Yürüyüş deyince aklıma ilk Spartaküs geliyor: MÖ 73'te, Roma İmparatorluğu'nda 60 kişiyle başlayıp Alp Dağlarını aşarken sayısı yüz binlere ulaşan kölelerin yürüyüşü.
Yakın tarihteki yürüyüşler geliyor aklıma:
1930'da, Gandhi'nin yüz binlerin katılıp 60 bin kişinin tutuklandığı, 400 km'lik, 24 gün süren ve Britanya İmparatorluğu'nu sarsarak Hindistan'a bağımsızlık yolunu açan pasif direnişi: "Tuz Yürüyüşü"
1934-1935: Mao'nun önderliğini pekiştirip in Halk Cumhuriyeti'nin kurulmasının önünü açan, yüz binden fazla kişinin başlayıp on bininin bitirdiği, bir yıl süren 10 bin km'lik "Uzun Yürüyüş".
23 Haziran 1963'te iki yüz binden fazla kişinin Washington'a geldiği, Martin Luther King'in "Bir hayalim var" konuşmasını yaptığı "İş ve Özgürlük Yürüyüşü".
11 Şubat-11 Temmuz 1978 arasında, "Amerika yerlilerinin anavatanlarından zorla uzaklaştırılmasını sembolize etmek, Kızılderili halkının devam eden sorunlarına dikkat çekmek" için San Fransisco'dan Washington'a 2 bin kişinin katıldığı; Marlon Brando, Jane Fonda, Muhammed Ali, Robert Redford gibi ünlülerin de destek verdiği 5 bin km'lik "En Uzun Yürüyüş".
'DAĞ BAŞINI DUMAN ALMIŞ'Atatürk Samsun'dan "Yürüyelim arkadaşlar" diyerek yola çıkmıştı.
21 Temmuz-31 Ağustos 1966: Genel-İş Sendikası öncülüğünde orum Belediye işçilerinin Ankara'ya ve İstanbul'a 720 kilometre ve 32 gün süren yalınayak yürüyüşü sonunda 54 işçi işine döndü.
8-12 Kasım 1967: Mühendislik öğrencilerinin arasındaki İstanbul-Ankara yürüyüşü, özel yüksek okulların kapanması yolunda önemli bir adım oldu.
Deniz Gezmiş ve arkadaşları 29 Ekim 1968'de Samsun'dan başlayıp 10 Kasım'da sona eren 350 km'lik "Tam Bağımsız Türkiye İçin Mustafa Kemal Yürüyüşü"nün sonunda Anıtkabir'deki deftere, "Amerikan emperyalizmine karşı ikinci milli kurtuluş savaşımızda izindeyiz. Milli kurtuluş savaşımız yok edilemez. Onu yok etmek için bütün Türk milletini yok etmek gerekir" yazdı.
TÖS'lü öğretmenlerin 15 Şubat 1969 "Tandoğan'dan Kurtuluş'a" yürüyüşü unutulmazdı.
4-8 Ocak 1991: Genel Maden-İş Sendikası'nın Şemsi Denizer'in öncülüğünde maden işçilerinin 300 km'lik "Zonguldak'tan Ankara'ya" yürüyüşüne yüz bin kişi katıldı ve hükümetin düşüşünün yolunu açtı.
12-28 Nisan 2026: Maden işçilerinin Bağımsız Maden İş Sendikası öncülüğünde "Eskişehir'den Ankara'ya" yürüyüşü zaferle noktalandı.
ŞİİRİN 'YÜRÜYÜŞ'ÜPir Sultan Abdal, "Özü öze bağlayalım/ Sular gibi çağlayalım/ Bir yürüyüş eyleyelim" demişti.
Nâzım Hikmet, "Yürüyen Adam" şiirinde "Yürüyor o/ ıslıkla kızgın bir ölüm marşı çalarak./ Yürüyor o/ gövdesi bir gemi gibi yükselerek, alçalarak./ Yürüyor adım adım/ Yürüyor ağır ağır/ yürüyor..."; "Açlık Ordusu Yürüyor" şiirinde "Açlık ordusu yürüyor/ adımları gök gürültüsü/ türküleri ateşten/ bayrağında umut/ umutların umudu bayrağında" demişti.

14