M. Said Zeki

M. Said Zeki

Yeni Asya
Yaşam / Din 125 yazı 1 takipçi

Gerçeklikten kopuş ve duyarsızlaşma

Bir bombardıman bu... Bir insanın normal zamanda bir yılda duyup, görüp, öğreneceği bilgileri, iletişim vasıtaları bir günde insan zihnine boca ediyor.Öğrendiği yeni bir bilgiyi anlamayıp hazmetmeye, sevinip üzülmeye vakit kalmadan başka bir bilgi seli geliyor. Selin içinde faydalı şeyler olabildiği gibi çer-çöp de oluyor. "Faydasız ilimden Allah'a

Okuyucularla hasbihâl

Söz uçuyor, yazı kalıyordu geriye. 7 yılı geride bırakmış "Uçarı Yazılar." 14 Ağustos 2017'de "Zor Zamanda Konuşmak" başlığı ile "merhaba" demiş muhterem okuyucularımıza.Bu gün bir değerlendirme yapmak istiyoruz. Evvela tahdis-i nimet olarak şunları ifade edelim: Mazlumun yanında, zalimin karşısında olarak safımızı belli etmişiz. Temel insan hak ve

Adalet ve liyakat

Allah size, emanetleri, kamu görevlerini, devlet işlerini, sorumluluk gerektiren meseleleri mutlaka ehline, kabiliyetli, liyâkatli, bilgili, dürüst ve güvenilir kimselere vermenizi, insanlar arasında hakem-hâkim, idareci olduğunuz zaman, adâletle icraat yapmanızı, hüküm vermenizi emrediyor.Allah size ne güzel öğütler veriyor, sorumluluklarınız konu

"Yiğit ölür, sen duruşu hatırla!"

Tuhaf zamanlardan geçiyorduk. Hayatta bir duruşu olmalıydı insanın.Zalime karşı şiddetli ve izzetli, mazluma karşı şefkatli ve merhametli... İnsanlık onurunu yücelten, diklenmeden dik duran güzel insanlara, her zamankinden daha fazla ihtiyacımız vardı. Bir insanın duruşu, davası, sevdası yoksa, pusulasız gemi gibi rüzgâra göre, menfaatine göre, ha

İstikbalde gelecek nefret ve tahkirden sakınmak

Dünya barışının tesisi ve korunması mazlumun yanında zalimin karşısında olmamıza bağlı. Dünyanın herhangi bir yerinde meydana gelen felâketin seyircisi olmak, sessiz kalmak ne kadar insanî.Maalesef savaş ve vahşetler, adaletsizlik ve işlenen cinayetler, çiğnenen insan hakları, yaşanan soykırım felâketi karşısında fertler kadar, uluslararası toplum

Hz. İbrahim'den Nursî ve Tolstoy'a uzanan kadim hikâye

''Tebeddül-ü esma ile, hakaik tebeddül etmez."Evet; isimlerinin değişmesiyle hakikatler değişmiyor. Bediüzzaman'ın ve Tolstoy'un hayatını ve eserlerini okuyanlar şaşırtıcı derecede benzerlikler bulabilir, dedik geçen hafta. "İkisi de iman ve hakikat arayıcısıdır. Konu ve hikâyeler aynıdır" diyenlerin, en fazla kıyasladıkları konu "Kuyu" hikâyesi. K

Tolstoy ve Said Nursî'nin ortak noktaları

Tolstoy (1828-1910) ve Bediüzzaman'ın (1878-1960) hayatını ve eserlerini okuyanlar şaşırtıcı derecede benzerlikler bulabilirler.Ömür süreleri aşağı yukarı aynı. Bediüzzaman Tolstoy'dan 50 sene sonra doğmuş, 50 sene sonra vefat etmiş. İkisi de köyde dünyaya gelmiş. ikisi de dünya malına, makam ve şöhrete ehemmiyet vermemiş, fikirleri için çok çile ç

Tolstoy'un mezarı belirsiz, Said Nursî'nin mezarı kayıp...

Türkiye'nin yakın tarihini Bediüzzaman'ın ayak izlerini takip ederek, onun hayatı üzerinden okumak ve anlamak mümkündür. Bediüzzaman'ın boş mezarı, bir devrin özeti gibidir.Kanadalı Gazeteci Fred A. Reed, Türkiye üzerine bir kitap çalışması için ülkemize geldiğinde "görünen" Türkiye'nin ardında bir "gizli Türkiye"nin var olduğunu fark eder. Gizli T

Dünyada çok fazla adaletsizlik var

Bir hırs ve menfaat uğruna Ya Rab; ne haklar çiğneniyor, ne zulümler irtikap ediliyor, ne ocaklar sönüyor, ne ümitler soluyor!!Bir köy hükmüne geldi dünyamız. İletişim vasıtaları sayesinde, dünyanın öbür tarafında biri öksürse bu tarafında duyulur oldu. Dünyanın başka bir yerinde meydana gelen felaketlerin seyircisi olmak, modern zamanların bir gar

Yaşamak kaçtı ellerimden...

Çocukluğum kaçtı, yaşamak kaçtı ellerimden.. 'Allah'a ısmarladık' bile demeden.. Çocukluğum.. Hep bana işmar eden, uçurtma şenliğine, körebe oyunlarına davet eden çocukluğum...Mevsimler gelip geçiyor içimden.. Sonra berzahların ortaya girmesiyle neş'et eden firaklar... Alışkanlıklarımızdan, sevdiklerimizden, memleketimizden ayrılışlar. Alışıyor son

Ödünç bir elif gibi..

Elif oluyorum... Bir elif... bir çizgi... Bir varlık çizgisi... Neyi çiziyorum, neyi resmediyorum mevcudat sahifesinde Hem sonra, çizen ben miyimBen kimim Ödünç varlığım... Ödünç bir elif... Ödünç ve vehmî bir varlık... Görüyorum, gören kim Duyuyorum, duyan kim Dokunuyorum, hisseden kim Ve sonsuz kere güzel geliyor güllerin kokuları.. Ve bir o kada

İyilikler tevzi edilir, kusurlar reislere verilir

"Ey Müslümanlar, sizin en hayırlınız olmadığım halde, sizi idare etmek üzere seçildim. İyilik yaparsam, bana yardım ediniz; kötülük yaparsam, beni doğrultunuz.Doğruluk, emanet; yalancılık da hıyanettir. (...) Allah'a ve Resulü'ne itaat ettiğim müddetçe, "bana itaat edin! Şayet ben, Allah'a ve Resulü'ne isyan edersem, artık bana itaat yoktur." (Kenz