Uzun bir suikast

ABD ve İsrail emperyalizmine karşı İran halkının eğitim seviyesi ve ulusal bilinci gerçekten bir kalkan oluşturabiliyor mu, yoksa teknolojik güç farkı her ideolojik direnci aşıyor mu?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, ABD ve İsrail'i emperyalist terör örgütü olarak tanımlamakta, İran'daki üst düzey liderlerin suikastlarının dron değil istihbaratla satın alınmış kişiler aracılığıyla yapıldığını iddia etmektedir. İran halkının yüksek eğitim düzeyi ve ulus bilincinin molla rejiminin zulmüne rağmen emperyalist saldırılara direnişe dönüştüğünü savunmakta ama bu direncin uzun savaşta başarıya ulaşıp ulaşamayacağı belli değildir.

Kısaca "yayılmacı sömürgenlik" demek olan emperyalizm, çağlar boyunca biçim değiştirmiş ama DNA'sı aynı kalmış egemenlik gasbıdır.

Güncel emperyalizmi "ele geçirdiği her ülke, ulus ya da halk için bir terör örgütü" diye açıklamak mümkün.

Emperyalist terör örgütüne üye pek çok devlet ve her birinin komutanları, militanları var. Ama bir de küresel başkomutanları var ki güncelleri Trump ve Netanyahu.

Üye devletlerin de lojistik destek, bazen de asker verdiği emperyalist terör ordularının başını çeken ABD ve İsrail, Ortadoğu'yu kan gölüne çevirdikten sonra İran'a yöneldi.

Savaşı ta 2020 yılında, en tepeden başlattılar: Devrim muhafızları komutanı Kasım Süleymani'yi öldürdüler. 2024'te cumhurbaşkanı İbrahim Reisi ve dışişleri bakanı sözüm ona helikopter kazasında öldü ama külahıma anlatsınlar.

2026 şubat ayında da dinci rejimin mollabaşı Ayetullah Ali Hamaney ve tüm konsey üyelerini evlerinde, komşularını rahatsız etmeden, nokta atışıyla öldürdüler.

SUİKAST MİMARLARI

Gerçekten dronlarla, füzelerle, bombalarla mı yapıldı dersiniz bu suikastlar

Hayır.

Emperyalizmin 19. yüzyıldan 20. yüzyıla, "üzerinde güneş batmayan" ustası, Büyük Britanya'nın yöntemini kullandılar. İngilizler, Ortadoğu'yu Osmanlı'dan nasıl koparmışlardı Arap kabilelerini sandık sandık altınla satın alıp ayaklanmalarını ve Türkleri arkadan vurmalarını sağlayarak...

Irak'ta Saddam Hüseyin'i Amerikan ordusuna kim teslim etti En yakınındaki Tarık Aziz! Yıllarca Saddam'ın hizmetinde görünen Aziz, meğer başından beri ABD'nin malıymış, satın alınmış.

Üst düzey İran yetkililerine yapılan suikastlarda da emperyalist terör örgütünün en ölümcül silahı, elbette milyon dolarlar. Hedeflerini, içerden aldıkları istihbaratla vuruyorlar.

Ahlakın çürüyüp zenginliğin biricik amaç haline geldiği bir dünyada, paraya hayır diyen dürüst çok az. Satılmaya can atan hain çok. Bastır parayı, söylesin durağı, vursun teknoloji!

ONCA ZULME, BUNCA YURTSEVERLİK

Ama savaş yoğunlaştıkça bir de baktı ki emperyalist çete; İran nüfusu hainlerden ibaret değilmiş. Ortadoğu'daki Arap kabile devletlerine hiç benzemezmiş. Hem de molla rejiminin acımasızlığına rağmen hem de üç etnisiteyi barındıran toplum yapısında bir ulus bilinci; onurlu, cesur ve yurtsever bir halk varmış.

Oysa 1979'da Humeyni ile başlayan molla rejimi, ilk iş olarak devrimi birlikte yaptıkları İran komünist partisi TUDEH üyelerini vinçlerin ucunda sallandırmak oldu. Solcuları, yurtseverleri şahın zindanlarından molla zindanlarına devşirdiler. İdeolojik "mıntıka temizliği" yaptılar. Kızları, kadınları başını örtmedi diye sokaklarda linç ettiler.

DEVRİM DİYE TERÖR İHRACI

İslami devrim diye terör ihraç ettiler.

Ortadoğu'da Hizbullah, Hamas, Husi gibi terör örgütleri yarattılar. Baskıcı ve acımasız devrim muhafızları ordusunu kurdular. Kendi liderlerini koruyamıyorlardı ama komşu ülkelerdeki yurtseverleri öldürmekte pek becerikliydiler!

Uğur Mumcu, Bahriye Üçok ve nice devrimci aydınımızın katilleri Kum kentine kaçtı. Hiçbirisini iade etmedi, mollalar.

Öyleyse nasıl oluyor da bugün İran'ın üç etnisiteli halkı tek yürek ve bunca zulmünü gördüğü molla rejimiyle birlik olup emperyalist teröristlere direniyor Niçin onun bunun mandasını isteyen ya da düşman kazansın diyen yok