İyi insansanız; insan, hayvan, hatta orman, dere, göl vb. gibi tehlikeye düşen bir varlığı savunur ve bazen kurtarabilirsiniz de. Hatta bir araya gelir ve iki, üç, dört varlığı da kurtarabilirsiniz.
Ancak bir an gelir, yetişmez olur gücünüz. ünkü kurtarabileceğiniz azınlıktan kurtaramayacağınız çoğunluğa geçmiştir kurtarılması gerekenler. Ve kurtarıcı azınlık sizler, bakılamayacak çocuk nüfusu, beslenemeyecek yoksul, istihdam edilemeyecek işsiz ordularına karşı önce çaresiz; ardından "kurtarılmayı beklerken" çoğalanların tehdidi altında kalırsınız.
Bugün Türkiye'de, "hukuk devleti" bu yüzden yıkıldı: Yasalara karşı gelen nüfus, uyan nüfustan büyük.
Bilinçli bilinçsiz, vergi kaçırmaktan rüşvetçiliğe, kapkaççılıktan hortumculuğa, fahiş fiyat koymaktan çürük mal satmaya, küçük büyük suç işliyor insanların çoğu.
PİYANGO VURMAZ, SULU YAKALANMAZBu çoğunluk, piyango oynar gibi işlediği suçları katlıyor. ünkü piyango bile hileli artık; büyük ikramiyenin aldığı bilete çıkmayacağını bildiği gibi işlediği suçlardan ötürü takibata uğramayacağını, hapse atılmayacağını da biliyor.
Saklandığı kalabalığın içinden hasbelkader çekilip çıkarılır, yani yakalanırsa hapis cezası alsa bile çok yatmayacağını düşünüyor.
Zaten hapishaneler dolu. Zaten af üstüne af çıkıyor.
Terörist caniler, seri katiller affediliyor, çünkü çoğaldılar.
Hırsızlar, soyguncular affediliyor, çünkü çoklar...
Birinci affa kızıyoruz, ikinci affa köpürüyoruz, üçüncü afta yorulup susuyoruz. ünkü aflar çoğaldıkça azalıyor isyanımız. Hangi birine karşı çıkacağımız sorusu, kırıyor direncimizi, parçalıyor sonuç almak inancımızı.
SULU OK, CEZA YOKTakip edilemeyecek sayıda suçlunun peşi bırakılıyor. Daha da kötüsü, onları takip etmek, yakalamak, kovuşturmak ve cezalandırmakla görevli devlet memurları suçlular tarafından şikâyet ediliyor ve devlet tarafından cezalandırıldıkları bile oluyor.
Suçlunun hakaret ettiği, kimi zaman saldırdığı polisine, savcısına, hâkimine sahip çıkmayan, memurunun hakkını aramayan devlet, devlet midir gerçekten
Ya da tam tersi: Silah ve uyuşturucu kaçakçısını tutuklamayan, hatta suç örgütüyle işbirliği yapan, mafyadan sus payı alan, kimisi düpedüz mafyalaşan memurlarını cezalandırmayan devlet, devlet midir
Peki canını dişine takıp "devletin bekasını" canıyla kanıyla savunurken öldürülen ya da sakat bırakılan on binlerce askerinin, polisinin; salt devlet memuru diye katledilen öğretmeninin, doktorunun vb. hakkını hiçe sayıp katilleriyle anlaşan, el sıkışan politikacılara devletli, devletçi, yurtsever ya da düpedüz "iyi niyetli" denebilir mi
PKK'Yİ DİRİLTME KOMİSYONUHayır.
Hele affettikleri terör örgütü zaten yenilmiş ve her gün birer ikişer saldıkları PKK'li caniler, "bilge" kılığında konferanslar verebiliyorsa... Böyle bir politika devlet tanımını hak eden bir devlet için utançtır, dünden bugüne düşmanı dost ilan eden politikacılar da vicdansız, çıkarcı ve dönek.

3