Öner Yağcı

Cumhuriyet

İnsan olmanın ölçütü: Kitap

Toplumun ve kişinin uygarlığının, çağdaşlığının ölçütlerinden biridir sahip olduğu kitaplıklar. Uygarlıkla kitap ilişkisinin en çarpıcı örneğini görelim: Naziler, Almanya'da iktidara geldiklerinin dördüncü ayında, 10 Mayıs 1933 akşamı Berlin Üniversitesi'nin önüne yığdığı binlerce kitabı ateşe verdi. Bu ateş, 12 yıl sürecek Nazi düzeninin yani yakı

İnsanlığın hasreti

Deprem, sel, tsunami, yanardağ, çığ, kasırga gibi doğal felaketler, salgınlar, yangınlar, kıtlıklarla boğuşmak ve bunları alt etmek zorunda kalan insanlık, kendi yarattığı kölelik, savaş, işgal, sömürü, egemenlik belalarını bir türlü yok edemedi yeryüzünden. Oysa "Ölmüş tüm kuşakların geleneği yaşayanların beynine büyük bir ağırlıkla yerleşmiştir"

Kurtuluşun başkentinde yurttaşın duruşu

Kurtuluş savaşçılarının 19 Mayıs'ta Samsun'dan başladığı büyük yolculuğun Havza, Amasya, Erzurum, Sivas, Hacıbektaş'tan sonraki durağıydı Ankara. 27 Aralık 1919, Mustafa Kemal Paşa'nın Ulusal Kurtuluş Savaşı'nı örgütlemek ve zafere ulaştırmak için Ankara'ya geldiği gündü. Onun bu topraklarda yaşayanları insan ve özgür kılmak için geldiği Ankara, ku

Yıl biterken

Doğal olarak önceki yıllardan devredilen sorunlarla girmiştik 2025'e. Özgürlüğün, adaletin, insan haklarının, vicdanın gömüldüğü bir topluma dönüştürülmüştük. Yıllardır süren özgürlük, adalet, hak arayışı; toplumsal muhalefetin bir türlü bütünleşememesi, öncüsünü bulamaması, güven veren politikalar üretememesi nedeniyle insanlarda düş kırklığının,

Tarihten bugüne

Doğan Kuban (1926-22 Eylül 2021) 90. yaşına yaklaşırken "kendi varlığına güvenmesini sağlayan bir ulusal kimliği tanımlamak için" yazdığı "Neden Türk'üm Nasıl Türk'üm Niçin Türk'üm" başlıklı yazısına, "Babası erkez, anneannesi Midillili, annesinin ailesi Ortaasyalı olan bir Türk'üm" diye başlar (Cumhuriyet Bilim-Teknoloji, 1 Kasım 2013). Yazısında,

Aydınlık ormanı

İnsanlığın özgürlük arayışında yüz akımız olan, dünyaya kattıklarıyla geleceğimizi güzelleştiren, örnek yaşamlarıyla namuslu olmanın ve namuslu kalmanın erdemini öğreten, ömürlerince doludizgin bir uzun koşuya çıkan değerlerimiz var. Onlar, "insan" olduğumuzu anımsattı, duyumsattı; "insan" olmaya çağırdı insanları. Onlar, ne yazık ki "hâlâ kahraman

Yurtseverlik ya da uşaklık

"Barut dolu silahlarıyla geldiler/ Ateş buyruğu verdiler acımadan/ Şarkı söyleyen bir halkla karşılaştılar/ Sevgiyle ve görev aşkıyla birleşmiş bir halk..." Pablo Neruda, bu dizelerle başladığı "Düşmanlar" adlı şiirinde, emperyalist saldırganlığa karşı halkların direnme gücünü selamlıyor. "Biz halkız yeniden doğarız ölümlerde!..." diyerek emperyali

Değerbilir olmak

Devrimci bir insandı. Devrimci bir dostumdu. Devrimci bir edebiyatçıydı Osman Bozkurt. 24 Kasım günü kaybettik onu. 1956'da Ardanuç'ta başlayan yaşamının 1973'ten sonra payına düşeni Maliye Bakanlığı'ndaki memurluğu sırasında Ankara'da kesişti yollarımız (1978). Yol arkadaşıydık, memur örgütlenmelerinde çalıştık; o TÜM MAY-DER'de, ben TÖB-DER'de. D

Görev insanın

İnsan ömrünün bir kısmı olan on yıllar, toplum yaşamının duraklarıdır. Ulusal Kurtuluş Savaşı'yla emperyalizmin boyunduruğunu kırarak 1923'te doğan genç Cumhuriyetimiz, 1930'lu yıllarda olağanüstü devrimci atılımlarla büyümeye başladı. Yazık ki 1940'ların sonunda Amerikan emperyalizminin Yeni Düzen, Hür Dünya, Soğuk Savaş, Yeşil Kuşak kuşatmasının

Yaşamöykülerinden öğrenmek

Bilim, eğitim, siyaset, ekonomi, basın, spor, kısacası yaşamın her alanındaki yaşanmışlıklar birbiriyle iç içedir. Her yaşam birbirine bağlanır yani. Yaşamları birbirine bağlayan yaşamöykülerinin her edebiyat yapıtında izleri vardır. Edebiyatın olmazsa olmazı yaşamöykülerinde olanca çıplaklığıyla görürüz bu gerçeği. TARİHE YOLCULUK 16. yüzyıla tutt