Mine G. Kırıkkanat

Mine G. Kırıkkanat

Cumhuriyet
Yaşam 151 yazı 4 takipçi

İşte deve, işte meydan, haydi rasgele!

Duygu Sağıroğlu anısıyla başlayan yazı, Türkiye'nin önünü kesen 'deve'ye karşı halkın neden çaresiz kaldığını soruyor; ama farkınız var mı?

Uzun bir suikast

ABD ve İsrail emperyalizmine karşı İran halkının eğitim seviyesi ve ulusal bilinci gerçekten bir kalkan oluşturabiliyor mu, yoksa teknolojik güç farkı her ideolojik direnci aşıyor mu?

Hıristiyan İranlılar

2010'lu yıllarda İstanbul'da, Cezayir asıllı Fransız bir kadın diplomatla ahbap olmuştum. Engin kültürlü bir Farsla evliydi. Adına Cemil diyelim. Fransa'da tanışıp evlenmişlerdi. Sosyolog Cemil, İran'daki pazar araştırma şirketini bırakıp değişik ülkelere atanan diplomat eşinin peşinde dünyayı dolaşıyordu. İran'daki molla rejiminden nefret ediyordu

Paçozluk liginde bir liyakat şampiyonu

2011, Türkiye Cumhuriyeti'nin Ergenekon ve Balyoz kumpaslarıyla gözümüzün önünde rayından çıkartılıp makas değiştirdiği hain bir yıldı. Zihinlere atılan sis bombalarına rağmen, girilen yolun nereye varacağını tahmin etmek zor değildi. Kankam Elif Yıldız Harmankaya ile Fethiye'ye, birkaç günlüğüne kafa dinlemeye gittik. Mayıs ayının son günleriydi.

Kadir İnanır onaylı erkeklik

Mine ve Ali Sirmen, her yıl birkaç gün Marmaris'e gider ve daima Art Otel'de kalırlardı. ünkü otelin kurucu sahibi Yılmaz Türkeri, Mine'nin kardeşi Zeynep'in eşi olup Ali'nin de yakın dostuydu. Gerek Mine gerekse Ali uzun yıllardan beri bel fıtığından mustaripti. Ara ara tutuldukları oluyordu. 1990'lı bir yaz, Ali Sirmen Marmaris tatilinden yıllarc

Sınır ötesi operasyonda kuşkonmaz ikilemi

Takvimler 1995 yılının nisan ayını gösteriyordu. Milliyet'in Fransa temsilcisiydim. Paris'te bahar sofralarından eksik olmayan beyaz kuşkonmazı keşfetmiş, yemelere doymuyordum. Dikkat etmiştim, müdavimi olduğum bistrolarda sosis iriliğindeki beyaz kuşkonmazı elleriyle tutup mayoneze batırarak yiyorlardı. Garibime gittiği için "Elle mi yenir" diye s

Namus yorgun, vicdan helak

İyi insansanız; insan, hayvan, hatta orman, dere, göl vb. gibi tehlikeye düşen bir varlığı savunur ve bazen kurtarabilirsiniz de. Hatta bir araya gelir ve iki, üç, dört varlığı da kurtarabilirsiniz. Ancak bir an gelir, yetişmez olur gücünüz. ünkü kurtarabileceğiniz azınlıktan kurtaramayacağınız çoğunluğa geçmiştir kurtarılması gerekenler. Ve kurtar

Özerk Amerikancılar

Ernest Grenier, İkinci Abdülhamit döneminde Osmanlı borçlarını düzenlemek için kurulan IMF'nin atası Düyunu Umumiye'nin müfettişi ve casusudur. Osmanlı mülkünü yıllarca bir ucundan diğerine dolaşır ve teftiş görevinin yanı sıra topladığı istihbaratı Fransa'ya aktarır. Anılarının Kürdistan bölümünde, günümüze ışık tutan gözlemleri vardır. Amerikan m

Hiç kimsenin kızları...

Ben dahil birçok genç kadın, Epstein'in bizden ne istediğini öğrendikten sonra bile onun inine geri döndükleri için eleştirildi. Bazıları, "Bu kadar kolay kaçabilecekken nasıl istismara uğradığınızdan şikâyet edebilirsiniz" diye sordu. Öyle ya, eğer kirli hissetmekten hoşlanmıyorsanız asla geri dönmeyebilirdiniz. Ancak bu tutum, birçoğumuzun Epstei

Küresel kötülük ittifakı

1989 yılı mart ayı ortalarıydı. Dünyada "basın kralı" diye anılan Robert Maxwell, "Lady Ghislaine" yatıyla, bir geceliğine İstanbul'a geldi. Ertesi gün Karadeniz'e açıldı. Söylentilere göre İstanbul'da demirlediği gece, Erol Simavi Lady Ghislaine'de ağırlanmıştı. Maxwell, Hürriyet gazetesinin yüzde 49 hissesine talip; Erol Simavi de 270 milyon poun

Sözü demokrat, özü faşistler

Osmanlı Devleti'nin dış borçlarını toplamak için kurulan zamanın IMF'si Düyunu Umumiye'nin müfettişi ve Fransız casusu Ernest Grenier*, anılarının Kürdistan başlıklı bölümünde anlatır: "1895-96 Ermeni katliamından hemen sonraydı. (Osmanlı döneminde) Bir kaymakamlık olan Muş'a, Siirt yakınlarındaki Melefan köyünde Kürtlerin çok sayıda Hıristiyanı öl

Tetikte siyasi erk, hedefte İstanbul Erkek

Geçen hafta, kardeş yazarımız Barış Pehlivan'ın kaleminden İstanbul Erkek Lisesi'nde çevrilen dinci dümeni okudunuz. Olayla ben de ilgileniyor ve Barış'ın bıraktığı yerden sürdürüyorum: 24 Kasım 2025'te İstanbul Erkek Lisesi (İEL) 9. sınıf öğrencisi 7 erkek çocuğun bir grup 11. sınıf öğrencisi tarafından darp edildiği öne sürüldü. İddiaya göre darp