Nedim Odabaş

Nedim Odabaş

Milli Gazete
Gündem 58 yazı 0 takipçi

Gönüllerin sömürgeleşmesi

Ülkelerin bilfiil işgali yüzyıllar öncesinde kaldı. O dönemlerde askerler hazırlanır, savaş alayları yola koyulur ve bir ovada karşılaşan ordular, birbirleriyle kıyasıya bir mücadele içine girerlerdi. Bu mücadeleden galip çıkan komutan, o ülkeyi toptan elde etmiş sayılırdı. Çağdaş dünyada artık, tankla tüfekle işgal dönemi sona erdi. Artık işgaller

Ekranlardaki kepazeliğe kim prim veriyor

Televizyonlardaki rezillik ve kepazeliklerin reyting operasyonlarıyla hayatımıza sokuşturulması konusunda en müsterih olan kalem erbabı inanın benim. Zira, Türk televizyonlarına hakim olan reyting sisteminin kalitesizliği beslediğini, ekranlarımızın rezillik, kepazelik ve ahlaksızlığı esas alan bir yapıda kurgulanmak için reyting raporlarının bir t

Başarı için koşmak!

Ünlü bir düşünür diyor ki, "Küçük insanlar insanlarla, orta insanlar olaylarla, büyük insanlar ise fikirlerle uğraşır"... Hayatımın temel mantalitesini oluşturan özlü bir cümledir bu. Etrafınıza bakın, iş üreten, katma değer üreten, insanlara faydalı olan kim varsa, hep büyük düşünen, büyük fikirlerin etrafında koşan bir kimliğe sahip olduklarını g

Kötülüklere karşı durmak!

Televizyon ve şov dünyasının içinde olan tiyatrocu/sunucu Behzat Uygur ile yaptığımız bir röportajda, "Biz bir misafirliğe gittiğimizde, bir sohbet ortamında orada bulunan televizyonu kapatıyoruz. Çünkü televizyon insanların arasındaki iletişimi yok ediyor. Sohbet ortamı yok oluyor" demişti... Doğruya doğru!... Televizyon aslında evimizin ortasına

"Utanmıyorsan dilediğini yap"!

Kapitalizmin uç beyi olan medya, toplumun tüm genetik kodlarına kendi değerlerini ve rezilliklerini yerleştirdi. Bizim medeniyet tarihimize damga vuran özelliklerimiz, kapitalist, hedonist, egoist, materyalist bir felsefenin değersizleştirdiği bir dünyanın örümcek ağlarıyla kuşandı. Ne yaptığımızı bilmiyoruz, sosyal, kültürel, ekonomik, sportif ala

Mahzun mabed: Mescid-i Aksa!

Sürekli ifade ediyoruz, ısrarla altını çiziyoruz: Ortadoğu'daki sancılı coğrafya yapısının temelinde Siyonizmin, yüzyıllardır süren Arz-ı Mev'ud hesaplarının vücut bulmuş terörizm boyutu vardır. Türkiye'nin Osmanlı'nın tarihsel mirasını devşirebilmek ve bu coğrafya üzerinde kirli ittifakları ortadan kaldırmak, Siyonizmin parmağında oynattığı dünya

Kepaze programlar! Reyting sistematiği!

Medya, insanları doğruya, güzele, hakka, hukuka, adalete ulaştırır. Medya, insanları bilgilendirir, sağlam ve geçici olmayan bilgi harmanlarıyla, bilgi atmosferleriyle donatır, insanlarımızın algılarını doğruya ve hakka ayarlayacak bir boyutu hayatımıza taşır. Bunun nasıl yapılabileceği konusunda ise "Reyting ölçüm şirketinin" koyacağı sağlam krite

Güçlü olmak, kuralı koyabilmek!

Ne diyordu aykırı düşünür Murphy, "Parayı veren kuralı koyar, kuralı koyan parayı alır"... Kapitalizmin ve Siyonizmin ahtapot kolları, dünyanın tüm ülkelerini sarıp sarmalamış durumda. Ortaya koydukları düzen, sadece kendilerinin kazanmalarını sağlıyor. Matbaalarında takır takır para basıp, karşılıksız olarak dünya ülkelerinin piyasalarını sallıyor

Yeni Anayasa tartışmaları!

Türkiye'nin ekonomik, sosyal, kültürel gelişiminin önündeki en büyük engel olan 1982 Darbe Anayasasının değiştirilmesi yönünde tartışmalar sürüyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ağzını açtığında, mikrofon gördüğünde, "Yeni anayasanın faziletleri ve önemi" konusunda habire konuşup duruyor. Yeni Anayasa tartışmalarında Türkiye Büyük Millet Mecl

Filmi başından izlemek!

Amerika'nın Büyük Ortadoğu Projesi'ni Büyük İsrail Projesi'ne dönüştürme eksenli Saddam'ı tasfiye operasyonu yalanlar üzerine kurgulanan bir güç gösterisinden başka bir şey değildi. Aylarca dünyayı bir ahtapot gibi kuşatan Siyonist güdümlü medyanın her haberinde, her yorumunda Irak topraklarında "Kimyasal Silahlar" bulunduğu yönünde bir algıyı insa

Hazin gerçekler!

Her zaman ifade ettiğim gibi, medyanın durumu, Köroğlu'nun, "Delikli demir icat oldu, mertlik bozuldu" sözüyle izah edilebilir bir hal arz ediyor. Ne kadar çok televizyon kanalı ortaya çıktıysa, ahlak ve maneviyatımız perişan edildi, sosyolojik yapımızda deformasyonlar meydana geldi, insanlarımızın yaşam biçimlerine ekranlardan müdahale edilir oldu

Medyavizyon

1996-1997 döneminde Üsküdar FM'de, Medyavizyon isimli bir program yapmıştım. Her bölümde, farklı medya mensuplarını ağırladığım programda, genel olarak haftalık medya gündemini yorumlar, olması gerekenle olmaması gereken arasındaki farkları ortaya koyardık. Ama, Medyavizyon, muhalif bir programdı... Medyanın oluşturduğu sanal gündemlerin peşine tak