Talip Koktaş

Talip Koktaş

Milat
Yaşam 61 yazı 0 takipçi

Vazgeçilmeyenlerden misiniz

İnsan kendisini aynada görmek istemez. İnsanın kendiyle yüzleşmesi bazen ağır gelir ruha. Ki ayna yalan söylemez. Kusurları gizlemez, eksikleri süslü göstermez, görünen neyse onu yansıtır. Aynalarda filtre yoktur. İşte bu yüzden bazı insanlar aynaya bakmak yerine onu kırmayı tercih ederler. Kendilerinde eksik olanı görmek yerine karşılarındaki müke

Pişmanlık gerçeği

Her türlü pişman olacaksın. Hangi kararı verirsen ver, hangi yolu seçersen seç, hangi kapıdan içeri girersen gir; günün bir yerinde bir fısıltı beynini kemirecek: "Acaba öbürünü mü seçseydim" İnsan seçmediği hayatların hayaletiyle yaşar. Hayat önümüze sürekli yol ayrımları çıkarır. Kimi zaman bir şehir seçeriz, kimi zaman bir meslek. Bazen bir dost

Kurban yakınlaşmaktır

Kurban, kelime karşılığı yakınlık, sözlük anlamı "yaklaşmak", "Allah'a yakınlaşmak" demektir. Dinî bir terim olarak ise, ibadet amacıyla belirli şartları taşıyan bir hayvanı usulüne uygun olarak kesmeyi ve bu yolla Yaratıcıya olan bağlılığı ifade eder. Bu yıl yine bir Kurban Bayramı'na erdik. Dünya kör topal bir hâle gelmişken bir bayram tesellisi

Sana güveniyorum

Bir insana sunulabilecek en güzel hediyelerden biri, ona duyulacak güvendir. Kimi hediyeler zamanla eskir, solar, kırılır, kaybolur yahut unutulur; fakat güven, insanın ruhuna bırakılmış kutsal bir hediye misali varlığıyla kalbi emniyete alır, insanın içindeki fırtınaları dindirir, yalnızlığına derman olur. Kişinin arka planında hiçbir art niyet ta

Muhatap alınmak

İnsan, biraz da kendisini kimin çağırdığıyla yaşar. Kimin gözünde bir değeri olduğunu hissediyorsa oraya doğru yönelir, oraya doğru akar. Çünkü insanın en büyük ihtiyaçlarından biri sadece anlaşılmak değil; fark edilmek, görülmek, muhatap alınmaktır da aynı zamanda. Bazen de kıymet verdiklerimiz tarafından fark edilmek isteriz. Hepimizin bir kıymet

Anlamlı hikâye

"Bataklıkta yeşeren bir gül misali düşün... Öyle bir düşün ki, sana "fikrimin ince gülü" desinler." Çünkü bu çağ, çamurun çok, çiçeğin az olduğu bir çağdır. Ve belki de tam da bu yüzden, gül olmak artık bir süs değil; bir duruş, bir direniş, bir istikamet meselesidir. Ki bu çağ, kalbi olanlara çok ağırdır. Dünyanın geldiği şu son hâline bakıyoruz:

Ömür sermayesi

İkinci Dünya Savaşı'nın başlamasının üzerinden yedi sene kadar bir süre geçtikten sonra talebeleri Bediüzzaman Said Nursi Hazretlerine bu konuyla ilgili neden pek bir şey söylemediğini sorduğunda dilimize pelesenk, kulağımıza küpe olacak şu sözü söylemiştir: "Ömür sermayesi pek azdır. Lüzumlu işler pek çoktur." Bu söz, yalnızca bir cümleden ibaret

Geleceğin mimarları

Öğretmen, çağın gürültüsünde sükûnet adasıdır; peki bu sessizlik, sistemin görmezden geldiği fedakarlığı yaşanabilir hale getirmek için yeterli midir?

Hakikat ispat istemez

Hakikat ispat istemez, insan ister – peki tartışmakla ulaşamadığımız gerçekleri sessizlikle bulabilir miyiz?

Sabır, illa sabır!

Modern hayatın hızı bizi ruhumuza yetişemez hale getirdi; peki sabır sadece beklemek midir, yoksa direnişin başka bir adı mıdır?

SAVAŞTAN GERİYE...

Savaşlardan geriye kalan galibiyetler değil, anlatılamayan hayatların sesidir—ama biz bunu duymaya hazır mıyız?

Aforizmalar - 4

İnsan aynaya küstüğünden beri kendine yabancılaştı. Kendini tanıyamayan insanın başkasını tanıması, dünyayı anlaması, hayatı anlamlandırabilmesi mümkün olmasa gerek. Kendinden başlamadığın hiçbir yolculuk menziline varamaz. Bugün dünyanın dönüşünün ve dönüşümünün bu kadar hızlandığı bir zamanda bir şeylere yetişmek istiyorsanız önce kendinizin fark