Behâeddîn-i Buhârî ismini işittim.Ve çok merak ettim.Gayriihtiyârî sevdim ve onu görmek niyetiyle Buhâra'ya gittim. Annem, dört altındikmişti gömleğime.Buhâra'ya vardım.Bu velîyi aradım.Sohbetine katılıp, beni de talebeliğe kabul etmesini istedim."İ

"Hüseyin, atla şu suya!"

Evliyânın büyüklerindenBehâeddîn-i Buhârîhazretleri, bir gün bâzı talebeleriyle yolculuğa çıkmışlardı.Yolda bir ırmak vardı.Çok da yorulmuşlardı.Dinlenmek için oturdularSu, şarıltılı ve heybetli akıyordu!Görünüşe bakılırsa derindi de.Büyük velî, Emîr Hüseyin adındaki talebesine bakıp;"Hüseyin! Kalk, şu ırmağa atla!"diye seslendi.Emîr Hüseyin;"Başüs

"Burada hiç uyunur mu evlat!.."

Evliyânın büyüklerindenBehâeddîn-i Buhârîhazretleri, talebesinden birini bir yere göndermişti.Talebe, işini hâlledip geri dönerken bir ağaç gölgesinde dinlendi biraz.Fakat çok yorgundu.Uyuyakaldı oracıkta.Derin bir uykuya dalmıştı ki, rüyâsında hocasınıgördü.Mübârek, hiddetle;"Oğlum! Hiç burada uyunur mu Hemen kalk, terk et burayı. Burası tehlikeli

"Sizi incittim, çok pişmânım efendim"

Evliyânın büyüklerindenBehâeddîn-i Buhârîhazretlerine, bir gün birisi hakâret etmişti.Mübârek zât sustu.Karşılık vermedi.Aradan bir müddet geçti...Adam birden hastalandı.Ve "ölüm" hâline geldi.Hatâsını anlayıp pişmân oldu yaptığına ve affetmesi için haber gönderdi bu velîye.Mübârek, acıdı yine.Ziyâretine gidip;"Nasılsın"diye sordu.Adam kendini zorl

"Yediğin lokmalara dikkat et!"

Evliyânın büyüklerindenBehâeddîn-i Buhârîhazretlerinin bir talebesi bir gün bu zâta gelerek;"Efendim, namazlarımdan hiç zevk alamıyorum, tasavvuf hâllerim de iyi değil, bana ne tavsiye edersiniz" diye sordu.Büyük velî;"Yediğin lokmalara dikkat et"buyurdu.Talebe yediklerini araştırdı...Helâldi hepsi de.Tekrar gelerek;"Efendim araştırdım, yemeklerimi

Öfkeyle pişirilen yemek!..

Büyük velî teşrîf etti...Yanında biri de vardı.Sofra geldi, yemekler kondu.Fakat mübârek zât yemiyordu.Ev sâhibi merak etti...Ve hattâ çok üzüldü!"Acabâ bir hatâ mı işledim" diyordu içinden...En nihâyet;"Efendim, yemeklerimiz, şahsî malımdan olup helâl ve tayyiptir. Tek kuruş haram karışık değildir, rahatlıkla yiyebilirsiniz"diye arz etti saygı ve