Turgut Tunç

Turgut Tunç

Yeni Birlik
Bölge 36 yazı 0 takipçi

Mükemmellik dedikleri o tatlı yalan

Geçen gün pencereden dışarıyı, akan trafiği ve telaşla bir yere yetişmeye çalışan insanları izlerken kendi kendime düşündüm: Biz aslında neyin peşindeyiz Bu bitmek bilmez koşturmacanın arkasındaki asıl arayışımız neCevap, insanlık tarihi kadar eski ve bir o kadar da cana yakın, içimizden gelen bir duygu. Biz, insanoğlu olarak yeryüzüne ayak bastığı

Vitrinler süslü, vicdanlar rehin: Dünyanın büyük yarası ve bizim küçük telaşlarımız

Geçenlerde eski bir fotoğraf albümüne denk geldim. 40-50 yıl öncesinin ilkokul bahçeleri... Erkek çocukların üzerinde lacivert, yanları beyaz çizgili; kız çocuklarında ise kırmızısı o meşhur eşofmanlar. Zenginle fakiri ayıran tek şey, en fazla kumaşın kalitesi ya da dizlerin hemen eskiyip eskimemesiydi. Statü dediğimiz şey, bir markanın logosuna de

Vicdanın sessiz çığlığı: Bayram mı, yoksa takvim mi değişti

Dünya yine o bildik döngülerinden birinde; takvimler neşeyi müjdeliyor, hazırlıklar yapılıyor, bayram namazı için saflar sıkılaşıyor. Ancak bu yıl kalplerimizde dindiremediğimiz bir soru yankılanıyor: Sahiden bayram yapabilecek miyizGözlerimizi kapattığımızda Gazze'nin enkazları arasından yükselen feryatları duyarken, Doğu Türkistan'da bir halkın k

Gerçeklik ve hayal arasındaki ince çizgi

Penceremin kenarında çayımı yudumlarken masadaki faturaya ve hemen yanındaki ajandama gözüm ilişti. Ajandanın sayfaları açılacak su kuyuları, temeli atılması planlanan mescidler, rotalar ve ziyaret listesiyle doluydu. Şöyle bir arkama yaslanıp düşündüm: Gerçekten ne ara bu kadar koşturmacanın, bu kadar rasyonel bir dünyanın içine gömüldükHepimizin

Bildirim çağında 'Bir köşeye çekilmek' ne kadar mümkün

Sabah gözünüzü açtığınız ilk saniyeyi düşünün. Henüz rüyanızın etkisinden çıkamamışken, eliniz gayriihtiyari o cam ekrana gidiyor, değil mi Daha afyonunuz patlamadan dünyanın öbür ucundaki bir savaşı, ülkenin diğer ucundaki bir tartışmayı, bir influencer'ın yeni aldığı arabayı ve üç arkadaşınızın tatil fotoğrafını aynı anda zihninize boca ediyorsun

Yangın mı, Yağma mı

Geçen gün bir semt pazarının girişinde durup sadece izledim. İnsanların yüzündeki o derin çizgileri, birbirine değmeyen bakışları ve ellerindeki fileleri sanki birer suç mahalliymiş gibi saklamaya çalışmalarını... Kendi kendime sordum:Sahi, ne kaç para Artık sadece bir kilo peynirin, bir litre sütün fiyatından bahsetmiyoruz. Biz, insanlığımızın, sa

Köklerine yabancılaşanların gölgesinde: Aidiyet ve beka meselesi

Bugünlerde insanın içini sızlatan, "bu kadar da olmaz" dedirten bir manzara var karşımızda. Bir yanda bu toprakların bereketiyle doyanlar, diğer yanda o ekmeği yediği kaba el uzatanlar... Açık konuşalım: Bir insanın doğup büyüdüğü, kimliğini kazandığı coğrafyaya düşman kesilmesi bir fikir ayrılığı değil, ağır bir karakter aşınmasıdır.Özentinin Geti

Sofranın ruhu, zamanın hızı ve karton bardaktaki yalnızlık

Son zamanlarda mutfağımızdaki o kadim tencere seslerinin yerini, dış kapıda yankılanan kurye kornaları aldı. Gençlerin damak tadı, bir kültür değişiminden ziyade adeta bir sürat felaketine kapılmış gidiyor. Oysa bizim mutfağımız bir "yakıt ikmali" değil, bir yaşama biçimidir. Şöyle bir gözümüzü kapatıp düşününce bile insanın iştahını kabartan o zey

Bu ateş çemberinden "biz" çıkarız

Ortalık yangın yeri. Her sabah yeni bir manşete, her akşam bambaşka bir şaşkınlığa uyanıyoruz. Sanki zamanın çarkı hızlanmış da bizi bir kaosa hapsetmek için dönüyor. Şöyle bir çevremize baktığımızda; sınırların ötesinde kurulan kirli masalar, coğrafyamızı bir ateş çemberine hapsetmek isteyen eller ve ne yazık ki bu ellerin içerideki gönüllü uzantı

Beton değil, gönül ayakta tutar

Lüks betonların ardında gizlenen yalnızlık, komşuyu tanımayan şehirlerde gerçek güvenlik midir yoksa bir yanılsama mı?

Ekonomik sıkışıklıktan minimalist özgürlüğe: Eksilerek çoğalmak

Mutluluğun sırrı daha fazla sahip olmakta değil, sahip olduklarımızın kıymetini bilmekte mi yatıyor, yoksa bu sadaleştirme çağrısı ekonomik zorunluluğun bir maskelemesi değil midir?

Körlük ve suskun yığınlar

Sosyal medyada iki paylaşımla vicdanını rahatlatanlar, gerçek hayatta neden hiçbir yaraya merhem olamıyor?