Turgut Tunç

Turgut Tunç

Yeni Birlik
Bölge 29 yazı 0 takipçi

Sofranın ruhu, zamanın hızı ve karton bardaktaki yalnızlık

Son zamanlarda mutfağımızdaki o kadim tencere seslerinin yerini, dış kapıda yankılanan kurye kornaları aldı. Gençlerin damak tadı, bir kültür değişiminden ziyade adeta bir sürat felaketine kapılmış gidiyor. Oysa bizim mutfağımız bir "yakıt ikmali" değil, bir yaşama biçimidir. Şöyle bir gözümüzü kapatıp düşününce bile insanın iştahını kabartan o zey

Bu ateş çemberinden "biz" çıkarız

Ortalık yangın yeri. Her sabah yeni bir manşete, her akşam bambaşka bir şaşkınlığa uyanıyoruz. Sanki zamanın çarkı hızlanmış da bizi bir kaosa hapsetmek için dönüyor. Şöyle bir çevremize baktığımızda; sınırların ötesinde kurulan kirli masalar, coğrafyamızı bir ateş çemberine hapsetmek isteyen eller ve ne yazık ki bu ellerin içerideki gönüllü uzantı

Beton değil, gönül ayakta tutar

Lüks betonların ardında gizlenen yalnızlık, komşuyu tanımayan şehirlerde gerçek güvenlik midir yoksa bir yanılsama mı?

Ekonomik sıkışıklıktan minimalist özgürlüğe: Eksilerek çoğalmak

Mutluluğun sırrı daha fazla sahip olmakta değil, sahip olduklarımızın kıymetini bilmekte mi yatıyor, yoksa bu sadaleştirme çağrısı ekonomik zorunluluğun bir maskelemesi değil midir?

Körlük ve suskun yığınlar

Sosyal medyada iki paylaşımla vicdanını rahatlatanlar, gerçek hayatta neden hiçbir yaraya merhem olamıyor?

Montajsız Hayatın Sıcaklığı: Filtreleri Kaldıralım

Sosyal medya çağında kusursuzluk peşinde koşarken, samimiyeti feda eden modern insan, aslında hangi gerçek anları geri almaya çalışıyor?

Sanal seraplar, batan hayaller ve unuttuğumuz tek gerçek: Alın teri

Masamızda dumanı tüten sıcak çayımız, yanında mütevazı bisküvimiz ve samimi sohbetlerimize eşlik eden çekirdeğimiz... Bizim asıl zenginliğimiz, kanaat ettiğimiz bu sofralarda, omuz omuza verdiğimiz o sıcak kardeşlik iklimidir. Fakat son yıllarda, özellikle 2023-2024 döneminde, bu samimi tablonun yerini maalesef gözünü telefon ekranından ayırmayan,

Türkiye Okumuyor

Bu cümleyi kurmak kolay. "Türkiye okumuyor." Ama bugün o cümleyi başkasına değil, önce kendime söylüyorum. Çünkü bir ülke okumuyorsa, o ülkenin içinde ben de varım.Resmi verilere bakalım. TÜİK kayıtlarına göre her yıl yüz binlerce yeni materyal basılıyor. Kâğıt üzerinde üretim var. Peki ya okumaOECD'nin PISA araştırmaları ve kültürel istatistikleri

Takip mesafenizi koruyunuz

Karayollarında direksiyon sallayan he şoförün ezbere bildiği, levhalarda en sık gözümüze çarpan o meşhur uyarıdır: "Takip mesafenizi koruyunuz." Kural basittir; hızınız neyse, en az yarısı kadar metre boşluk bırakırsınız öndekiyle aranızda. Neden Çünkü öndeki araç aniden frene bastığında, o şeritte beklenmedik bir çukur çıktığında ya da bir kaza ol

Kendi hikâyenizin başrolü müsünüz

"Masada değilseniz, menüdesinizdir." Evet, cümle sert. Ama bazı gerçekler pamuk şekerle söylenince anlaşılmıyor. Hayat da çoğu zaman nezaketle uyarmıyor zaten. Ya oyunun kurallarını koyanlardan oluyorsunuz ya da kurallara uymak zorunda kalanlardan. Bir düşünün...Bir toplantı masası hayal edin. Kararlar alınıyor, yön belirleniyor, gelecek şekilleniy

Kendi yurduna yabancılaşanlar ve gökkubbede çınlayan o ses: 'Hu Der Allah!'

Her yıl benzer tartışmalar... Takvimler aralık ayını gösterdiğinde okulların koridorlarını süsleyen çam ağaçları, sınıflarda yapılan hediye çekilişleri, pencerelere asılan kar tanesi figürleri ve "yılbaşı coşkusu" adı altında düzenlenen etkinlikler büyük bir itirazla karşılaşmıyor. Çoğu zaman bunlar kültürel bir atmosfer, mevsimsel bir neşe olarak

Hoş Geldin Ya Şehr-i Ramazan

Takvim yapraklarından daha ağır, daha anlamlı bir gelişin var senin. Kapıyı çalmıyorsun; doğrudan kalbe giriyorsun. Gürültüyü kısıyor, fazlalıkları görünür kılıyor, insanı kendisiyle baş başa bırakıyorsun. Ramazan her yıl geliyor ama biz her yıl aynı yerden karşılamıyoruz onu. Kimi zaman yorgun, kimi zaman kırgın, kimi zaman da neden bu kadar uzakl