Vahdettin İnce

Vahdettin İnce

Star
Gündem 252 yazı 2 takipçi

İran kolay lokma olmadığını gösterdi

Görünüşe göre İran ile ABD anlaşıyorlar. Vardıkları mutabakat, imzaya kaldı. Her iki taraf da bunu ilan etti. Medyada üzerinde anlaşılan maddeler diye birtakım bilgiler dolaşıyor nitekim. Bana öyle geliyor ki işin aslını imzalar atıldıktan sonra öğreneceğiz. Taraflar açısından kar-zarar çetelesini o zaman tutmak daha sağlıklı olacaktır. Dolayısıyla

İslam ile cahiliye arasında yolların ayrılış noktası

Askerde iken, insanların kaba davranmalarına, konuşmalarının büyük kısmını normal hayatta ağza alınmayacak küfürlerin oluşturmasına bir anlam verememiştim. Bir süre sonra ben dahil, bu davranışları ve sözleri yadırgayan bütün üniversite mezunu askerlerin bu durumu içselleştirdiğini, benzeri davranışları sergilemeye başladıklarını fark edince de hay

Aklımızı başımıza alalım

İnsanın sergilediği bütün davranışlar, tutumlar, tepkiler özü itibariyle varoluşunda yer alan üç temel gücün yansımalarıdır: Öfke gücü, şehvet gücü ve akıl gücü. Bunlara meleke de diyebiliriz. Eskiler "kuvve-i gadabiye", "kuvve-i şeheviye" ve kuvve-i akliye" derlerdi. İnsan varoluşunun temel melekelerinden biri olan öfke gücü, dışarıdan gelebilece

Bir anlık öfke

Kuşkusuz iyilik ve kötülük, insan hayatında, siyam ikizleri gibi birbirlerinin yanı başında yer alırlar. Hiçbir fert veya millet sadece iyi veya sadece kötü değildir bu yüzden. Bilakis herkes her ikisini de sergileyecek potansiyele sahiptir. Nitekim bu yaygınlığından dolayı felsefenin ve İslam kelamının ana konularından biridir bu "iyilik" (hüsün)

Bu bayram benim

Hatırlarsanız önceki yazımızda, Batının devşirdiği bazı kimselerin Kurban olgusunu "ilkel insanın doğal felaketleri, tanrıların öfkesine bağladığından, dolayısıyla tanrıların öfkelerini yatıştırmak için onlara kurban sunma gereği duymasından doğmuş ilkel ve vahşi bir ritüeldir" diye açıkladıklarını söylemiştik. Kurban gibi muazzam etkisi bulunan, t

Bu pilav daha çok su kaldırır

İran-ABD/İsrail savaşı ve sonrasındaki müzakere süreci gündemden düşmüyor. İnişli çıkışlı, gelgitli bir süreç. Sabah açık güneşli, öğlen parçalı bulutlu, akşam kapalı, gök gürültülü bir hava. İstanbul havası gibi sinirleri hoplatan cinsinden. Akşam, "uçaklar havalanacak, füzeler menziller aşacak, bir kez daha Tahran, Tel Aviv ve Körfez ülkeleri ate

İnsan inerken zorlanacağı yüksekliklere çıkmamalıdır

Bir gün Ehlibeyt imamlarından Cafer Sadık'ın (r.a) bir arkadaşına zamanın halifesi tarafından valilik teklif edilir. Adam da gelip Cafer Sadık'ın görüşünü sorar, o da görevi kabul etmesini söyler. Sonra bir başka arkadaşına benzeri bir teklif yapılır. O da gelip izin ister. Fakat imam ona izin vermez ve şu tarihi sözü söyler: "İnişi zor yükseklikle

Ağa, Şeyh, Seyda (IV)

SeydaKanaatime göre "seyyid" ve "ağa"dan oluşan birleşik bir kelimedir. Zamanla "seyda" şeklini alan bu kelime, özellikle "müderris" anlamına gelir ve sadece Kürtçede kullanılır. Son zamanlarda "abi", "beyefendi", "sayın" anlamında da kullanıldığı oluyor. "Üstad" ve "Hoca" kelimelerinin başına gelenler onun da başına gelmiş anlayacağınız.Mardin ova

Ağa, Şeyh, Seyda (III)

ŞeyhBizim köyün medresesinde müptedi bir medrese talebesiydim. Bir gün medresede ve köyde bir heyecan dalgası yayıldı. Köyde birçok müridi bulunan merhum Şeyh Alaeddin'in oğlu Şeyh Halid Ohinî'nin köye geleceği söyleniyordu. Seydamız, şeyhi karşılarken nasıl davranacağımızı bize ve köylülere gösteriyordu. Günler geçti, şeyh gelmedi. Bir vesileyle s

Ağa, Şeyh, Seyda (II)

AğaAğa kelimesi köken olarak Moğolca ve Türkçe "aka" kelimesinden gelir, ağabey, büyük erkek kardeş gibi saygı ifade eden bir anlama sahiptir. Görüldüğü üzere kelimenin kökeninde yakınlık, yani kan bağı esastır. Türkçe dışında Farsça ve Kürtçedeki kullanımı da zamanla günlük hitaplarda daha geniş bir anlam boyutunu kazanmasına karşın bu ilk anlamın

Ağa, Şeyh, Seyda (I)

Ağanın, şeyhin ve seydanın çok ve muteber olduğu bir zaman diliminde geçti çocukluğum. Kemalist itibarsızlaştırma sürecinin etkisi henüz bizim oralara ulaşmamıştı. Dedem, birer kültür, ilim, irfan mektebi mesabesindeki divanın, tekkenin ve medresenin müdavimiydi. Fırsat buldukça beni de beraberinde götürürdü. Hayatın anlamını, dinamiklerini, en bas

Çanlar kimin için çalacak

Vakti zamanında İran'ın İsfahan şehrinde ticaretle uğraşan bir adamın altın kafeste tuttuğu, gözü gibi baktığı, zeki ve konuşabilen bir papağanı varmış. Günün birinde adam, ticaret amacıyla Hindistan'a gitmeye karar vermiş. Hane halkının her birinin isteklerini not almış. Bu arada sevgili papağanına dönmüş ve senin bir isteğin var mı diye sormuş, n