Latif Bozdoğan

Latif Bozdoğan

Milat
Yaşam 426 yazı 1 takipçi

Lodosta itidal ve bir pazar çayı

Saatler daha gün doğmadan, Güney Amerika'dan gelen haber hepimizi uyandırdı. Ekranlar "son dakika" ile doldu. Patlamalar. Operasyon. Değişim. ABD Başkanı Trump duyurdu: Nicolas Maduro ve eşi yakalandı, ülke dışına çıkarıldı. Yılların gerilimi, bir gecede başka bir yola girdi. Ben kimim ki bu büyük olaylar hakkında kesin hüküm vereyim Elimde gizli d

Tarihte bugün 3 Ocak

2 Ocak 2025'in lodoslu bir akşamında, tarih sayfalarına bir bakalım. 3 Ocak gününün birbirinden farklı alanlarda önemli olaylara sahne olduğunu görüyoruz. Bilimden savaşa, teknolojiden ekonomiye kadar birçok gelişme bugün yaşandı. İlk olarak dünya bilim tarihine bakıyoruz. 1496 yılında Leonardo da Vinci, insanlık tarihinin en eski hayallerinden bir

Şeftali bahçesi pilavı

Takvimler değişti, haneye yeni bir rakam daha eklendi. İnsan bazen durup kendine soruyor: "Ee, ne oldu şimdi" Cevabı hiç uzakta aramayın. O aradığımız mana; karmaşık cümlelerde değil, sevdiklerimize sunacağımız bir buket aromada, tencerenin kapağını kaldırırken duyduğumuz o bir dolu heyecandadır. Önlüğümüzü takalım. Mutfağa giriyoruz. Bugün sizinle

Vitrindeki etiket heybedeki samimiyet

Saatler gece yarısını vurdu, takvimden bir yaprak daha düştü. Herkesin dilinde o klasik temenni: "Yeni yıl, yeni umutlar..." Peki, gerçekten öyle mi Takvimin değişmesiyle insanın mayası değişir mi İsimlerin, sıfatların, o kartvizitlerdeki kalabalık unvanların, insanın "özüne" bir katkısı var mıdır 2026'nın bu ilk sabahında, bu soruyu sormak zorunda

Yeni gemiler ve yeni filmler

Gündemimizde iki önemli başlık var. Biri denizlerimizdeki enerji arayışı, diğeri kültür dünyamızdaki üretim takvimi. Öncelikle güzel haberi verelim. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın duyurduğu üzere, filomuza Çağrı Bey ve Yıldırım isminde iki yeni derin deniz sondaj gemisi daha katıldı. Biri Somali açıklarında, diğeri Karadeniz'de görev yapacak. Bu katılıml

Tamam da ben beş yaşındayım baba!

Televizyon ekranlarında yine o kravatlı, ciddi yüzlü "büyükler" var. Önlerinde rengarenk ama karmaşık grafikler, dillerinde ise "konjonktürel dalgalanma", "stratejik sabır", "angajman kuralları" gibi sonu gelmez tekerlemeler... Ekranın karşısındaki vatandaş, elindeki ince belli çay bardağını sehpaya bırakıp bu süslü lafların ağırlığı altında eziliy

Alın teri ve vakar

Ben bugün size siyaset değil, bir at kestanesi yaprağının hikayesini anlatacağım. Hani o baharda yeşeren, yazın gölge olan, şimdi ise "ölmek için" yani aslına, toprağa dönmek için kendimi rüzgara bırakan o yaprağın gördüklerini... Hz. Mevlâna, insanı sadece et ve kemikten ibaret görmez; ona "baştan sona, sondan başa bakabilme" ferasetini öğütler. İ

Bir defterin itirafları

Ahşap masanın serin yüzeyinde, kapağım hafifçe aralanmış, sabırla sizi bekliyorum. Burnumda o kesif selüloz kokusu, sırtımda ise ciltçinin attığı o sıkı dikişlerin gururlu gerginliği var. Ben bir defterim. Sizin "cansız" deyip geçtiğiniz, üzerine kahve fincanı koyduğunuz, bazen hüzünle karalayıp bazen de sevinçle üzerine gözyaşı döktüğünüz o sessiz

Sözün senet olduğu ufuk

Bir söz... Bazen havada asılı kalan bir vaat, bazen de toprağa çakılan sarsılmaz bir temeldir. Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Hatay'dan tüm Türkiye'ye seslendiği o cümleyi duydunuz mu "Biz, bir şeyi yapacağız dersek Allah'ın izniyle yaparız." Bu cümle, sadece iyileştirici bir sunum değil; devletin çelikten iradesinin özetidir. 6 Şubat'

Beyaz dut biraz denizaltı

Artık "D" harfiyle başlayan havalı ve teknolojik kelimeler hiçbirimizi heyecanlandırmıyor. Dijitalleşme, Dönüşüm, Data, Dinamizm... Hepsini duyduk, hepsini tükettik. Ruhumuzda bir tokluk değil, garip bir şişkinlik yaptılar. Sanki koca bir sözlüğün altında kalmış gibiyiz. Oysa insanı "mut" eden, yani mutmain kılan şeyler, o sözlüklerin en gösterişsi

Goller ve günahlar

Telefon ekranında o küçük, dönüp duran halkayı izlerken altında beliren yazıya çoğumuz aşinayız: "Sistem güncelleniyor, lütfen bekleyiniz." Eğer dijital bir Ahilik titizliğiyle bilgi işlem kurallarına hakimsek, cihazların daha iyi çalışması için yenilenmesi gerektiğine itirazımız yok. Peki ya biz Gönül dünyamız, fikirlerimiz, bakış açımız aynı sürü

İnsan kalabilme sanatı

2025'in son düzlüğündeyiz. Takvim yaprakları sadece zamanı değil, bildiğimiz dünyanın eski kurallarını da birer birer döküyor önümüze. Küresel güvenlik mimarisi, sert bir rüzgârda kalmış paslı bir iskele gibi sarsılıyor. Sadece sınırlar değil, zihinler de yorgun. Peki, dışarıda esen bu metalik fırtınadan nereye sığınacağız Cevap sandığımızdan daha