A. Yağmur Tunalı

A. Yağmur Tunalı

Karar
Kültür-Sanat 39 yazı 0 takipçi

Hüsrev Hâtemî'nin aynasında

Hüsrev Hâtemî'nin hayatında gelenekle modernliğin harmonyası, hassas bir ruhun sanat yaratısına dönüştüğü bir öyküyse, kırılgan insanların nasıl güçlü eserler ortaya koyabileceğini sorgulamaz mıyız?

Dinden vurulan dünyanın ortasında

Kuralları çiğneyen yöneticiler toplumun tamamını kural tanımaz hale getiriyor—peki bu çöküşten çıkış gerçekten sadece adalet ve birlik ilemidir?

"Monşer"lere şiddetle ihtiyacımız var

Türk diplomatları için Monşer tabiri zaman zaman kullanılırdı. İlk kullanılışı Tanzimat değişimleriyle gelen yenileşmeye karşı çıkanların toplu hücumlarının parçasıdır.İmparatorluğumuz çatırdarken, dünyanın gidişine ayak uydurabilmek için giriştiğimiz reformların temelinde ona göre insan yetiştirme vardır. Hâriciyemiz baştan ayağa yenilenmiştir. Bü

Bu ruh ölmez!

İlber Hoca yaşarken bize ayna tutardı. Şimdi gidişinin aynasında kendimizi seyrediyoruz. Gidişinin ardından birkaç gün içinde yüzlerce yazı ve binlerce yorum geldi. Ben de gazete gibi kullandığım sosyal medya hesaplarımda üç ayrı yazıyla kervana katıldım. Mübalağa etmiyorum, yazılarımın onlarca sitede, grupta, sitede, hesapta tekrar yayınlandığını

"Böyle başa böyle tarak"

Din algımız bozuldu. İnsanlar seçilmiş birkaç ritüelin kaba şeklini, içi boşalmış halini din sandığından beri din birilerinin aparatı haline geldi. Dün de öyleydi diyenlere de kolayına itiraz edilemez. Böyle bir dinin din olmaktan çıkacağını çeşitli şekillerde yazanlar, söyleyenler var. Sesleri duyulmasa da var. Hâkim anlayış tarafından boğulmaya k

Değer etiketli değersizlik zindanı

Etrafımız ateş çemberi. Biz birbirimizle kıyasıya kavgadayız. Gücü ele geçiren ötekinin tepesine biniyor. Hak hukuk hak getire.Ramazan'dayız. Her tarafta din sosu, din etiketi, dinden görünme yarışı. Ama ortada dinden eser yok. Evet yok. Din değerler sistemidir. Emanet, adalet, liyakat, meşveret ve maslahat istenen değerlerdir. Bunlar yoksa her tar

Yanlışı görmenin ve dönmenin erdemini arıyoruz

Başkanlık sistemi sistemsizlik değildir. Kontrolsüzlük değildir. Sorumsuzluk hiç değildir. Demokratik bir ülkede sistemin adı ne olursa olsun denge denetim mekanizmaları işler. Rejimin Cumhuriyet veya Meşrutiyet olmasıyla da alakası yoktur, işler.Bizdeki abartılara bakmayınız, rejimler araçtır. Hiçbir sisteme kutsallık izâfe edilemez. Avrupa'nın ya

Çepeçevre yalanlarla sarılmışız

"Biz bu hale mi düşecektik" endişesi yerindedir. Etrafımız çevrili. Tek dostumuz kalmadı. İçerde ayrışma hamleleri devam ediyor. Yetmiyor, tarihin tanıdığı en kanlı terör hareketlerinden birinin başı "müzakereci" edilmek isteniyor. Partisinin adamlarının ağzı kulaklarında. Tam havaya girdiler. Dillerinin, isteklerinin zerrece ayarı yok. Dem'in açıl

Düşünce dövülmekle kalmaz kovulur

Katı bir tarafgirliği söyleyen tavırların kıskacındayız. Oluşan algı kesin ve keskin: Bizden olmayan kötüdür. Karşılaşmalarla anlarsınız ki düşman görüldüğü durumlar da az değildir.Bu hal, Türkiye için yeni değildir. Yeni olan derecesidir. 12 Eylül'den sonra dövüşen taraflar yumuşamış ve birbirine yaklaşmıştı. Özal'ın dört eğilimin partisi olma düş

İçimizde huysuz atlar kişniyor

Ortalama insan kendi çıkarıyla sınırlı hale gelmeye yatkındır. Toplu yaşamanın kuralları olmasa bu ego mahşerinde olacakları hayal edin. Ormanın kanunu aranır hale gelir. Hayvanlar âleminin düzeni, iki ayaklı canlının ileri örneği halinde algılanır. Yine de bu düzensizlik düzen haline gelemez. Yerleşmez, gelenek haline gelmez.İnsanın olduğu yerde,

Bozduğumuz düzende düzen arıyoruz

Başa getireceklerimizi düzene göre, düzenin kuralları içinde ve düzen için seçeriz. Hangi durumlarda ne olacağını bize düzen gösterir. Uyulursa rahat ederiz. Aksayanları değiştirmenin yolları da bellidir. Düzen düzen içinde değişerek işler.Seçtiklerimizin kurallara uymamaları düşünülemez. Seçim kazanmayı sorumsuzluk kapısını aralamak için kullanmay

Fırsatları değerlendirecek aklı arıyoruz

Bu bölgenin hâkimi uzun asırlar boyunca bizdik. Birinci Dünya savaşıyla Osmanlı'dan koparılmış topraklarda sınırları cetvelle çizilmiş ülkeler oluşturulmuştu. Bölgede hiçbir şey artık eskisi gibi olmayacaktı. Olmadı. Bu devletçikler bir türlü huzur bulamadılar. Devlet gibi devlet olamadılar. Bölgede çekinilecek ülkelerle türlü yollarla uğraşıldı. İ