İsmail Kılıçarslan

İsmail Kılıçarslan

Yeni Şafak
Gündem 280 yazı 7 takipçi

Siyasal Alevicilerin kültür savaşı

İşin orasına geleceğim elbette de önce Peygamber Efendimiz(s.a.v)'in hayatından bir hatırlatma yaparak başlayayım. Hicretin başlarında Müminler namaz kılarken kıble olarak Mescid-i Aksa'ya dönüyorlardı. Bu durum, Efendimiz(s.a.v)'in kendilerini sürekli hak dine, hidayete çağırdığı Medine Yahudileri arasında şöyle bir argümana dönüşmüştü: "Madem ki

Sokak köpeklerinde son durum: Yetmez ama evet!

1 Temmuz günü Ankara Valimiz Yakup Canbolat'ın yaptığı "Ankara'daki 52 bin sahipsiz sokak hayvanının toplanması çalışmalarında bugün itibariyle 52 bin sayısına ulaşılmıştır" açıklamasının ardından canlı yayında "Türk'ün çocuğunun canı kıymetli değil de NATO'nun subayının paçası mı kıymetli" dedim. Epeyce ilgi çeken bu cümlelerimden sonra İçişleri B

300 Spartalı bulamadık yine iyi mi

Kendi hikâyemizi yazıp anlatmaya çok düşkünümdür. Her gün hevesim biraz daha kırılsa da bir yazarın kendisinin ve "biz" diyerek tanımladığı evrenlerin hikâyesini anlatmaktan daha iyi bir işi olmadığını düşünüyorum. Yaşı şimdi 50'ye dayanmış bizim kuşağın "her şeyi gördüm, içim rahat" dememesi için de pek gerekçesi yok bana sorarsanız. Bu her şeyi g

Sen kimin Yezid'isin yahut senin Yezid'in kim

Tarihte yaşanmış trajedi dolu bir olayı "teatral bir tekrar" haline getirerek anlamak imkansızdır. Kurban ibadeti böyledir mesela. Kurban etmenin anlamları üzerine düşünmeyi bir kenara bırakıp sadece hayvan boğazladığınızda, evet, dini bakımdan görevinizi yerine getirirsiniz ancak "neyi kurban ettiğimi biliyorum" demeniz pek olası değildir. Koyun b

Fantastik lunapark

Vaktiyle ayıla bayıla oyununu da oynadığım Fallout'un dizisini izliyorum şu aralar. Hortlaklar, mutantlar, saftirik sığınak sakinleri, radyasyonlu bir dünyada hayatta kalmaya çalışan vahşi insan tiplemeleri, yamyamlar. Bütün bu korkunç tiplemelere rağmen dizide bir "korkunçluk" değil de "fantastik lunapark" atmosferi hâkim. Fallout'u izlerken "Türk

Gerçek yok yalan var, olgu yok algı var

Bunu daha önce de konuşmuş ve "derinleştiririm" demiştim. Elime şahane bir örnek geçince fırsatı değerlendirmek istedim. Türkiye'nin en yetkin iletişim profesörlerinden biri olan Ferruh Uztuğ'dan bir analiz duymuştum. Net şekilde "olgu artık yok, var olan sadece algıdır ve algı olgunun kendisidir" demişti. Bu sert gerçeğin insanı nasıl da yerinden

Paçozluk bile değil be Ersin

Görmüşsünüzdür. Ersin Çelik'in nefis paçozluk yazısı aldı yürüdü. "Sürüden ayrılmayı göze alamayana paçoz derler" mealindeki Alev Alatlı tanımını refere ederek toplumsal görünürlük kazanan bilcümle paçozluğu sıralayıp yanlış bir tedavi önerdi Ersin: "Sosyal medyadan uzak durmak, mümkünse kapatmak." Tedavinin bence niçin yanlış olduğuna gelirim tabi

Çok kişisel bir mesele: Kahramanmaraş'ın UNESCO üyeliği

Benim için çok kişisel bir mesele bu gerçekten. 6 yıldır kültür-sanat alanında danışmanlığını yaptığım... Yok eksik oldu: 6 yıldır hizmetinde olmaktan büyük mutluluk duyduğum güzeller güzeli şehrimiz Kahramanmaraş'ın UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı'na girmesi benim açımdan aşırı kişisel. Kişisel kısmını nasılsa günün birinde anlatırım uzun uzun ama şu

"Bir oktur ki hedefini hiç şaşırmaz"

İmam Sircani imiş yazarının adı. Büyük ihtimalle Kirmanlı. O civarlarda bir tekkesi olduğu da yazılıp çizilmiş ama asıl özelliği gezgin bir şeyh olması ve bilhassa tasavvufla ilgili duyduğu önemli cümleleri "konu bütünlüklü bir antoloji" olarak kayda geçirmesi. Döne döne okuyorum şu aralar Türkçeye Semerkand Yayınları etiketi ve Dilaver Selvi imzas

Futbol halkın da değil diktatörün de

2000'lerin başında Türk solunun Avrupa soluna paralel olarak iyi kötü taklit etmeyi başardığı meselelerin başında tüm dünyada baş döndürücü bir hızla endüstri haline gelen futbolu "halk odaklı" olarak yeniden düşünme ve romantize etme çabası gelir bence.Çaba beyhude idi ama önemliydi yine de. Çünkü futbol, kitleyi mobilize etme başarısı olan bir sp

Fıkrasına gülünmeyen adam

Olur öyle. İnsanız. Boş bulunuruz. Münasebetsiz, ucunun nereye gideceğini o an hesap edemediğimiz bir patavatsızlık, bir hata yapabiliriz. Sonra pişman olur, özür diler ve bağışlanma dileriz. Bu normal uzaydır ve hepimiz için geçerlidir. Çünkü hepimiz insanız. Hepimiz için geçerli olan Rahmi Koç için de geçerlidir elbette. O olağanüstü sevimsiz, ır

Altmış altıya bağlasak her şeyi

Sorduk, söyledi. Bu, odur. Şeyh Ebu Medyen el-Gavs hazretlerinin şöyle dediğini işittik: "Kim varlık alemine, kainata, kendi arzusu, kendi talepleri doğrultusunda bakarsa bu alemdeki anlamdan faydalanma fırsatını kaybeder. Kendisi alemle arasına perde olur." Biz işittik ve geçtik bu cümleyi. Ama bir başka mühim adam, Şeyh Ahmet el-Alavi geçmemiş ve