Hacı Mirza Demir Ağabeyle

1974 yılında, Mersin Öğretmen Lisesi birinci sınıfının ikinci döneminin sonlarına doğru, bir çay sohbeti sırasında Risale-i Nurlarla tanışmıştım.

Yaz tatilinde Batman'a döndüğümde sora sora Risale-i Nur medresesini bulmuş, sonraki günlerde vaktimin büyük kısmını orada geçirmeye başlamıştım. Ancak annem bendeki değişikliği fark edince endişelendi. Babama da yeni yaşantımdan kaygı duyduğunu söyleyerek medreseye gitmeme engel oldular. O yıllarda gazetelerin manşetlerinde sürekli "Said Nursî irtica" ve "Nurcular tutuklandı" gibi haberler yer alıyordu. evreden duydukları söylentiler de ailemi korkutmuştu. Özellikle kadınların kendi aralarında söyledikleri "Dinî kitapları çok okuyanlar deliriyor" sözleri annemin kaygısını daha da artırmıştı.

Üzerimde kurdukları baskı her geçen gün artıyordu. Adeta sürekli kontrol altındaydım. Onları üzmemek için bir müddet medreseye gitmedim; fakat evde Risale okumaya devam ettim. Yaz tatili yarılanmıştı. Ne gündüz ne de gece sohbetlerine katılabiliyordum. Bu arada medresedeki ağabeyler beni merak etmişler. Evimi bilmedikleri için hakkımda bir bilgi de alamamışlardı.

Bir öğle sonrası, gittiğim bir kitapçıda sohbetlerde tanıştığım Hacı Mirza Demir ağabeyle karşılaştım. Uzun zamandır ortalarda görünmediğimi söyleyerek beni merak ettiğini ifade etti. Ben de babamın sohbetlere gitmeme izin vermediğini, zarar göreceğimden korktuğunu anlattım. Bunun üzerine Hacı Mirza ağabey şöyle dedi:

"Madem ailen bizi yanlış anlamış, biz de gelip kendimizi doğru anlatmak isteriz. Okuduğumuz kitapları, sohbetlerde neler konuştuğumuzu paylaşırız. Ayrıca ailene hak veriyorum. Anne babalar çocuklarının kimlerle görüştüğünü bilmek ister. Toplumda dinin kötü amaçlarla kullanıldığına dair söylentiler var. Bunları konuşursak üzerimizdeki şüpheleri giderebiliriz."

Bir süre sonra Hacı Mirza Demir ve Hacı Mehmet Uçar ağabeyler, babamın hasta olduğunu duyunca geçmiş olsun ziyaretine geldiler. Elektriklerin kesik olduğu sıcak bir yaz gecesinde kendilerini tanıttılar; okudukları kitaplardan ve sohbetlerinde konuştukları meselelerden bahsettiler. Hacı Mirza ağabey, çantasından küçük bir risale çıkarıp kısa bir ders yaptı. Sohbet birkaç saat sürdü.