Prof. Dr. Osman Kemal Kayra

Prof. Dr. Osman Kemal Kayra

Türkiye
Yaşam / Din 43 yazı 0 takipçi

Kime göre eski, kime göre yeni

Çin ve Rusya, 20. asrın en sıra dışı rejimini yâni komünizmi idârî şekil olarak aldı. Genelde dinlere savaş açtılar, ibâdethâneleri baskı altına aldılar ve diğer devletlerle iletişimi asgarî seviyeye indirdiler;fakat alfabelerini değiştirmediler ve dile de müdâhale etmediler.Esâsında eski diye bir kavram oluşmayıp sâdece medenî temâyüllerde birtakı

Tefrîkada birlik olmak

Osmanlının son döneminde edebiyat denince tahrîkin ideolojik deklarasyonu romanlardı. Tanzîmât'ın ortalarıyla berâber bir roman furyası başladı. Osmanlıda önceleri roman ve hikâye yoktu. Osmanlı estetik tablomuzun en renkli göstergesi dîvân şiiri idi.Osmanlıda çıkan her yeni şey devlete muhâlefet hâlindeydi. Yeni yetme muhâlifler devletle devamlı b

Besle kargayı

Özellikle İngilizlerin beslediği Osmanlı kargaları, sâhibinin gözlerini oymuştur. İttihâtçı zulmünün sıfır noktasının bunlardan başladığını bilmeliyiz. Kimdir bu nankör takımı Halktan mıdırlar, zadegândan mıdırlar, ricâlden midirler, kimdir bu nankörlerSultan II. Abdülhamîd'e "Sultânım, Mekteb-i Tıbbiyye-i Şâhâne'yi, mühendishâneleriaçtınız ama yar

Tarih içinde ayrı bir tarih

Bazı Osmanlı aydınlarını hayran bırakan birkaç manken ve bir opera oldu. 1930'dan sonra bunların hepsini yaptık. Oratoryolar da besteledik, tiyatrolar da sahneye koyduk. Opera galaları da yaptık. Balolar da tertipledik. Bunlar hepsi bizi kültür olarak Batılı yaptı. Ama yeni yazılan târihimizde bizim kültürümüz hangi sayfalarda gizli kaldıBatılı zım

Çağdaşlar ama medenide değiller insan da!..

Batı'da yapılan keşiflerde ilmî tecessüs, faydalı olma gibi sâikler mutlakâ vardı. Fakat sonra egemen sınıf o bilgileri insanların aleyhine kullanmadı mı Meselâ Nobel'i ve dinamiti düşünelim. Alfred Nobel dinamiti 1867'de buldu ve onu nitelikli patlayıcı olarak açıkladı. Peki, genelde bu şekilde mi kullanıldıABD'deki kölelik zamanlarından bir tasvi

Şaşırtıcı değişim

Toplumlar da yıllarca yapılanmış bünyelerini kolay kolay değiştirmezler. Dıştan bir müdahaleye karşı iki savunma silâhı hemen devreye girer: Kültür ve din. Bunlar tahrip edilmedikçe o millet kolay kolay bozulmaz. Tabii bunların bozulması o kadar kolay değildir; yıllarca uğraşmak gerekir.Fir'avunların piramitleri yaptırırken insan emeğini insanın va

Roman ve romantizmle bozulan toplum

Osmanlı aydınları(!) Batı'yı tanıdıkça onların edebî türlerini önce tercüme ettiler; gazetelerde bunları tefrîka etmeye giriştiler. Sonra özellikle Fransız romanlarının sür'atle neşrine başladılar. Toplumun değişmesinde gazete ve romanın çok büyük rolü olmuştur.Milletlerin târihleri kadar eski edebiyatları da vardır. Târih, yaşananları bâzen aynen,

Kime şikâyet edeyim

Bir asker devlet olan Osmanlıda, nice muazzam galibiyetlere damga vuran Yeniçerilerin zamanla bozulması, devleti çok güç durumda bırakmıştır. Ulemâ bozulan Yeniçeri'ye doğrudan muhâlif olamamıştır. Yeniçeri ile başlayan bozulma, sarayda, ulemâda, a'yanda ve nihâyet halkta Batılılaşma ile kurtulma ham hayallerini giderek kuvvetlendirmiştirOsmanlı so

İlim sınırsız mı

İlmî gerçeği aramak isteyen insanlara tâlib-i ulûm (ilim isteyen) denilmiştir. İlim erbâbı, ilmin bölüm bölüm künhüne vâkıf olmak için çok çaba sarf etmişlerdir. Başlangıç dönemi filozofları her konuda ilim sâhibi olma iddiasıyla derûnî hatlar çizmelerine rağmen bu konuda aslâ tam başarılı olamamışlardır.İnsanoğlu çok karmaşık bir varlıktır. Kendis

Yiğit düştüğü yerden kalkar

Çölde İslâm pınarını fışkırtan Rabb'im, bizi bu İslâm bayraktârı Türk atalarının yüzü suyu hürmetine eski şanlı mâzîmizin bir kısmına bile döndürse zafer yine bu azîz milletin olacaktır. 3000 yıldır Çin, Hint, İsrâil, Japon eski gelenekleriyle modern dünyânın vazgeçilmez ekipleri olmuşsa, biz de neden atalarımızın şanlı mâzîsine uyum sağlayarak dün

Kula kul oldum aman kurtarınız!

Tarihi bilinmeyen kölelik, 15. asır Avrupa'sıyla boyutu tarif bile edilemeyen vahşete dönüşmüştür. Yine çok acıdır ki bunların en büyük destekçileri ve mâlî finansörleri Katolik Kilisesi idi. Onlara göre Hristiyan olmayan, insan bile değildir ve yaşamaya da hakları yoktur!Batı varken sömürgecilik asla son bulmaz; bunun asırlarla, milenyumlarla ilgi

Dünyada ve Türklerde köy ve şehir hayatı

Türkiye'de cumhuriyetin ilk yıllarında köylülerin Ankara'daki Ulus ve Kızılay semtlerine girmeleri yasaktı. Âşık Veysel bile elinde sazıyla geliyor ve Atatürk Bulvarı'na sokulmuyordu. Köylü, Demokrat Parti Hükûmeti ile kimliğine kavuştu. Şimdi gelin "Köylü milletin efendisidir" tezini uzun uzun düşünelim!Türklerin Müslümân olmasından itibaren kurdu