Selahattin Gezer

Selahattin Gezer

Milat
Yaşam 87 yazı 0 takipçi

Üstadımızın tashih ve düzenlemesiyle: Risale-i Nur Külliyatı

Bir yazar, hangi konuda yazmak istiyorsa önce küçük küçük notlar alır. Aldığı o notları zihninde yoğurur, yavaş yavaş şekil verir ve nihayetinde bilgisayarın başına oturur. Tuşlara basarken, o ilk notlar ve düşünceler malzemesiyle zihninde oluşan fikir binası teşekkül etmeye başlar. Yazı bittikten sonra yazar fark eder ki, aldığı notların tamamını

İnsan güzel sevmeli

Aynadaki ışığı değil, o ışığı yansıtan ezelî Güneş'i sevmek lazım. İnsan güzel sevmeli; evladını, eşini, dostunu... İnsan güzel sevmeli; zamanı, gençliği ve öğrenmeyi... İnsan güzel sevmeli; bir çiğ tanesini, bir kar tanesini, bir nar tanesini... İnsan güzel sevmeli; vatanını, bu toprakları yurt edineni; ezanı, bayrağı, dolunayı ve hilali... İnsa

Harun olmak lazım

Önce şunu belirtmekte fayda görüyorum: Bizlerin peygamberlerle –hâşâ– boy ölçüşmeye kalkışması haddimizi bilmemek olur; bu durum kıvılcımın güneşle yarışmasına benzer. Bizler ancak onların ayak izlerindeki küçücük bir kum tanesine bile hayranlık duyarak; hayatlarını, Allah'a olan itaatlerini, takva ve ibadetlerini örnek alabilirsek ne âlâ... Şimdi

Güvendiğimiz için hayal kuruyoruz

​İnsan ister Allah'a inansın ister inanmasın, hayal kurması bile Allah'ın varlığına bir ispattır. ​Bir insan herhangi bir şey hakkında hayal kurarken, fıtraten bilir ki güneş yine doğacak, mevsimler yine dönecek, dünyadaki nizam ve intizam aksamadan devam edecek ve kendisinin bütün levazımatı, yani ihtiyaçları giderilecektir. Bunu diliyle açıkça if

Tek partili dönemde insafsız zulüm

Hani inançlara eşit mesafede olacaktınız ve hiç kimseyi inancından dolayı yaşadığına pişman etmeyecektiniz. Hani özgürlük, demokrasi getirecektiniz Ama tek parti döneminin baskıcı rejimi ile insanlara en büyük acıları yaşattınız. Özellikle Müslümanlara... Sanki Müslümanlara İstiklal mücadelesinde verdikleri mücadelenin cezası olarak, bu vatanı empe

"Neyse"ler...

"Neyse"; söylenmemiş sözlerin nüvesidir, çekirdeğidir. Bazen can simidi olur "neyse" demek. Haksızlığı hak edinmiş insanların karşısında, söylenecek söz zulmü artıracak ya da hakikati ve kelimeleri yoracak ise; bari kışı yaşamaktansa sonbahar olsun susmak... Boşadır konuşmak, "Neyse..." Hakikat gürültüyü sevmez, "sus" der. Tahammül bitince sırtı

Gözünü de kulağını da alıp gitmiş

İnsan bir nehrin kenarında bulunsa ve karşı tarafa bir cisim fırlatmak istese; avucuna sığacak küçük bir taşı mı daha rahat atabilir, yoksa karpuz büyüklüğünde ağır bir kütleyi mi Elbette ki küçük bir taşı karşı kıyıya ulaştırmak çok daha zahmetsizdir. İşte bu basit ama çarpıcı misal üzerinden baktığımızda; koca dünyayı her gün muazzam bir süratle

Yeni bir medeniyet tanımı yapmak lazım!

Bu medeniyet, şirin gözüküp canavarlığını gizledi. Hürriyet dedi, bağımsızlık dedi; kitleleri köleleştirip gerçek özgürlüğü ellerinden aldı. Teknolojiyi zirveye taşıdı ama insani vasıfları aynı kalitede yüceltemedi. İnsan haklarından dem vururken, insanların huzurlu bir ev ve iş sahibi olmalarının önünü kesti. En belalı mafya düzeninden daha beter

İzmir'de Meyve Buldum

​Hani bazen ümitsizliğe düştüğünüzde, yeisin sizi kulağınızdan tutup "bak ve gör" dediği anlar olur. Ummadığınız bir yer ve zamanda öyle bir güzellik ruhunuza tebessüm eder ki, şaşırıp kalırsınız. Sert bir kayanın bağrından fışkıran bir çiçek, o taşın katılığına dair ne varsa unutturuverir. Bir vaha, uçsuz bucaksız çölün kasvetini dağıtır; zifiri b

İzmir'de meyve buldum

Hani bazen ümitsizliğe düştüğünüzde, yeisin sizi kulağınızdan tutup "bak ve gör" dediği anlar olur. Ummadığınız bir yer ve zamanda öyle bir güzellik ruhunuza tebessüm eder ki, şaşırıp kalırsınız. Sert bir kayanın bağrından fışkıran bir çiçek, o taşın katılığına dair ne varsa unutturuverir. Bir vaha, uçsuz bucaksız çölün kasvetini dağıtır; zifiri bi

İftiracı karanlık adamlara cevaptır

Sokak Lambalarına Taş Atmak 1970'lerin Erzurum'unda, vaktimin çoğunu evde ders çalışarak ve kitap okuyarak geçirirdim. Bir gün sokağa çıktığımda, çocukların ellerindeki sapanlarla sokak lambalarına taş attıklarını gördüm. "Yapmayın, etmeyin" dediysem de dinlemediler; tam tersine beni de ikna edip taş atmamı sağladılar. Çocuk da olsa insan suça orta

Fatih'leri yetiştiren iksir: Hesap şuuru

Biz çocuklarımızı sanki hiç ölüm olmayacakmış, bu dünyanın ötesinde bir ebedî sonsuz âlem yokmuş gibi yetiştiriyoruz. Oysa çocuklarımızı ölüm hakikati ve ebedi hayatın müjdesiyle terbiye edersek, onları istikbalin fırtınalarına karşı sarsılmaz bir imanla teçhiz etmiş oluruz. Asıl mesele, biz yetişkinlerin de ölüm yokmuş gibi davranması ve hesap g