A. Yağmur Tunalı

Karar

Süreçlerin sürecinde açılan matruşka

Yine söylüyorum, PKK'nın feshini konuşurken güç kazandığı bir dönemden geçiyoruz. Türkiye, yine söylenenlerin tersinin yaşandığı bir sürecin içinde. Terör bitecek derken bu nasıl olur derseniz cevabı gayet açık: Zaaf gösterildiği algısı terör örgütlerine yarar. PKK sırt sıvazlamalarla semirdikçe semirdi. Dem Raporuna bakın anlarsınız. Terörü bitire

"Türkiye'nin iç bünyesiyle oynanırsa…"

Anayasaya göre vatandaş olarak kimliğimiz -dünyanın medenî ulus devletlerinde olduğu gibi- tektir. Fransa'da vatandaş olan herkes Fransız, Almanya'da Alman, Amerika'da Amerikan, Türkiye'de de Türk'tür. Şu veya bu kimlikler bu ana kimlikle kavga etmeye kalkamaz. Kalkarsa anarşi doğar ve gereği yapılır. Türkiye Cumhuriyeti, egemen bir devlet olarak

Açılımlar aramızı açıyor

PKK, Dem ve uzantılarının öne sürüldüğü ve dünyanın desteklediği bir başkaldırma karşısındayız. Sebebini iyi anlamak lazımdır. "Çünkü eziliyoruz" dedirtiyorlar. Acaba öyle mi Bir elleri yağda bir elleri balda olanlar bunu söylüyorlar. Sistematik baskıdan, ezilmeden, eziyet çekmeden bahsediyorlar. Yaşananlara bakıyorsunuz, o da yok. Öyle olsa halkın

Tökezlerseniz tepenizde kargalar uçuşmaya başlar

Türkiye içerde dışarda çok sıkıştı. İçerde olanların belirleyiciliğini ısrarla söylemek lazım. Biz bize ediyoruz. Birliği dinamitleyen işlere girişiyoruz. Bu durumda zayıf düşmek kaçınılmaz sonuçtur. Dünya bir savaş alanıdır. Zayıflık her tür kötülüğe açık kapıdır. Hastalık düşük bağışıklık halinde bastırır. Kargalar hücum için hazırdır. Fırsatını

Papa Hazretleri hoş gelmedi

Yaşadığımız devirde iki merkezin hareketleri bütün dünyanın dikkatini peşinde sürükler. Birincisi Papa ziyaretleridir. Siyaset, din ve magazinin iç içe geçtiği seyahatlerdir. İkincisi, dünya saray sosyetesinde özel ve tek denecek örnek, İngiliz kraliyet ailesinin, özellikle kraliçenin hareket ve seyahatleridir. Bizim saltanat düşmanları ve dine mes

Verdiğiniz ödül sizi ele verir

Ödülleri verenler aracıdırlar. Okuyucu adına seçme görevini üstenirler. Bilen için ağır sorumluluktur. Ödüllere mesafeli duruşumuz hayatın her alanında geçerli bir bozulmanın sonucu. Çünkü adalet fikrini, en basit ölçüleri yok sayacak kadar ileri dinî ve ideolojik kabuk bağlılıklarının esiriyiz. Yüzleşeceğimiz bir meseledir.Bu yaşıma kadar birçok y

2025 Emine Işınsu Roman Ödülü

Ödüllere mesafeli duranlardanım. Sebepleri bellidir. Ödül verenler ve alanlar açısından şüpheyle lekelenen durumlar az yaşanmıyor. Mesela ödüllerin bir tür ahbap çavuş ilişkisiyle dağıtıldığı kanaati yaygındır. Tek başına bu şüphe bile tadımızı kaçırmaya yeter.Buna rağmen ödül verilmeye devam edilmesi ve önemsenmesi de normaldir. Normalden öte bir

Tanrılaştırmaların açtığı çukurdayız

Atatürkçülük ve dincilik hakkında yazdıklarıma tepkiler bana bir kere daha Türkiye manzarasını gösterdi. Doğru bulanlar çoğunluktaydı. Fakat "Türkiye'nin sağı solu aynı kafada" deyişime itiraz edenler oldu. Bir husus çok önemliydi. Katılmayanlar, yanlış düşündüğümü değil, yanlış söylediğimi de değil, yanlış olduğumu söylemeye çalıştılar. Yine söyle

Rejimler değişir devlet ve millet ebedîdir

Bizim Atatürkçüler, durumun farkındalar mı bilmiyorum, büyük kurtarıcıyı tanrılaştırarak bazı dinbazlarla aynı kafada buluştular. Derece derece diğer ideolojik anlayışlar da farklı değil. Her biri birkaç inanç sloganıyla idare ediyor ve başkalarını konuşturmuyorlar. Anlamaya çalışmak yok. Ötekini dinleme anlama zaten yok. Eleştiri bakışı yok. Geliş

Memleket yangın yeri yangını çıkaran biziz

Yaşadıklarımız âfet ama tabiî âfet değil. Âfetlere karşı tedbir düşünmek insanlığın savunma refleksinin gereğidir. Hayret ki bizi o tedbirlerden de alıkoyan âfet yaratıcılığın fren mekanizmaları var. Derin düşüncelere gerek yok. Yüzünden bakınca bile yaradılışa ters bir durum var. Nehrin suyu tersine akıyor.Savunmasız görünüşümüzün sebeplerini düşü