Şule Demirtaş

Karar

Dostumuz Trump

Birleşmiş Milletler kürsüsünde yıllardır tekrarlanan cümleler, bir yazgının başa sarılıp yeniden okunmasından başka bir şey değil.İki devletli çözüm defalarca dile getirildi, kararlar alkışlarla hem de eller patlayıncaya kadar sürdürülen alkışlarla kabul edildi. Kameralar önünde zeytin dalları sallandı, diplomatlar birbirine beyaz dosyalar uzattı.

Gitmeseydi iyiydi, ama gitti…

Başlık eşimin babaannesine ait bir teselli sözü. Annemin vefatının ardından durumu bir türlü kabullenemeyişime ithafen söylemişti. Bana bugün bu yazıyı işte bu söz yazdırdı. Bu yüzleşmeyle yazıyorum.Yas, insanın varoluşla kurduğu en eski diyaloğun adı… Çoğu zaman ölümün ardından konuşuruz ancak yas, ruhunu yokluğun bütün görünümlerinden alır. Bir d

'İslam Kınama Teşkilatı'

Gazze'de yıkılan evler ve paramparça edilen hayatlar yalnızca bir coğrafyanın dramı değildir, adaletin kelimeden ibaret kaldığı her yerin aynasıdır. Zirvelerde yankılanan cümleler diplomasi sahnesinde tesirli bir kayıt gibi görünse de adaletin tartısı sahadaki adımla ölçülür, konuşmak kolaydır, sözün arkasına ağırlık koymak ve bedeli göze almak ise

Katar'ın vurulduğu, Sumud'un beklediği yerde Türkiye'nin rolü

Ortadoğu'nun haritası bir kez daha kanla çizilirken, dünyanın en güçlü devletinin dili çıkarlarının ipine bağlı bir kukla gibi sallanıyor. Katar'da Hamas temsilcilerine yönelik suikastın ardından Washington'un sergilediği tavır, "müttefiklik" retoriğinin ne kadar kırılgan, hatta ne kadar içi boş olduğunu bir kez daha gösterdi. Amerika, bir yandan -

Siyasetin yarasına kayyum basmak

Türkiye, yakın geçmişte pek çok yasaktan kurtulmuş bir ülke. Başörtüsü yıllarca üniversite kapılarında yasaktı, inançlı genç kızlar kendi ülkesinde eğitim hakkından mahrum bırakıldı. Kürt kimliği, uzun süre kamusal alanda yok sayıldı. İfade özgürlüğü dar bir çerçeveye sıkıştı. Fakat zamanla bu yasakların çoğu kalktı, toplum nefes aldı. Farklı kimli

Yalnızız

Mekke'deyim. Burada olmayı hep çok severim. İnsanın anlam arayışına dair bakışıma farklı bir mevzi bu şehir. Burası, bu sorgunun tutunabileceği en güçlü habitat. Çünkü coğrafyanın çıplak taşına, tozuna sinmiş tarih, ritüelin spiral hareketi, dil, renk ve sınıf ayrımlarını incelten eşiğin gerilimi aynı yerde birleşiyor.Antropologların "communitas" a

Ah Türkistan

Geçen senelerde sosyal medyada Uygur Türkü bir dedenin ağlayışına tanıklık etmiştim. "Şu sokaklarda gezen köpekler bile bizden daha iyi durumdadır" diyordu. O kaydı, o suratı, o ağlamayı hiç unutmuyorum. Bu yazıyı bu ezilen vicdanın parmaklarıyla yazıyorum.Tarih, yalnızca zaferlerin şanlı sayfalarını değil, aynı zamanda utançların ağır izlerini de

Sonraki sessizlik...

Gündemin tüm şaşaasında hiçbir soruna, hiçbir duyguya kulak kesilemediğiniz anlar vardır. Bir vefat sonrası gelen hal, işte böyle bir şeydir: içinize çöken gölge, kelimelerle anlatılamayan bir boşluk. Sadece iç dünyanıza kapanır, yaşadığınız hüznün gölgesinde kalır, hayatı sorgular ama ne yapmanız gerektiğini bilemezsiniz. Bir boşluk açılır içinizd

Dünya Güzeli Evre. Hoşça kal.

O, hayatına dokunduğu herkeste iz bırakmayı bilen biriydi. Sanatını yalnızca tuvalde değil, gündelik yaşamın her ayrıntısında taşıyan bir insandı. Hayvanların bakışlarını incelikle resmeden fırçası, doğaya duyduğu sevgiyi zarafete dönüştürüyordu. Güzelliği yalnız yüzünde değil, sözlerinde, yaşamında ve dürüstlüğündeydi. Onunla bir araya gelen herke

Yiyin birbirinizi, düşman kardeşler

Başlıktaki söz, küçüklüğümde çok duyduğum, babama ait bir replik. Yaşları birbirine oldukça yakın olan iki ağabeyim kavga ettiğinde babam hemen bu sözü söylerdi. "Yiyin birbirinizi düşman kardeşler." Ülkede yaşananlar bende ister istemez bu sözü çağrıştırdı. Zira siyaset sahnesinde en gürültülü oyunlar, çoğu kez birbirine en çok benzeyenlerin tartı