Misbah Eratilla

Misbah Eratilla

Yeni Asya
Yaşam / Din 107 yazı 0 takipçi

Hacı Mirza Demir Ağabeyle

1974 yılında, Mersin Öğretmen Lisesi birinci sınıfının ikinci döneminin sonlarına doğru, bir çay sohbeti sırasında Risale-i Nurlarla tanışmıştım.Yaz tatilinde Batman'a döndüğümde sora sora Risale-i Nur medresesini bulmuş, sonraki günlerde vaktimin büyük kısmını orada geçirmeye başlamıştım. Ancak annem bendeki değişikliği fark edince endişelendi. Ba

İşini ne kadar seviyorsun

Mehmet Esad bundan 300 yıl önce gücün ve şöhretin geçerli olduğu büyük bir şehirde dünyaya geldi. Doğduğu gün evde bayram şenliği yaşandı. Kısa bir süre sonra annesi onu sarıp sarmaladığında, çığlığı arka sokaklardan bile duyulur oldu. "Ne oldu" diye annenin çığlığına koşanlar, çocuğun sağ tarafının tamamen felçli olduğunu görünce, çığlığın neden k

Seyyar medrese

Risale-i Nur'un yazılması, çoğaltılması, yayılması, gönüllerde ve akıllarda yer bulmasının her aşamasında açık bir gaybî yardım hissediliyordu. Özellikle Risale-i Nurların elden ele dolaşmasında ve gerçek sahiplerini bulmasında tesadüfe yer yoktu.Yalvaçlı Mustafa Akansu adında cesur ve korkusuz bir esnaf vardı. Seyyar olarak bıçak ve hırdavat malze

Ahmet Güvenç'e tenbih

Bediüzzaman, Barla'ya sürgün olarak geldiğinde Ahmet Güvenç henüz beş yaşındaydı. Babası Marangoz Mustafa Çavuş, Bediüzzaman'ın Barla'daki ilk talebelerinden olup ona sahip çıkan, destek veren birkaç kişiden biriydi. Bediüzzaman, Barla Lâhikası'nda bu vefayı şu sözlerle ifade eder: "Ben hem garib, hem misafirim. Benim istirahatımı temin etmek köyün

Tebessümün ardındaki güven

Yeni bir okula alınan çocuğun korkusu öğretmenin tek bir gülümsemesiyle mi kaybolur, yoksa bundan fazlası gerekir mi?

Bu halk onu çok sevdi

Bediüzzaman ölüm döşeğinde görünürken, cuma namazında sağlıklı bir şekilde ortaya çıktı—bu mucize mi, yoksa inançlı gözlerin gördüğü şey mi?

Seyit Ahmet de bu dünyadan göçtü

Bir sandık kitapla başlayan yolculuk, doksan yıllık imanın hikâyesi haline geldi—peki sadakat ve samimiyetin bu kadarı günümüzde mümkün mü?

Bu âlemden bir Derviş göçtü

Diploması olmayan bir işçi, neden makam ve serveti olan insanlardan daha dürüst ve kişilikli görünüyor?

Bibliyoterapi ve Risale-i Nur

Geçtiğimiz günlerde, ismini ilk defa duyduğum fakat aslında uzun zamandır kullanılan bibliyoterapi kavramıyla karşılaştım.Kavramın içeriğini araştırırken, farkında olmadan uzun süredir bu sürecin içinde bulunduğumu gördüm. Bazen bir şey insanın yanı başında olur fakat farkına varılmaz; benim için de durum tam olarak böyleydi. Kaynaklarda bibliyoter

Şefkatle sahip çıktı

Ahmet Emin Salbaş'ın babası, Bediüzzaman'a karşı büyük bir saygı ve sevgi duyardı.Onu görebilmek için Denizli ve Afyon hapishanelerinde ziyaretlerine gitmişti. En son Emirdağ'da Bayram Yüksel'le birlikte Bediüzzaman'ı ziyarete gittiğinde, oğlu Ahmet Emin'in ilkokulda okuduğunu; okulu bitirdiğinde kendisini ona emanet edeceğini söylemiş, Bediüzzaman

Gönüllerde taht kurmuştu

Bir gün Mustafa Türkmenoğlu, Bediüzzaman Said Nursî'nin ziyaretine gider. Bediüzzaman ona Yirmi Üçüncü Söz'den bir yer okur. Okunan bölümde hayalî bir olay şöyle anlatılır:"Hızlı giden bir şimendiferin her iki yanında açılan delikler ve o deliklerden görünen cazibedar çiçekler ve leziz meyveler var" diye okur. Sonra devamla, o hayalî olayda çiçekle

İbretlik bir ders

1956 yılı Haziran ayında Afyon Mahkemesi, Risale-i Nur'ları serbest bırakan kararını verdi.Bunun üzerine Bediüzzaman Said Nursî, Atıf Ural, Cahit Türkmenoğlu, Said Özdemir, Tahsin Tola ve Salih Özcan'ın da içinde bulunduğu Nur talebelerine, Risale-i Nur'un tüm eserlerini basmak için harekete geçmelerini söyledi. Yapılan araştırmalar sonunda Ankara'