Geçen hafta, HAKSİAD Batman şubesi başkanı Cemal Çetiz'in, tekstil firmalarının artık kız çocukları için (muhafazakar aileler açısından) uygun kıyafetler dikmediğinden şikayet eden bir beyanatına rastladım. Açıklamayı okuyunca "sadece çocuklar mı başkan, İblisin misyonunu devralan Batı medeniyetinin varoluş amacı, bütün insanlığı korunaksız, savunmasız cascavlak ortada bırakmaktır" diye geçirdim içimden.
Kur'an-ı Kerim'de yer alan metafizik bir sahnede, Şeytan'ın, Adem ve Havva'nın şahsında insanla ilk temasının, onların "ayıp yerlerini" ortaya çıkarmaya yönelik olduğu ve bunu da başardığı anlatılıyor. Şeytanın yıkıcı birçok misyonunun yanı sıra bu misyonunu da üstlenen Batı medeniyeti, özellikle insanların "ayıp yerlerini" teşhir etmeleri için korkunç bir seferberlik içindedir. Kendi coğrafyasını bir "ayıp yerler" galerisine çevirdikten sonra bizim gibi ülkelere de yöneldi ve birkaç yüzyıldır bu konuda büyük mesafeler katetti. Sokaklarımız artık "ayıp yerler panayırı" sayılabilir.
Bu yüzden İblise ve İblis medeniyetine direnmeyi hayatının gayesi haline getirmiş (muhafazakar) insanların ciddi bir kıyafet sorunu var. Mesela "kazma sapı kılıfı" ebadı genişliğindeki pantolonlarla, bedeni alabildiğine teşhir etmeye yarayan daracık gömleklerle, boyu arkadan ancak bel hizasına kadar inen kısacık ve tuhaf ceketlerle başım belada. Yaşıma, bedenime uygun bir kıyafet bulmamın imkanı yok nerdeyse. Geçenlerde pahalı olduğunu bile bile ünlü bir markanın semtimizdeki mağazasına girdim, uygun bir pantolon arıyordum. Aslında saatleri bulan uzun arayışlardan sonra bir umut girmiştim bu mağazaya. Kaç pantolon denediysem, "çatal ağzı" gibi sıska paçası olanlardan başkasını bulamadım. "Kardeşim, yok mu şöyle yaşıma uygun, biraz geniş bir pantolon" dedim. Adam, "bu senenin modası böyle amca" diye cevap verdi. "Kaç bu senenin modası" geçti, bir türlü bedenime, zevkime, yaşıma uygun, vücudumu gerçekten örten bir kıyafete denk gelemedim. İblisin yardakçısı "moda tanrıları" mecal vermiyor. Şeytan, ayıp yerlerimizi ortaya çıkarmaktan vazgeçmiyor velhasıl.
Kur'an'da da vurgulandığı gibi bu onun vazifesi. Nitekim bizim gibi ülkelere ayak bastığı gün İblis medeniyetinin, ilk iş olarak kıyafetlerimize el uzatması (Maraş'ta Sütçü İmam hadisesini ve 28 Şubat sürecinde Üniversite önlerini hatırlayın) İblisin ve yardakçılarının nasıl organize ve bilinçli hareket ettiklerinin göstergesidir.
Ülkemizde bu organizasyonun ilk kurbanı rahmetli dedemin kuşağıydı. İslam kültürünün hakim olduğu Osmanlının son dönemlerini, Rus işgalini, Ermeni hadiselerini fiilen yaşamış, Hamidiye alayları bünyesinde vatanını savunmuş, Ruslara esir düşüp Kars'a ve ötesine götürülmüş, serbest bırakıldıktan sonra eve dönmüş ama evini bıraktığı gibi bulamamış; şalvarı, şepiki, sarı benekli beyaz sarığı ve uzun sakalıyla karizmatik, heybetli, boylu poslu rahmetli dedem, uğruna ölümleri göze aldığı vatanının, İblis medeniyetinin hakimiyeti altına girdiğini görünce derin bir hayal kırıklığı yaşamıştı. Artık ayıp yerlerini örten şelûşepik, kuşak ve sarık yasaktı. Şehre bu kıyafetlerle girmesine izin vermiyorlardı.

2