Selahattin Gezer

Selahattin Gezer

Milat
Yaşam 104 yazı 0 takipçi

Her mevzudan hakikate bir kapı açılabilir

Dün durakta Bostanlı otobüsünü beklerken, durakta oturan iki gencin kendi aralarındaki hararetli sohbetine gayriihtiyari kulak misafiri oldum. Fenerbahçe'nin şimdiki durumunu, yeni seçilen başkanı ve takımın geleceğini konuşuyor, hararetle analizler yapıyorlardı. Bir ara araya girerek, "Merhaba gençler," dedim, "Sizce yeni başkan Fenerbahçe'yi bu k

Mikro-Alemden Makro-Aleme Sırr-ı Ehadiyet

İnsan, kâinatın küçültülmüş bir fihristi; kâinat ise insanın büyütülmüş bir hâlidir. İslam düşünce geleneğinde ve kelam ilminde sıklıkla vurgulanan bu hakikat, modern bilimin kabul ettiği; parçanın bütünün özelliğini taşımasıyla da örtüşüyor. Bu muazzam bütünlüğün en belirgin ve gizemli köprüsü ise şüphesiz "ruh ve beden" ilişkisidir. Risale-i Nur

Sanat-ı İlahi Müzesinde Bir Ömür Telâşı: Allah Niçin Kendini Tanıttırmak İstiyor

​Gecenin sükûnetinde, Sözler mecmuasının Yirmi Altıncı Penceresi'ni araladığımda, ruhuma sığmayan bir sızıyla irkildim. Karşımda, kâinatın her zerrine nakış nakış işlenmiş muazzam bir hakikat duruyordu: Kendini hadsiz bir muhabbetle tanıttırmak ve sevdirmek isteyen bir Zât-ı Zülcelal ve bu yüksek nidayı duymamak için kulaklarını tıkayan gafil bir i

Yeşil deniz mi, hüzün denizi mi

Bazı teşekkürler zamanında edilemez. Bu yazı, Yeşil Deniz dizisine gecikmiş bir teşekkürdür. Bazen bir kitap, bazen bir film, bazen de bir dizi; içimizde tarif etmekte zorlandığımız bir hüzün bırakır. Aslında bizi hüzünlendiren şey gördüğümüz sahneler değil, o sahnelerde hatırladığımız güzelliklerdir. Güzel dostluklara hüzünleniriz; çünkü dostluğun

Bir kardeşimizin düşünceleri

Gençleri dert edinmiş bir kardeşimizin, bana gönderdiği bu yazısını sizinle paylaşmak istedim... RİSALE-İ NUR NİÇİN OKULLARDA OKUTULMALIDIR Ecdadımızın tarihlere şan salıp nam veren ahlak ve şerefini payimal eden sefahet ve rezaletin ve ahlak-ı seyyienin emniyet hayatını zehirlediği, efkâr-ı ammeyi telaşa düşürdüğü, bu elim ahvalin pek süratle geni

Üstadımızın tashih ve düzenlemesiyle: Risale-i Nur Külliyatı

Bir yazar, hangi konuda yazmak istiyorsa önce küçük küçük notlar alır. Aldığı o notları zihninde yoğurur, yavaş yavaş şekil verir ve nihayetinde bilgisayarın başına oturur. Tuşlara basarken, o ilk notlar ve düşünceler malzemesiyle zihninde oluşan fikir binası teşekkül etmeye başlar. Yazı bittikten sonra yazar fark eder ki, aldığı notların tamamını

İnsan güzel sevmeli

Aynadaki ışığı değil, o ışığı yansıtan ezelî Güneş'i sevmek lazım. İnsan güzel sevmeli; evladını, eşini, dostunu... İnsan güzel sevmeli; zamanı, gençliği ve öğrenmeyi... İnsan güzel sevmeli; bir çiğ tanesini, bir kar tanesini, bir nar tanesini... İnsan güzel sevmeli; vatanını, bu toprakları yurt edineni; ezanı, bayrağı, dolunayı ve hilali... İnsa

Harun olmak lazım

Önce şunu belirtmekte fayda görüyorum: Bizlerin peygamberlerle –hâşâ– boy ölçüşmeye kalkışması haddimizi bilmemek olur; bu durum kıvılcımın güneşle yarışmasına benzer. Bizler ancak onların ayak izlerindeki küçücük bir kum tanesine bile hayranlık duyarak; hayatlarını, Allah'a olan itaatlerini, takva ve ibadetlerini örnek alabilirsek ne âlâ... Şimdi

Güvendiğimiz için hayal kuruyoruz

​İnsan ister Allah'a inansın ister inanmasın, hayal kurması bile Allah'ın varlığına bir ispattır. ​Bir insan herhangi bir şey hakkında hayal kurarken, fıtraten bilir ki güneş yine doğacak, mevsimler yine dönecek, dünyadaki nizam ve intizam aksamadan devam edecek ve kendisinin bütün levazımatı, yani ihtiyaçları giderilecektir. Bunu diliyle açıkça if

Tek partili dönemde insafsız zulüm

Hani inançlara eşit mesafede olacaktınız ve hiç kimseyi inancından dolayı yaşadığına pişman etmeyecektiniz. Hani özgürlük, demokrasi getirecektiniz Ama tek parti döneminin baskıcı rejimi ile insanlara en büyük acıları yaşattınız. Özellikle Müslümanlara... Sanki Müslümanlara İstiklal mücadelesinde verdikleri mücadelenin cezası olarak, bu vatanı empe

"Neyse"ler...

"Neyse"; söylenmemiş sözlerin nüvesidir, çekirdeğidir. Bazen can simidi olur "neyse" demek. Haksızlığı hak edinmiş insanların karşısında, söylenecek söz zulmü artıracak ya da hakikati ve kelimeleri yoracak ise; bari kışı yaşamaktansa sonbahar olsun susmak... Boşadır konuşmak, "Neyse..." Hakikat gürültüyü sevmez, "sus" der. Tahammül bitince sırtı

Gözünü de kulağını da alıp gitmiş

İnsan bir nehrin kenarında bulunsa ve karşı tarafa bir cisim fırlatmak istese; avucuna sığacak küçük bir taşı mı daha rahat atabilir, yoksa karpuz büyüklüğünde ağır bir kütleyi mi Elbette ki küçük bir taşı karşı kıyıya ulaştırmak çok daha zahmetsizdir. İşte bu basit ama çarpıcı misal üzerinden baktığımızda; koca dünyayı her gün muazzam bir süratle