M. Said Zeki

Yeni Asya

Felekler yandı âhımdan...

İstibdat belâsından çektiğimiz zulüm ve haksızlıkları, feleğe mi şikâyet edeceğiz yoksa adalete miNamık Kemal "Felek her türlü esbâb-ı cefasın toplasın gelsin, Dönersem kahbeyim millet yolunda bir azîmetten" derken; Fuzûlî sevgiliden şikâyet ediyor: "Beni candan usandırdı, cefâdan yâr usanmaz mı Felekler yandı âhımdan, murâdım şem'i yanmaz mı" (S

Çuvaldız

"Kolayına kaçıp birbirinden farklı insanları aynı kefeye koyuyoruz. Bazıları bir dinleri olduğu için ahlâka ihtiyacı kalmamış gibi davranıyorlar." (Amin Maalouf)- GÜZEL AHLÂK ResUlullah (sav) şöyle buyurmuştur: "Ben, (başka değil, sadece) (iyi), güzel ahlâkı tamamlamak (uygulamak) için gönderildim." (İbni Hanbel, II, 381.) - AYNI NEHRİN KOLLARI "Hu

Vicdanınız rahat mı

Soruyoruz; ey insanların idaresini üstlenen yöneticiler, ey yargı mensupları, ey işverenler, ey kendi sahasında yetkili olanlar!Görevinizi yaparken vicdanınız rahat mı Yaptıklarınız önce insanlığa, sonra kanunlara, hak ve insaf kurallarına, adalet ölçülerine uygun mu Uygun ise, ne mutlu size. Bugün hayatınıza, topluma farklı gözlerle bakın lütfen.

Senin gaye-i hayalin ne

Herkes, dünyaya kendi penceresinden bakar, âlemini kendi rengine boyarmış. "Sahi, senin gaye-i hayalin ne, bakışın hangi pencereden ve hangi renk hâkim âlemine" diye soruyorum kendime.Ayineye yansıyan elvan; alaca bulaca, toz pembe, kapkaranlık veya bembeyaz... Ya bahçende hangi çiçekler veya dikenler açıyor Gaye-i hayal olmazsa, zihinler egoene

Hukuku hatırla(t)mak

Sual: Hukuk ne demektirCevap: Hukuk kelimesi; Arapça "hak" kökünden gelir. "Haklar" demektir. "Hukuk" kavramı, çok genel olarak, insan davranışlarını düzenleyen ve devlet tarafından müeyyidelendirilen bağlayıcı kurallar bütünü olarak tanımlanır. Sual: Kişiler haklarını öğrenip sahip çıkmalı ve hukuk kurallarına uymalıdır. Devlet veya hükumetin de h

Hakikat tekelciliği ve "dâne-i hakikat" arayışı-2

Yargılama makamında kim var Kişinin imanını teşhis, tespit ve kalpleri bilme yetkisi kime ait Sadece kendi grubunu kurtulan "fırka-i nâciye" olarak görüp, diğerlerini Ceheneme göndermeye kimin hakkı var Tekel yetkisi kimdeİsmini değiştirmekle hakikatin mahiyeti değişir mi Zulme 'adalet', fakirliğe 'zenginlik', istibdada 'ileri demokrasi,' yalana ve

Yanlış uygulanıyor diye adaletten vazgeçemeyiz

Adaletin tecellisi için bedel ödeyenler, bu uğurda mücadele edenler hep var oldu.Adalet, hak ve hukuk tecelli edecek diye ödü kopanlar da. Adaletin müsbet tarafı, haklıya hakkını vermektir. Menfî tarafı ise, haksızı cezalandırmaktır. İnsanın bütün duyguları, insanlığın bütün değerleri -maalesef- zaman zaman kötüye kullanıldı; hâlen de kullanılmakta

Hakikat tekelciliği ve "dâne-i hakikat" arayışı-1

Hakikat, sadece bir grup veya kimsenin tekelinde olabilir mi sizce Bâtıl dediğimiz bir mezhepte veya sapıtmış dediğimiz bir insanda bile, güzel bir düşünce, bir "dane-i hakikat" bulunamaz mıToptan kabul veya red yerine; "adalet-i mahza" gereğince, 'suçların, cezaların, suçluların ve fikirlerin şahsîliği' prensibi uyarınca her olayı, her ferd veya d

Özerk insan uydu insan

"Ene" veya benlik, ancak hürriyet zemininde gelişip olgunlaşır. İstibdatla yok edildiği zaman şahsiyet kaybolur. Ortaya "özerk insan" yerine, "uydu insan" çıkar.Benlik kendimizi, kâinatı ve Rabbimizi tanımamızda bir ölçüdür. İnsanın özerk oluşudur. Benlik, insanın kendi varlığından ve sıfatlarından haberdar olması, nefsini ve malını kendine nispet

Hayatı sorgulamak

İçinde bulunduğu fikriyatı, görüşü, grubu, derneği, partiyi, takımı, cemaati azıcık eleştirenlere vurulacak etiketler hazırdır:Dönek, hain, satılmış veya daha hafif tabirle kafası karışık, fikren hasta. Çünkü kimilerine göre vatandaşın, öğrencinin, müridin, mensubun, partilinin ve taraftarın en iyisi, en makbulü düşünmeden itaat eden ve sorgulamaya