A. Yağmur Tunalı

Karar

Düşünce dövülmekle kalmaz kovulur

Katı bir tarafgirliği söyleyen tavırların kıskacındayız. Oluşan algı kesin ve keskin: Bizden olmayan kötüdür. Karşılaşmalarla anlarsınız ki düşman görüldüğü durumlar da az değildir.Bu hal, Türkiye için yeni değildir. Yeni olan derecesidir. 12 Eylül'den sonra dövüşen taraflar yumuşamış ve birbirine yaklaşmıştı. Özal'ın dört eğilimin partisi olma düş

İçimizde huysuz atlar kişniyor

Ortalama insan kendi çıkarıyla sınırlı hale gelmeye yatkındır. Toplu yaşamanın kuralları olmasa bu ego mahşerinde olacakları hayal edin. Ormanın kanunu aranır hale gelir. Hayvanlar âleminin düzeni, iki ayaklı canlının ileri örneği halinde algılanır. Yine de bu düzensizlik düzen haline gelemez. Yerleşmez, gelenek haline gelmez.İnsanın olduğu yerde,

Bozduğumuz düzende düzen arıyoruz

Başa getireceklerimizi düzene göre, düzenin kuralları içinde ve düzen için seçeriz. Hangi durumlarda ne olacağını bize düzen gösterir. Uyulursa rahat ederiz. Aksayanları değiştirmenin yolları da bellidir. Düzen düzen içinde değişerek işler.Seçtiklerimizin kurallara uymamaları düşünülemez. Seçim kazanmayı sorumsuzluk kapısını aralamak için kullanmay

Fırsatları değerlendirecek aklı arıyoruz

Bu bölgenin hâkimi uzun asırlar boyunca bizdik. Birinci Dünya savaşıyla Osmanlı'dan koparılmış topraklarda sınırları cetvelle çizilmiş ülkeler oluşturulmuştu. Bölgede hiçbir şey artık eskisi gibi olmayacaktı. Olmadı. Bu devletçikler bir türlü huzur bulamadılar. Devlet gibi devlet olamadılar. Bölgede çekinilecek ülkelerle türlü yollarla uğraşıldı. İ

Kafalardaki işgal

İktidarlar sistem içinde hareket eder, kurallara uyar ve uyulmasını gözetirler. Yönetenler ayırmaz, birleştirir. Ayrılık varsa birleştirmeye çalışır ve doğacak ayrılık sıkıntılarına karşı tedbir alırlar.Bizde maalesef son yıllarda tam tersi yaşanıyor. Her fırsatta, mercekle etnik grup arayan ve söyleyerek egemen millet adıyla yarıştırmaya kalkan yö

Ağlayacaksan haline ağla!

Hakikaten anlaşılmaz işler içindeyiz: Baştakiler anayasaya uymuyor, yeni anayasa istiyorlar. Bir bakıyorsunuz kural değiştiriyor, ona da uymuyorlar. Kararları herkesi bağlayan Anayasa mahkemesi hüküm veriyor, en alt mahkeme uymuyor. Ve hiçbir şey olmuyor. Görülmüş iş miBöyle onlarca madde sıralasanız kanun nizam dışı işlerin listesini tamamlayamazs

Süreçlerin sürecinde açılan matruşka

Yine söylüyorum, PKK'nın feshini konuşurken güç kazandığı bir dönemden geçiyoruz. Türkiye, yine söylenenlerin tersinin yaşandığı bir sürecin içinde. Terör bitecek derken bu nasıl olur derseniz cevabı gayet açık: Zaaf gösterildiği algısı terör örgütlerine yarar. PKK sırt sıvazlamalarla semirdikçe semirdi. Dem Raporuna bakın anlarsınız. Terörü bitire

"Türkiye'nin iç bünyesiyle oynanırsa…"

Anayasaya göre vatandaş olarak kimliğimiz -dünyanın medenî ulus devletlerinde olduğu gibi- tektir. Fransa'da vatandaş olan herkes Fransız, Almanya'da Alman, Amerika'da Amerikan, Türkiye'de de Türk'tür. Şu veya bu kimlikler bu ana kimlikle kavga etmeye kalkamaz. Kalkarsa anarşi doğar ve gereği yapılır. Türkiye Cumhuriyeti, egemen bir devlet olarak

Açılımlar aramızı açıyor

PKK, Dem ve uzantılarının öne sürüldüğü ve dünyanın desteklediği bir başkaldırma karşısındayız. Sebebini iyi anlamak lazımdır. "Çünkü eziliyoruz" dedirtiyorlar. Acaba öyle mi Bir elleri yağda bir elleri balda olanlar bunu söylüyorlar. Sistematik baskıdan, ezilmeden, eziyet çekmeden bahsediyorlar. Yaşananlara bakıyorsunuz, o da yok. Öyle olsa halkın

Tökezlerseniz tepenizde kargalar uçuşmaya başlar

Türkiye içerde dışarda çok sıkıştı. İçerde olanların belirleyiciliğini ısrarla söylemek lazım. Biz bize ediyoruz. Birliği dinamitleyen işlere girişiyoruz. Bu durumda zayıf düşmek kaçınılmaz sonuçtur. Dünya bir savaş alanıdır. Zayıflık her tür kötülüğe açık kapıdır. Hastalık düşük bağışıklık halinde bastırır. Kargalar hücum için hazırdır. Fırsatını